zz_hastayorumlari_banner4

Leri Baramidze - 13 Mart 2019

Saygıdeğer Doktorum, Ben size karşı minnettarlığımı ve büyük saygıyı ifade etmek istiyoru,m, benim hayatımı kurtaran kişisiniz, sizin profesyonellik, içten ilgi ve büyük destek olmadan ben bu çok zor süreci geçemezdim, baş edemezdim. Her defasında bizim görüşmemizde siz bana büyük güç, destek veriyordunuz ve benim pes etmeye, savaşmamaya, sizi hayal kırıklığına uğratmaya hakkım yoktu. Sizin bana verdiğiniz her an, her dakika ve geçirdiğim her gün için bütün kalbimle teşekkür ediyorum, siz bana yeniden doğmak için ve aileme, küçük, parlamış gözleriyle bakan ve karşılayan çocuklarıma sağlıklı dönmem için şans verdiniz. Saygıyı dolu hürmetlerimi sunuyorum size ve ekibinize .. Allah sizden razı olsun!!

Mefharet Gümüş - 9 Mart 2019

Anneme yapılan kolonoskopi  ile tespit edilen kitle sonrası yaşadığımız üzüntü ve paniğin tarifi imkansız .”Bu sorunu nasıl çözebiliriz” dediğimizde yaptığımız tüm araştırmalar sizin isminizi adres gösterince müthiş ilgisi ve sevecenliği ve işindeki özverisi ile güleryüzlü asistanınız Zuhal Hanım’la iletişime geçtik sonrasında hızlıca verdiği randevu ile  yollarımız kesişti ve sizinle daha ilk görüşmemizde üzüntü ve paniği üzerimizden attık. Verdiğiniz güven, samimiyetiniz, mesleğinizdeki olağanüstü bilgeliğiniz ile birleştiğinde ne kadar doğru bir yere geldiğimizi gösterdi. Hızlı ve doğru karar almanız ve çok başarılı bir cerrahi operasyona imza atmanız annemi sağlığına kavuşturdu. Oktar Hocam ameliyat sonrası ilginiz sabah, akşam, gece demeden annemi görmeye geldiğinizde verdiğiniz moral destek inanılmazdı keza ekibinizden Dr. Burak Beyin emekleri ve ilgisi bir o kadar önemliydi. İyi ki varsınız ve hep dualarımızdasınız, bu yolculuğun kaptanı olmayı seçtiğiniz ve yüreğinizin güzelliğini cerrahlığınızla birleştirdiğiniz için minnettarız. Sizi ve ekibinizi canı gönülden selamlıyor ve iyi ki hayatımızdasınız diyorum. Sevgi ve Saygılarımla

Şerife Demir - 11 Mart 2019

Annem yılardır bu hastalıkla savaşıyor ilk teşhis konulduğu zaman ameliyat etmek için özel doktor getirtik ama ameliyatını başarıyla sonuçlandıramadılar o zamandan sonra annem ameliyat olmaktan korktu yılarca kemoterapi gördü her nekadarda ona moral verip onu ayakta tutmaya çalışsakta o kemoterapiyi kaldıramadı vucud direnci düştü hastalığa karşı koyamadı en sonunda doktorlar hastalığının ilerlediğini ve ameliyat olması gerektiğini kemoterapi birdaha veremeyeceklerini söylediler bizde daha önce olduğu gibi türkiyedeki doktorlari araştırmaya başladık yaşadığımız yerden uzak şehirlere gidip doktorlarla görüştük ama hiçbirinden olumlu sonuç alamadık sonunda internetten doktor Oktar ASAOĞLU'na rastladık öncelerden okadar araştırma yapmamıza rağmen ilk defa interneten ona rastladık öyle harika bi doktor ki insan olarakta mesleki olarakta çok iyi bi doktor annem'e resmini gösterdiğimizde annem kendisinden çok iyi bi elektirik aldı ve kendisini son kezde olsa oktar beye götürmemizi istedi bizde hemen sekreteri zuhal hanımla görüştük bize randevu verdi hemen gitik çok güzel ağırlandık annem doktorunu görünce beni ileştirse ileştirse bu doktor ileştirir dedi ve annemi muane eti ve biz o an karar verdik annemin ameliyatını oktar hocanın yapmasına pet'cd emarı çekildi sonuçlarına göre acil ameliyat olması gerekiyodu  4 4 lük bir hastaneye yatışını yaptık aradan 1 gün sonra oktar hoca annemi ameliyat eti açıkçası annemi oktar hoca ameliyat edeceği için hiç kaygımız korkumuz yoktu ameliyatı bir kaç saat sürdü ameliyat son bulduğunda oktar hoca ameliyatı çok başarılı bir şekilde gerçekleştirdiğini bizlere söyledi çok sevindik annemin ameliyatını oktar hocanın yapması bizim için buyuk bir şanstı ameliyatan 1 2 gün sonra annem yürümeye başladı 1 hafta sonra basamakları çıkmaya başladı oktar hocadan allah razı olsun tam umudumuzu yitirdiğimiz bir zamanda öyle çıktiki karşımıza kendisi bizim gözümüzde büyük bir zaat,hızır gibii annemin ameliyatını yaptıktan sonra annem ileşti şimdi çok çok iyi sadece koruma amaçlı kemoterapi görüyor onun dışında günlük işlerini yapabiliyor gezip tozabiliyor annemin ameliyatını yaptığı için ona minetarız onun dua'cısıyız annem onun sayesinde iyileşti.

