Kanser stratejinizi belirleyin!

Kolon kanseri, görülme sıklığı en yüksek olan kanser türleri arasında yer alıyor. Hastalıkla ilgili kulaktan dolma bilgiler ise hem tedavi sürecini hem de hasta psikolojisini olumsuz etkileyebiliyor.

İSTANBUL - Kolon kanseri teşhisi konan biri, üzülebilir, sinirlenebilir, aklı karışabilir, çevresindekilerin iyi niyetli nasihatleriyle duyguları daha da karmaşık hale gelebilir ve hastalığı hakkında bilimsellikten uzak bilgiler nedeniyle dehşete kapılabilir. Kolorektal Kanser Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu, kanser tanısı alan hastanın bu duyguları yaşamaması ve ne yapacağı konusunda bilinçli olması için hasta tecrübelerinden yola çıkarak 10 maddelik bir liste hazırladı.

Muayene odasında binlerce kişiye kanser olduğunu söyleyen, ardından yaşanan süreçte onların psikolojik değişimleriyle tedaviyi sürdüren Prof. Asoğlu, "Kanser olduğunuzu öğrendikten sonra stratejinizi belirlemelisiniz ve ona göre yaşamalısınız" dedi ve kalınbağırsak kanseriyle mücadele edenlere şu önerilerde bulundu:

1. Tütün mamullerini kullanmayı bırakın (veya kullanmaya başlamayın): Zaten kanser oldum, şimdi neden bırakayım ki?” diye sorabilirsiniz. Sigara içmek (veya diğer tütün mamullerinin kullanımı) birçok kanser türüne yakalanma riskinizi arttırır ve bağışıklık sisteminizi zayıflatır. Hazır vücudunuz kanserli hücrelere savaş açmışken, tütün mamullerinin kullanımından kaynaklanan serbest radikalleri ve kanserojen maddeleri de temizlemesini sağlamanın şimdi tam zamanıdır. Eğer sigara içiyorsanız, teşhis veya tedaviniz sırasında endişelerinizi gidermek için doktorunuzla görüşün. Doktorunuz, stres kontrolü için size daha sağlıklı alternatifler sunacaktır.

2. Etleri kömürde pişirmekten vazgeçin: Yalnızca ne yediğiniz değil, nasıl pişirdiğiniz de önemlidir. Hayvansal proteinler çok yüksek sıcaklıklarda pişirildiğinde (örneğin mangalda veya kızartarak), etin içerisinde kanserojen maddeler oluşur. Bu maddeler, meme ve kolon kanserine yakalanma riskinizi arttırır. Arka bahçenizde mangal yapmak istiyorsanız, sebzeleri mangalda pişirmeyi, etleri ise kanserojen madde alımınızı azaltmak için fırında uzun süre pişirmeyi deneyin.

KOLONOSKOPİYİ İHMAL ETMEYİN
3. Sağlık taramalarından kaçınmayın: Ortalama bir polipin kanserli hale gelmesi 10 ila 15 yıl sürmektedir. Tümörünüzü aldırsanız dahi, (eğer halen kolonunuzun bir bölümüne sahipseniz) her zaman nüksetme riski olacaktır. Risk dereceniz, kanserinizin evresi ve derecesine göre “ortalama riskten” artmış veya yüksek riske dönüşebilir. Kolonoskopi gibi sağlık taramalarınızı doktorunuz tarafından önerilen sıklığa göre planlayın. “Tamamen temiz” raporunu alana, yani kanser tespit edilemez hale gelene kadar, bir süre için yılda bir, hatta belki de üç ayda bir sağlık taraması yaptırmanız gerekebilir.

