ABD, Teksas’ta yaşıyorum ve 45 yaşındayım. Yaklaşık üç yıl önce, doğum günümden bir hafta kadar önce, kanamalı dışkılama şikâyetim nedeniyle bir rektum cerrahına başvurdum. Doğuştan Hirschsprung hastalığım olduğu için, yaşadığım sıkıntının bu geçmiş hastalıkla ilgili olabileceğini düşünüyordum. Yapılan biyopsi ve kolonoskopi sonucunda bana T2N0M0 Rektum Adenokarsinom teşhisi konuldu.
Bu haberle büyük bir şok yaşadım. Tedavi için başvurduğum Houston’daki MD Anderson Hastanesi’nde bana yalnızca kolostomi (APR) ameliyatının tek çözüm olduğu söylendi. Alternatif yolların var olup olamayacağını araştırmak istedim ve kısa sürede Türkiye’de, saygıdeğer Prof. Dr. Oktar Aşoğlu’nun ameliyatsız tedavi yöntemleriyle hastalarına umut olduğunu öğrendim. Hemen kendisinden randevu alarak Türkiye’ye geldim.
Oktar Hoca’nın yaptığı değerlendirme sonucunda, ameliyatsız bir tedavi süreci uygulayabileceğimizi söyledi. 6 hafta radyoterapi ve kemoterapi, ardından kısa bir ara ve 8 kür koruyucu kemoterapiyi kapsayan bir tedavi planı oluşturuldu ve hızla tedaviye başlandı. Bu süreçte Prof. Dr. Banu Atalar, Dr. Vildan Kayku ve değerli ekipleri de tedavi sürecini titizlikle yönetti.
Tedavi sonrası yapılan kontrollerde, tümörün yok olduğu tespit edildi. Bu haber hayatımın en umut dolu anlarından biriydi. Tedaviye başlamadan önce, ABD’deki doktoruma, neden yalnızca tek bir tedavi yöntemi önerildiğini ve dünyada özellikle Türkiye’de başarıyla uygulanan farklı tedavi seçeneklerinin neden değerlendirilmediğini sormuştum.
Tedaviye başladıktan bir süre sonra ise, MD Anderson’dan beni aradılar ve Türkiye’de Oktar Hoca tarafından çoktan başlatılmış olan tedavi protokolünün aynısını artık kendilerinin de önermeye başladıklarını bildirdiler. O sırada kendilerine, tedaviye çoktan Oktar Hoca koordinasyonunda devam ettiğimi ve süreçten çok memnun olduğumu gururla ifade ettim. Ayrıca hocanın bilimsel yayınlarından örnekler de paylaştım.
Bugün, ameliyatsız tedavi sürecimi tamamlamış ve düzenli takip aşamasında olan bir hasta olarak, kendimi çok şanslı hissediyorum. Takibim halen Prof. Dr. Oktar Aşoğlu ve Prof. Dr. Barış Bakır hocalarımızın özenli gözetiminde devam ediyor. Bu süreçte, Serap Hanım ve Elif Hanım’ın samimi ve güler yüzlü destekleri de moralimi yüksek tutmamda büyük katkı sağladı.
Hayatıma yeniden umut ve sağlık katan Prof. Dr. Oktar Aşoğlu’na, değerli hocalarımıza ve tüm sağlık ekibine en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Türk hekimlerinin dünya çapındaki başarılarını bizzat tecrübe etmekten büyük gurur duyuyorum. İyi ki varsınız.