Hüseyin Bayatlı - 7 Mart 2019

Bundan yaklaşık 10 ay önce çok ciddi bir hastalığım olduğunu öğrendik (kalın bağırsak kanseri ). Birçok doktorla görüştük ama sonunda Oktar Beyle tanıştık. İyi ki de tanıştık çünkü onun sayesinde hem psikolojik olarak hem de bedensel olarak büyük bir çöküntünün eşiğinden döndüm. Benim için atlatması zor bir süreçti ve Oktar Bey beni gerek güleryüzüyle,gerek profesyonelliğiyle kendimi emin ellere bıraktığıma kesin olarak inandırdı. Bana sanki ailesinden biriymişim gibi davrandı,ameliyatımdan sonra da sürekli olarak ilgilendi,kontrollerimde hep güleryüzle karşılandım. Onun hem mesleki hem de hümatist birikimi olmasaydı belki de hala hastalığım hayatımın en büyük parçasını oluşturabilirdi. Ama şu an eskisinden de iyiyim,sağlıklı ve mutluyum. Teşekkür ederim Oktar Bey. Yaptığınız her şey için size ömrümün sonuna kadar minnettar kalacağım...

Abdülkadir Aydın - 5 Mart 2019

Merhabalar
73 yaşındayım yaklaşık bir yıl önce rektum kanseri tanısıyla kemoterapi tedavisine başladım. Hastalık karaciğere metastaz yapmıştı. Kemoterapi süreci yan etkilerin çok yoğun yaşandığı zorlu bir süreçti. Yaklaşık 8-9 ay sonra karaciğerdeki kitlenin küçüldüğü, cerrahi müdahalenin yapılabileceği söylendi. Artık işinin ehli bir doktor bulmalıydık. Hekim bir yakınımız sevgili Oktar Asoğlu’nun bu işte bir numara olduğunu söyledi. Neyle karşılaşacağımızı bilemeden muayenehanesine gittiğimizde pozitif enerjisi, güler yüzü, kendinden emin açıklamaları, yöntem ve teknikleri ile beni ve ailemi önce rahatlattı sonra da hastalığın seyri ile ilgili aydınlattı.
Muayeneye gittiğimiz günden bir hafta sonra ameliyatımı olmuş sağlığıma kavuşmuş ayağa kalkmıştım. Sevgili Oktar Bey bu süreçte en büyük şansım en önemli destekçim ve umudum oldu. Allah Oktar Hocam gibi doktorları başımızdan eksik etmesin. Ona ve tetkiklerin her aşamasında iğneyle kuyu kazar gibi titiz bir iş çıkaran ekibine sonsuz teşekkür ediyorum.

İdris Köçer - 22 Aralık 2018

Değerli hocam PROF.DR. OKTAR ASOĞLU hastalarına göstermiş olduğu ilgi, alaka ve güler yüzlülüğünden dolayı size ve ekibinize teşekkür ediyorum.

Bundan yaklaşık iki yıl önce babamı kanama şikayeti ile hastaneye götürdük. Hastanede bize bunun hemoroit olduğunun söylediler. Oysa babam daha önce ameliyat olmuştu. Abim ve annemle birlikte babamı başka bir doktora götürmek istedik ve eğitim -araştırma hastanesine götürdük orada yapılan kolonoskopi sonrası bize verilen haberle şok olmuştuk çünkü doktor bey “babanız kolon kanseri “dedi. Daha önce böyle bir şey duymamıştık ailemizde…  

Bu aldığımız habere bir süre şok olmakla birlikte inanmadık çünkü çok zor bir durumdu üstelik babam görme engelliydi. Tabi babama bu durumu açıklayamadık. Ailemizi büyük bir sessizlik esir almıştı .Babam neyim  var dediğinde doktor önemli bir şey yok baba diyip susuyorduk. Eve döndüğümüzde ailecek ne yapacağız diye birbirimize bakıyorduk. Babamın görme engelli olması bizi ayrı bir üzüyordu .Ailece başka bir doktora daha götürmek istedik ve ilk bulduğumuz randevu ile başka bir eğitim-araştırma hastanesine götürdük .Yine hüsran aynı şeyi duyduk artık kabullenmiştik hastalığı ve yine babama söyleyemedik .Her götürdüğümüz doktor ameliyat olması lazım dedi çok ilerleği içinde torba takılacak geri kalan hayatını böyle sürdürebileceğini söyledi. Eve döndüğümüzde babama hastalığın o korkutucu adını söylemeden bağırsağında bir yara var bu nedenle ameliyat olman lazım ameliyat sonrası takılacak torbadan bahsettik. Konuşmamızdan sonra babam kabul etmedi öyle yaşamaktansa ölürüm dedi. Bizim içinde çok zordu .Görme engelli olmasa belki kabullenir o şekilde yük olacağını düşündüğü için kabul etmiyordu. Abimle oturup ne yapabiliriz diye konuştuk elden bir şey gelmiyordu. Yapabildiğim tek şey internetten araştırma yapmaktı. Sonra anladım ki elimden bir şey gelmediği için yaptığım araştırma ile aslında en iyi şeyi yapmışım. Araştırma sonra DR. Oktar Asoğlu’na denk geldim. Bir sürü sayfa onun başarısını anlatıyordu. Büyük bir mutlulukla abimi aradım. İlk fırsatta götürmek istedik. Babam kabul etmedi yine aynı şeyi duyacağını söyledi. Babamı ikna ettik aldığımız randevu sonrası ilk defa sizinle karşılaştık. Hastanede sizin ve asistanınız sıcak karşılaması bizi o kadar mutlu etti ki o güne kadar bir doktora ve hastaneye gitmediğimizi düşündük. Bizimle yaptığınız sohbet sonrası elimizdeki evraklara baktınız ve birkaç tetkik sonra net konuşabileceğimizi söylediniz. Asistanınız bize verdiği randevu ile ikinci gelişimizle yapılan tetkikle geç olmadığını ameliyat sonrası torbasız yaşamına devam edebileceğini söylediğinizde bizim dilimiz tutuldu. Daha önce bu isteğimize o kadar imkansız dediler ki biz inanamadık buna. Sizin konuşmalarınız o kadar samimi güven vericiydi ki biz yapacağınız tedavi sürecini kabul ettik Eve döndüğümüzde o kadar mutluyduk ki ailecek yerlere göklere sığmıyordu sevincimiz. Asistanınızın yardımıyla ilk önce 6 haftalık ışın tedavisi ve kemoterapi başladık. Çok yorucu bir süreçti ama inanıyorduk sayenizde başaracağımıza. Bütün bu süreçlerde babam hala hastalığını bir yara olarak biliyordu. Sizin sayenizde hep öyle bildi ve bu psikolojik olarak çok yardımcı oldu yoksa diğer şekilde tedaviyi kabul etmezdi. Işın ve kemoterapi sonrası ameliyat günü planladığınızda önceden de söylediğiniz bilgiyi yenilediniz. Bağırsağın bağlama payı az olduğundan bir süre geçici torba takılacak dediniz. Babam onun kalıcı olmasından çok korkuyordu. Çünkü daha önce hep bunu duydu ama bizler size çok inandık güvendik. Ameliyat günü belirlenirken bize maddi olarak gösterdiğiniz destekten dolayı tekrar teşekkür ederiz. 22 Aralık 2018 de hastane kapısında büyük bir heyecanla sizi bekliyorduk. Ameliyattan çıkınca babama geçici torba takılmıştı. Babam üzülüyordu ama biz üzülmüyorduk.