4. Takıntı haline getirmeyin: Belirti ve bulguları takıntı haline getirmek, insan doğasında bulunmaktadır. Belki de “buradaki bir sancı, şuradaki bir ağrı” gibi semptomlar teşhis konmadan önce canınızı sıkmıyordu, fakat şimdi kendinizi sürekli olarak bunların nüksetme belirtileri olup olmadığını düşünürken buluyorsunuz. Vücudunuzla iletişim içerisinde olmak, sancıları takıntı haline getirmediğiniz ve kendinize gereksiz yere stres yaratmadığınız zaman iyi bir şeydir. Herhangi bir endişeniz varsa, doktorunuzla görüşerek konuyu kapatın.

KANSERİNİZ İÇİN SUÇLU ARAMAYIN
5. Suçlamaktan vazgeçin: Teşhis konduktan sonra, “Neden ben? Nerede yanlış yaptım?” diye düşüneceğiniz bir zaman gelebilir. Her ne kadar bilim yaşam tarzı, beslenme ve diğer unsurların kolon kanserine yakalanma riskini arttırdığını belirlemişse de, tamamen sağlıklı olan bireyler bile bu hastalığa yakalanabilmektedir. Geçmişte yapmış olduğunuz seçimler için kendinizi suçlamayın; bunun yerine geçmiş seçimlerinizi gelecekte daha iyi seçimler yapmaya yönelik güçlü motivasyon kaynakları olarak kullanın.

6. Aşırı yorulmayın: Tedavi sırasında enerji düzeyleriniz değişebilir. Siz bunu göremiyor olsanız dahi, vücudunuz kendi içerisinde bir savaş vermektedir. Kemoterapi ve ışın gibi bazı tedaviler, kanserli hücrelerin yanı sıra sağlıklı hücrelere de zarar verecektir (endişelenmeyin, sağlıklı hücreler kendini yenileyecektir). Elzem olan ev işlerini, görevleri ve sosyal sorumlulukları yerine getirin, gerisini ise unutun. Bu, arkadaşlarınız ve ailenizden gelen yardımı nasıl nazikçe kabul edeceğinizi öğrenmek için en uygun zamandır.

7. Saklanmayı bırakın: Saç dökülmesi, kolostomi ve zarar gören özsaygınız, hastalığı yenmekte olan biri olduğunuzda sosyal hayatınıza gem vurabilir. İster online sohbetler ve destek forumları, isterse yerel gruplar olsun, destek istemekte utanılacak bir şey yoktur. Belki artık hakkında konuşabileceğiniz birkaç ilginç yara iziniz daha var, ama unutmayın ki, siz her zaman olduğunuz kişisiniz.

ARKADAŞ TAVSİYELERİNE KULAK TIKAYIN!
8. Arkadaşça tavsiyelere son verin: İnsanlara hastalığınızı anlatmaya başladığınız zaman, kötü tedavi seçimleri ve korkunç kolon lavmanı deneyimlerine dair hikayelere ve ne tür bir tıbbi tedavi görmeniz gerektiğine dair yönlendirici tavsiyelere maruz kalabilirsiniz. Elbette kaba davranmak zorunda değilsiniz, fakat durumun kontrolünüz altında olduğunu anlatan birkaç sert ama nazik söz ile bu ısrarcı “iyilikseverleri” savuşturabilirsiniz.

9. Kolonunuzu zehirlemekten vazgeçin: Yediğiniz, içtiğiniz her şey en nihayetinde kolonunuzdan geçer. Beslenme programınız, kilonuz ve alkol kullanımınız, kanserin nüksetme ihtimalini doğrudan etkileyebilir. Sağlıksız yiyecek ve içecekleri tercih etmekten vazgeçin ve beslenme programınızın vücudunuzu nasıl etkilediğini öğrenmeye başlayın.

10. Kontrolü elden bırakmayın: Hizmetinizde tam bir tıbbi ekip dahi olsa, tedavi ve iyileşmenizin kontrolü hala sizdedir. Bilgi, güçtür; kendinizi eğitimle güçlendirin. Kolon kanseriyle ilgili ne kadar çok şey öğrenirseniz, kendinizi o kadar çok savunabilirsiniz.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25541149/

Social Links

Metrika

Yandex.Metrica