Bu ameliyat sonrası 4 ay kadar bir süre babama göstermiş olduğunuz ilgi ve destek babamın bir an önce iyileşmesini sağladı. Asistanınız Zuhal hanımın bizi aramasıyla anladık ki bizim için büyük gün gelmişti. İkinci ameliyatla torba çıkarılacaktı. Ameliyat günü geldi çattı. Babam ameliyattan çıkınca onu eskisi gibi görmek bizi o kadar çok mutlu etti ki anlatamam. Allah sizden razı olsun. Kazasız belasız uzun ömürler nasip etsin. Size ve Zuhal hanıma tekrar teşekkür ederim.

Yasin Kaya - 10 Mart 2019

Merhaba
32 yaşında , 2018 ağustos ayında Rektum Ca 3 Evre c tanısı konuldu ve Ankara da hemen tedaviye başladık 25 kür radyokemoterapi aldım. Ardından ameliyat geçirdim fakat tümör kemiğe yapıştığı için alınamadı ve hiç birşey yolunda gitmiyordu nereye gitsek kapılar yüzümüze kapandı . Görüştüğümüz özel ve devlet hastanesindeki  cerrahlar ve  onkologlar  resmen umut yok , ağır bir kemoterapi alacaksın işe yarasın diye allaha dua et dediler.
Bir vesile ile Oktar Asoğlu hocamla tanıştık ve herşey bir anda degişti bağırsaktan taşıp kemiğine yapışan tümörü başarılı bir ameliyat ile aldı hocam. Bu amaliyat yapılamaz sonu kötü olur diyen bir kitleye karşılık Türkiye de bu ameliyatı sadece Oktar Asoğlu yapabildi şuan Oktar Hocam sayesinde sağlığıma kavuştum ömür boyu duacısıyım umutsuz hastaların doktoru Oktar Asoğlu rabbim ellerinizdeki yeteneği kalbinizdeki merhameti ve yüzünüzdeki o güzel gülümsemeyi neşeyi daim etsin bütün hastaların şifa kapısı olun Saygılarımla

Dinçer Eren - 13 Mart 2019

2018 haziran ayında 4.evre kolon ca tanısı alan eşimin olmaz denilen ameliyatını gerçekleştiren sevgili Oktar Hocam.

12 kür planlanan kemoterapi süreci başlamış ve 6 kürü tamamlanmıştı. Yapılan çekimler sonucunda stabil ameliyat olmaz denilmişti. Oğlum ve benim içimiz içimize sığmıyor durduğumuz yerde duramıyorduk. Hastalık süreci ile ilgili sürekli internette araştırmalar yaparken Oktar Hocayı görmüştüm. Sürekli aklımın bir kenarında tuttumuştum onu ama ulaşamayız gibi de düşünmüştüm kendimce. Birgün böyle beklemekle olmaz diyerek çevirdim numarayı. Telefonda Zuhal Hanım içten ve samimi, dinledi anlattıklarımı eşimin tetkiklerini istedi Oktar Hocaya göstericem dedi. Ertesi gün aradı ve Oktar Hoca eşinizi görecek dedi. Dünyalar benim olmuştu. Zar zor da olsa eşimi ikna ettim ve gittik. İlk randevudan aklımda kalan Dr.Muayenehanesi değilde ev ortamı gibi sıcak bir ortam,  Oktar Hocanın içten tebessümü ve bir hastasına “Hadi Bakalım Koskaca Hastalığı Ameliyatsız Atlattın” deyişi hastanın Oktar Hocanın boynuna sarılması. Dr. Ve hasta birbirlerine sarılmış seviniyorlardı. Şaşırmıştım. Eşimin tüm dosyası en ayrıntılı şekilde incelendi, Oktar Hoca  ameliyat olmak istemeyen eşime bunun gerekliliğini samimi yaklaşımıyla anlattı anlatırken insana verdiği güven duygusu  sayesinde eşim ikna olmuştu. Kasım ayında yapılan PED  çekimi sonrası, randevuya geç kaldığımız halde bizi bekleyerek çekimleri değerlendiren Oktar Hoca ve  Sevgili Handan Hoca bize güzel haberi vermişti. “Ameliyat Zamanı Gelmiş” Sevinçten gözyaşlarına boğulan ben, Oktar Hocanın samimi ve sıcak tavrıyla eşime sarılması, Handan Hocanın benide ağlatacaksın deyişi aklımda kalanlar.

Eşimin Kemoterapi aldığı hastanedeki Dr.a durumu anlattığımızda bunun çok zor olduğunu dosyayı konseye sunacağını söyledi. Konseyden çıkan karar. “Biz bu ameliyatı yapamayız. Ameliyata uygun değil.”

Oktar Hocam olmaz denilen Ameliyatı 20 Aralık 2018 tarihinde gerçekleştirdi ve çok iyi bir zamanda ameliyatın gerçekleştiğini söyledi.Hastanede hastalarını hafta içi hafta sonu ve ihtiyaç duydukları her an görmeye gelen, ameliyatın 5.gününde eşimi eve yürüyerek gönderen, her zaman ulaşılabilir, günün her saatinde enerjik ve dinamik, hastalarını seven, samimi yaklaşımıyla bunu hissettiren  böylede Dr. Varmış dedirten Sevgili Oktar Hocam;

Ben ve ailem size minnettarız. Allah “Yarabbi bizi işinin ehli Dr.larla karşılaştır” diyerek ettiğim duaları kabul etti. Allah yolunuzu açık etsin, hayatlara dokunan elleriniz dert görmesin.

Kimsenin düşmesini istemem ama bu sıkıntıya düşmüş olanlar, bir an dahi tereddüt etmeden gidebileceğiniz Dr. “Prof.Dr.Oktar ASOĞLU”

Bizi Oktar Hocayla karşılaştıran Allah’a sonsuz şükürler olsun.

Gülbeyaz Bostancı - 1 Mart 2019

Değerli hocam PROF. DR. OKTAR ASOGLU hastalarına göstermiş olduğunuz ilgi , alâka ve güler yüzlülüğününden dolayı size ve ekibinize teşekkür ediyorum. 2018Haziran ayı Zonguldak ta eşime yapılan kolonoskopi sonucu oradaki doktor hemen ameliyat olmanız gerekir dedi.Kızımın araştırmaları sonucu Asoglu hocamıza 1 gün sonra ulaştık.Patolajik sonucu 10gün sonra alırsınız demişler di.Hocamız yaptığı muayene sonucu bazı tetkikler istedi.Hocamızın asistanı Zuhal hanım bize randevuları ayarladı.Hocamız 2gün sonra eşimin rektum ca olduğunu söyledi.Hocam ve ekibi sayesinde 4.cü gün tedavilerimiz başladı.Radyoterapi ve kemoterapi süreçleri sonrası 29 Ocak 2019 günü eşime geçici torba takıldı.12 Şubat 2019günü İkinci bir ameliyatla normal yaşama geçtik.Bu kadar kısa sürede eşimi normal yaşama geçiren sevgili hocam PROF. DR. OKTAR ASOGLU ve ekibine minnettarız.Allah size kazasız belasız uzun ömür versin.Allah kimseye böyle hastalık vermesin ama böyle bir durumda hiç düşünmeden Asoglu hocamıza gidebilirsiniz.Kendilerine tekrar tekrar teşekkür eder saygılar sunarım.

Ahmet Kaplan - 1 Mart 2019

Yaklaşık 3 yıl önce mide kanseri teşhisi ile  ağır bir ameliyat geçirdim fakat ameliyatım çok başarılı geçti. Oktar Hocam işine çok hakim ve hastalarıyla olağanüstü bir şekilde ilgileniyor. Ameliyattan sonraki süreçte de tedavimle yakından ilgilendi ve hala ilgileniyor.Allah ondan razı olsun.İyi ki varsınız hocam.Kendisine çok teşekkür ediyorum ve bundan sonraki hayatında da üstün başarılarının devamını diliyorum, Saygılarımla. 

Zeynep Şen - 1 Mart 2019

Sevgili Oktar Hocam,

Yaklaşık 20 senedir bir Kamu Kuruluşunda memur olarak çalışıyorum. Özel bir hastanenin Doktoru bana Kolon ve Karaciğer Kanseri olduğum halde Hemoroit teşhisi koydu ve beni 2 ay boyunca tedavimden yoksun bıraktı. Bir diğeri ise teşhis koydu ama hem güven vermedi hem de moralimi alt üst etti.

Hastalığımı öğrendiğimde henüz 2 gün olmuştu ve bu şoku atlatmam 5 ve 10 yaşlarındaki çocuklarımı düşününce pekte kolay olmadı. Sonra şükürler olsun bir arkadaşımız ve internetteki araştırmalarımız sayesinde sizden başka hiç kimseyi tedavim için düşünemez oldum ve bir iki gün gibi çok kısa bir sürede sizinle tanışma fırsatını bana verdiniz. İlk önce beni bir hastanız olarak kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim.

İnanın ben sizin kadar hastasına değer veren, seven sayan , bir o kadar moralini zirvede tutan bir hocaya daha rastlamadım. Nasıl ameliyat oldum, nasıl hızlı bir iyileşme sürecine girdim hala anlamış değilim. İnanın kendimi  sizin sayenizde grip olmuş ve iyileşmiş gibi hissediyorum.

Hocam başta size sonra tüm ekip arkadaşlarınıza ne kadar teşekkür etsem ne kadar dua etsem hala yeterli olmayacağını biliyorum. İyi ki sizinle tanışma fırsatım oldu, iyi ki beni tedavi etmeyi kabul ettiniz ve iyi ki benim hocam oldunuz.

Sizlere sonsuz teşekkür ederim.

Tahir Seyrantepe - 1 Mart 2019

Öncelikle Allahın sevgili kuluymuşuz ki size rastladık hocam sizi tanımamıza sebep olanlardan Allah razı olsun  Allahım size uzun salıklı ömür versin versin ki sizde bizler gibi 100ler, 1000lercesine umut olun hocam  size geldigimde o kadar çaresizdik ki  ama siz bize çare umut oldunuz. Hep o kapıdan giripde sizi görunce ne tuhafdır ki biz burdan iyileşip çıkıcaz sevinci yüzüme düşüyordu  kelimeler yetmez  sizi  anlatmaya sayın Prof. Dr. Oktar ASOGLU  hocam  Allah yar ve yardımcınız olsun yüzünüz hep gülsün tüm istek ve arzularınız gercek olsun.

Handan Poyraz - 1 Mart 2019

Merhabalar

Öncelikle söylemeliyim ki iyiki Oktar bey ile yolumuz kesişti. Bağırsaklarım da bir tümör teşhis edildiğinde Dünya'm başıma yıkılmıştı. Kafam da bir soru soru belirmişti. Psikoljik olarak yıkılmıştım. Sonra araştırmaya başladık ve bir yakınımız sayesinde Oktar bey ile tanıştık. Bana ameliyat olmam gerektiğinden bahsetti ve o kadar pozitif ve babacan davrandiki ona o an çok güvenmiştim. İçimi rahatlattı.Bir  hastanın doktoruna güvenmesi ona kendini rahatca emanet edebilmesi çok onemli bu süreç te Oktar bey tüm hastalarına karşı ilgili sevgi dolu ve işini çok iyi yapan bir doktor. Bence bu ülkenin Oktar bey gibi doktorlara çok ihtiyacı var. İşinde çok profesyonel aynı zamanda hastaları ile çok iyi ilişkiler kurabiliyor. Sevgi dolu yaklaşımı bana hep moral oldu. Şimdi herşey yolunda sürecim bitti Atlattım çok şükür. Önce Allah'ın sonra Oktar beyin sayesinde düzeldim. Iyiki karşılaştım sizinle sizi gerçekten çok seviyorum.

Ali İhsan Alkaya - 1 Mart 2019

Oktar Hocama ve Ekip arkadaşlarına

2018 yılı Aralık ayının ikinci haftasında  ilk duyduğumuzda bizi son derece tedirgin eden bir sürecin içerisinde olduğumuzu öğrenmiştik....

Kayınpederim mide bulantıları ,kusma ve ishal şeklindeki rahatsızlıkların hayat şeklini artık iyice etkilemeye başlamasını takiben inadından vazgeçerek , İstanbul'da bulundukları ilçe sınırlarına yakın bir özel hastaneye giderek yukarıda sıraladığım rahatsızlığın sebeplerini öğrenerek tedavi olmak istemişti. Kan/idrar ve tıbbi görüntüleme içeren tahliller sonrasında Genel cerrahi uzmanı tarafından yapılan muayene sonrasında gecikmeksizin kolonoskopi yapılması istenmiş ve bu işlem için gün verilmişti. Açıkçası  bu aşamaya kadar endişelenmeyelim diye bizlere detaylı bilgi verilmemişti.

Kolonoskopi işlemi esnasında bazı poliplerin alındığı fakat rektumda kötü huylu olma ihtimali yüksek olan bir tümörün mevcut olduğu bilgisi verilmişti. Patoloji raporunun çıkması muhtemelen 5 gün gibi bir süre alacaktı. Doktor bu tümörün alınması gerektiğini eşime söylemişti. Anne ve babanın bu durumdan haberi yoktu.Anneye  son 5 ay içinde 2 stent takılmış olmasından dolayı sürecin bu şekilde ilerlemesi yönünde fikir birliğine vardık. Eşim kolonoskopi sonrası doktorun ön görüsünü bana ilettiğinde aklıma Oktar Hocam geldi.

Oktar Hoca benim 1997 senesinde yedek subay sağlık asteğmen olarak görev yaptığım OHAL bölgesindeki Asker Hastanesi'nde beraber görev yaptığımız cerrahi bileği kadar yüreği de güçlü biriydi.Yoğun çatışma ortamının yaşandığı o dönemde Askeri Hastaneye nefes alarak gelen pek çok anne baba kuzusunun  hayatta kalmasını sağlayan Hocamın tezkere sonrasındaki uzmanlık alanının kapsamını bildiğim için, kendimi tereddütsüz emanet edebileceğim Oktar Hoca ile bir gece vakti iletişime geçtik ve süreci kısaca özetledik. Takip eden ikinci günde görüşmek üzere tahlil sonuçları ile birlikte Boğaziçi Klinik Bilimler Akademi'sine gittik. Oktar Hocam seneler değil de sanki 2 gün önce beraber oturup konuşmuşuz gibi, her zaman olduğu gibi sıcakkanlılığı ile bizleri karşılamıştı.Şunu söylemeliyim ki, yeryüzünde bulunduğu her atmosferde her insanla aynı derece sıcak iletişimde bulunabilen ender insanlardandır. Stres savar yapısı ile karşısındaki kişinin yıkılan moralini çabucak toparlıyordu.

Hastamız 75 yaşında idi ve detaylı muayene sonrasında , kesin patoloji sonucu çıktıktan sonra operasyonun yapılması konusunda mutabık olduk. Operasyonun gecikmesi durumunda , tümörün konumu itibariyle idrar konusunda ciddi sıkıntılara sebep olabileceği belirtilmişti. Patoloji sonucu açıklanmış ve operasyon tarihi/saati belirlenmişti. Öncesinde operasyona mani bir durum olup olmadığı hususunda tüm tahliller tamamlanmıştı .Bu anlamda sıkıntı yoktu.

Ve, operasyon günü gelmişti.

18.12.1943 doğumlu Baba , 18.12.2018'de operasyon geçirdi.Güvendiğimiz ellere teslim ettiğimiz bedenin akibeti konusunda bir tereddüt yaşamadık.Sonuçta güvendiğimiz kişi benim canımı emanet etmekten sakınmayacağım bir cerrah, bir insan , bir abimdi. Ve bu konuda zaten Master Surgeon sertifikası almış biri olarak da bu güvende sınır yok idi. Operasyon başarılı geçmişti ve hocam öncesinde olduğu gibi sonrasında da sıkı takipteydi. Kendisi ve ekibi ilgisini asla esirgememişti.Bunu açık yüreklilikle söylemeliyim ki; Oktar Hocanın bu yaklaşımı onun hayata tüm insanlığa olan adil bakışından kaynaklıdır. Beni tanıyor olması bir tarafa ilk kez gördüğü bir kişiden de sıcaklığını ve sakinliğini esirgemez.

Kötü huylu tümör ve aynı zamanda geçmişte oluşan taşlardan dolayı sorunlu olan safra kesesinin alınmasını içeren operasyonun sonrasında 5.gün baba taburcu oldu.

Ameliyatta alınmış parça için yapılan detaylı patoloji incelemesi sonrasında 3.evre olarak nihai tanı konmuş oldu ve kemoterapiye başlanmasına karar verildi.

Göğüse takılan port aracılığı ile kemoterapi süreci başladı ve bugün 4.seans yapıldı. Planlanan süreç 2 haftada 1 olmak üzere toplamda 12 seans şeklinde bir terapi.

Port vasıtası ile ilaç takılıyor ve hasta evine gidip/48 saat sonra hastaneye geliyor ilaç çıkarılıyor. Çok şükür Oktar Hocanın yönlendirdiği Medikal Onkoloji de bu anlamda çok sıcak davranmakta ve hastada herhangibir mide bulantısı olmaksızın süreç devam etmektedir.Umarım ki Oktar Hoca ile bundan sonraki süreçte her şey sağlık adına olumlu olur.

Herkes için sağlık diliyorum.

Bu ana kadar yaşadıklarımızı burada yazmayı epeydir istiyordum, kısmet bugüneymiş.

Yazdım...

çünkü hasta yakınlarının moralini de hasta morali kadar önemseyen hekimlerin var olduğu unutulmamalı..

çünkü "kanser" "onkoloji" "kötü huylu" gibi kelimeler bu hayatın uzun zamandır içinde ve bu tablonun bir parçası olduğumuzda teslimiyet politikasının doğru olmadığı aşikardır. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak ve elinden gelenin en iyisini gözünü kırpmadan yapanlara gerekli saygıyı sevgiyi teşekkürü vermek için gecikmemek lazım.

Satırlarıma burada son verirken;

Oktar Hocama ve tüm ekip arkadaşlarına teşekkürlerimizi,saygı,sevgi ve selamlarımızı iletiyorum.

VAR OLUN..

Hayrullah Kırtorun - 1 Mart 2019

Çok değerli sayın Oktar hocam, merhaba ben Hayrullah Kırtorun, 48 yaşındayım.2011 yılı sonlarında yapılan tetkiklerde rektum ca olduğumu öğrendim ve hayatımın şokunu yaşadım.Bu şoku hocamın sayesinde çok kısa sürede atlattıktan sonra tedavi sürecine girdik.

Murat Özdemir - 1 Mart 2019

Kıymetli Oktar Hocam,
Siz Yüce Rabbimin karşımıza çıkardığı en büyük şans ve babamın sağlığına kavuşmasındaki en büyük sebepsiniz. Allahım gönlünüzden geçen hayırlı dileklerinizi gerçekleştirsin ömür boyu... Babamın rahatsızlığını öğrendiğimizde, daha önce yakınlarımızda yaşadığımız olumsuz sonuçlar bizi karamsarlığa düşürdü. Tanı koyan hastane ve doktorlar  önce tedavi görüp daha sonra ameliyat olması gerektiğini söylediğinde bu durum daha da tedirgin etti bizi.
Babamın ilk görüşmede sizden, önce ameliyat olup tümörden kurtulması gerektiğini ve koruyucu tedavi alıp sağlığına kavuşabileceğini öğrenmesi ona gerçekten moral verdi ve bu süreçte güçlü olmasına yardım etti. Ailece, emekleriniz için teşekkür eder, engin bilgi ve tecrübeniz, desteğiniz, ilgili, anlayışlı ve samimi yaklaşımınızla hastalarınıza daha nice yıllar boyu şifa vesilesi olmanızı dileriz...
Saygılarımızla, Murat Özdemir Adına
Kızı Emel Özdemir Doğanlı

Faik Uslu - 3 Ocak 2019

Merhabalar bizim Oktar beyle tanışmamız 03.01.2019 yaklaşık iki aya yakın zamanda tanıdık vasıtasıyla oldu iyiki de tanışmışız babamın kalın bağırsak yani kolon kanseri haberini aldık çok üzülmüşdük ailece çok doktorlara gittik bize ameliyat olacaksın dediler bi güven vermediler en son Oktar asoğlu beye muayene olduktan sonra çektirdiyimiz tüm rontgenleri filimleri tahlilleri tek tek inceleme yaptıktan sonra korkulacak bir şey olmadığını söyledi bize ameliyat olmadan da öyle güzel bi haber vediki dünyalar bizim olmuştu ameliyatı hiç düşünmedik bile ertesi gün gelin ameliyat yaparım 4veya 5 günün sonunda taburcu olursunuz dedi ve ameliyat oldu çok şükür hocanın dediyi gibi her şey ilerledi sag olsun hoca ameliyattan sonrada ekibiyle bizi yalnız bırakmadı çok ilgilediler taburcu olduk ve koruma amaçlı kemoterapi ye yönlendirdi bizi şu an için hiçbir sıkıntımız yok allah razı olsun kendisinden iyiki varsın Oktar hocam ALLAH sevdiklerine bagışlasın seni ALİ USLU

Tahsin Yılmaz - 20 Ekim 2017

20.10.2017 tarihinde rektüm tümörü olduğumu öğrendiğimde kısa bir panik ve şok yaşadıktan sonra bir kaç hastanede cerrahlarla görüşmede hepsi amaliyat olmam gerektiğini söylemeleri sonucu size muyane olduğumuzda 1 ay Radyoterapi alındıktan sonra değerlendirme yapılacağı söylendi Radyoterapi sonucu değerlendirmede bizi amalıyatsız takibe alınacağımızı fakat koruyucu amaclı 6 kür Kemoterapi alarak sıkı takiplerle amalıyatsız takipteyiz sonuclar cok güzel gidiyor bu güzelliği başta siz olmak üzere ekibinize borcluyuz dileğimiz sizin gibi yetenek sahibi işini ve insanları seven cerrahların coğalmasıdır. iyki sizi tanıdık iyki varsınız ailece size minnettarız saygılarımızı arz ederiz. Hoşca kalın sağlıkta kalın.

TuranÖzbey - 1 Mart 2019

Temmuz 2018 itibari ile şikayetleri olan eniştemi bencede hemoroiddir diyerek genel cerrah bir arkadaşıma muayene ettirdim. Kendimde doktorum bu arada. Maalesef muayenede rektumunda kitle çıkınca başımdan kaynar sular döküldü. Doktor olmama rağmen o an ne yapıcam nereye gidicez diye endişeler sarmaya başladı. Eşimin arkadaşı olan doktor Çiğdem hanımın ısrarla Oktar hocayı tavsiye etmesindeki hikmeti süreci yaşayınca anladık. Başka hiçbiryeri düşünmeden kendimizi Oktar hocanın odasında bulduk. İlk konuşmamızda ailecek omuzumuzdaki yükün ağırlığından kurtulduk desek yalan olmaz. Herşeyden önce kendisi,ekibi ve Zuhal hanım fazlasıyla hümanist vegüler yüzlüler. Yayılım olmadığını söylediğinde derin bir nefes aldık ve eniştemi kendisine emanet ettik. Başarılı bir ameliyatın ardından geçici torba takıldı ki kaç doktor arkadaşımıza danıştıysak yerleşimi itibari ile büyük ihtimalle kalıcı torba olur dendi. Eniştemin 48 yaşında olduğunu düşününce ağır bir travmada bundan dolayı yaşadık. Fakat Oktar hoca kesinlikle torbasız yaşatıcam enişteni dedi ve o an sevinçten ağladığımı hatırlıyorum. İnanılmaz pozitif,işini titizlikle ve üstün bir beceriyle yapan ve herdaim güler yüzlü. Şimdi ne mi oldu? İki gün sonra torbadan kurtulma ameliyatımız olacak ve eniştem bu zorlu süreci Oktar hocam sayesinde atlatıcak. Kolorektal hastalarının kesinlikle hiç düşünmeden gelmeleri gereken tek adres Prof. Dr. Oktar Asoğlu hocam. Meslektaşınız olarak sizinle gurur duyuyorum. İyiki Türkiye sizin gibi bir doktora sahip!

Selma Koç - 11 Şubat 2018

Ben Selma Koç, Kars'ın Selim ilçesinde oturmaktayım. 2018'in başlarında mide rahatsızlığından dolayı gittiğim doktordan, rektum kanseri olduğumu öğrendim ve şimdiki beni sağlığıma kavuşturan Oktar Asoğlun'u bulana kadar, birçok özel doktor ve özel hastanelere gittim. Hepsi bana ameliyat olup, torbaya bağlı kalacağımı söylediler. Niyayetinde Oktar Asoğlu'nu buldum, beni ameliyatsız sekiz ayda sağlığıma kavuşturdu. Oktar Asoğlu Allah'ın biz insanlara bir lütfu olduğunu düşünüyorum. Kendisine sonsuz sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Bu kutsal görevde duyarlı ve destekleyici tutumları biz hastaları hayata bağlıyor. Değerli doktorum Oktar Asoğlu iyiki hastalığım süresince size denk gelip destekleriniz ve tedavi yöntemlerinize tanık oldum. Sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Adnan Balcıoğlu - 15 Ocak 2019

68 yaşında olsam da yerinde duramayan ve sürekli spor yapan bir beden eğitimi öğretmeni emeklisi olarak izmirdeki doktorlar tarafından konulan rektum kanseri teşhisi ve tedavi olarak da ömür boyu torbaya mahkum olacağımın söylendiği zaman başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü.

Yaşam enerjimi emen bu karar sonrası ameliyat olacakken internetten Oktar hocamızı buldugumuzda bir şansımızı deneyelim diyerek muayeneye gelmeye karar verdik ve iyiki gelmişiz diyoruz Oktar hocamızın sevecen yaklaşımı ve kendinden emin bir şekilde merak etme hocam sizi torbadan kurtaracağım diyince çok sevinsem bile başlarda inanamadım.

Ancak 1 ay içerisinde olduğum iki başarılı ameliyat sonucunda hem torbadan hem de rektum kanserinden kurtuldum.

Oktar hocamın usta elleri ve sınırsız bilgi birikimi dışında sevgi dolu yüreği ve sürekli gülen yüzü ile gönlümüzde taht kurdu.

Sevgili Oktar hocamıza, yardımcısı Burak beye ve güler yüzlü ekibine sonsuz teşekkürler iyi ki varsınız.

Nevin Güneş - 26 Ekim 2017

Prof. Doktor Oktar Asoğluna Teşekkür... Kasım 2017 Prof doktor Oktar Asoğlu ile Rektum kanseri nedeni ile uzun bir araştırma ve internette okuduğum güzel yorumlar sayesinde tanıştım.İlk görüşmemizde ki sıcak kanlılığı,gözünün içine bakarak konuşuyor olması çok güzeldi. Oktar Asoğlunun O an beni kurtara bileceğini düşündüm.Aramızda abla kardeş ilişkisi oldu. Çok rahatlamıştım iyi ki de karşıma çıkmıştı. Sizin sayenizde uzun,zor ama başarılı bir süreçten geçeceğimi hissediyordum ve de hissettiğim gibi bir süreç yaşadım. Oktar Asoğlunun hastalarına karşı olan ilgisi,özeni,nezaketi,sabırlı,güler yüzüyle kendine has tavırlarıyla biz hastalarına bu hastalığı yenebileciğimizi hissettirdi. Daha Önce gittiğim doktorlar rektumun alınması ve kalıcı torba takılması gerektiğini söylemişlerdi. Oysaki Oktar Asoğlu hocam en az 2 hafta en fazla 12 hafta arası torba takabileceğimi söyledi ve bunu duyduğumda çok sevinmiştim. Canım doktorum Oktar Asoğlu tüm evraklarımı inceledikten sonra ameliyatsız Rektum protokolüne aldığını belirtti. Emar ve pet sonuçlarımı kaliteli ekibi radyolog,atom nükleer uzmanı ve cerrah Prof doktor Asoğlu birlikte baktılar,konuştular,tartıştılar ve sorunu birlikte belirlediler. Oy birliği ile kararlarını aldılar. Dünya da eşi benzeri olmayan bu ekibi kutluyorum. Hastalarına kendi ailesi,annesi, babası , gibi davranan işini hakkı ile yapan Oktar Asoğlu köy enstitüsü bir babanın kahramanı hepimizin kahramını , değerlisi, önemlisi. İlaç tedavime başlanmasına karar verildi.28 iş günü radyoterapi aldım ve sonra %75 in üstünde küçülme görüldü.Tümörün 2/3 si gitmişti.Doktorumun amacı ameliyatsız tedavi etmekti.”Radyoterapi+kemoterapi “+cerrahi tedavi “ cebe diyordu. Onkolojik olarak bu hastalıkla bir daha karşılaşmamak,tümörü sıfırlamak,yok etmek ,metastas yapmasını engellemek ve organı korumak tüm isteğiydi Oktar Asoğlunun. Bir cerrahla ameliyatsız tedavi daha ne olsun ki? Halbuki diğer doktorlar ise radyoterapi+cerrahi tedavi+kemoterapi gibi yol izlerken canım doktorum Prof doktor Asoğlu organımı korumaya çalışıyordu. 6 hafta kemoterapi aldım ve tamamen tümör yok oldu ama bağırsakta daralma görüldü bu nedenle ekibiyle birlikte ameliyata karar verildi. 6 saat süren zor bir robotik rektum ameliyatı oldum. Uyandığım da herşeyin yolunda gittiğini çok başarılı bir ameliyat geçirdiğimi Oktar Asoğlu belirtti. 1 hafta sonra kontrole gittiğim de bağırsakta kaçak olmadığını yarın beni ameliyat edebileceğini ve torbayı çıkarabileceğini söyledi. Sevinçten ağladım ailemle sarmaş dolaş oldum çünkü;en çok korktuğum torbayla gezmekti doktor Asoğlu sayesinde torbayla 9 gün sonunda vedalaştım. Dediği gibi 2. Ameliyatımı oldum ve uyandığımda torbasız özgür hayatıma tekrar kavuştum. Bundan daha güzel ne olabilir ki? Türkiye için cansın Oktar Asoğlu işinizi,insanları çok seviyorsunuz,kendinize çok iyi bakın,bizlerin size çok ihtiyacı var. Başımıza bir şey gelecekse bundan kaçamıyoruz bunun sonucunda bunu atlatabiliyor muyuz? İşte olay bu. Bu da sizin sayeniz de oluyor. Ayrıca bir öğretmen gibi siz de yeni nesil genç doktorlara emek vererek onları yetiştirmeniz Ülkem için ne güzel bir kazanç.BKBA ye gittiğiniz de kendinizi eviniz de gibi hissediyorsunuz. Her gidişim de bana kucak açan bir ekiple karşılaşıyorum. Kendisi kadar da ekibinin de insani yanının ağır basmasının bu başarıda payı oldukça yüksek. Rektum hastalığımı bağırsak daralması olmasaydı ameliyatsız atlatabilirdim. Karşıma zoru çıktı bu ekibin desteği ile kolayca atlatabildim. Daha ne yapabiliriz ki diyen bu ekibe Teşekkürler... Her an Doktor Asoğluna bir telefon kadar yakınsınız. Hollanda ile iş birliğinde olan, Rektum kanseri tedavisi sonucu, en prestijli dergi olan “Lancet” yayınlarında Ülkemizin adını duyurduğu için teşekkürler... Sendeledim ama devrilmedim inşallah. Binlerce kere şükürler olsun şimdi iyiyim . Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Rabbim tüm hastalara şifa versin. Hayatımı anlamlandıran insanlara, Prof doktor Asoğluna kocaman bir teşekkür borçluyum. Teşekkürler teşekkürler teşekkürler...

Çoşkun Yıldırım - 10 Ağustos 2016

Merhaba. 2016 yılının haziran ayında yapılan kolonoskopi ve sonrasında sonuçlanan patoloji raporumda rektum kanseri olduğumu öğrendik.bir an önce iyi bir doktor bulmamız gerekiyordu.birisi özel diğeri devlet hastanesi olmak üzere iki ayrı doktora muayene oldum.ikiside bana makatımın tamamen iptal edildileceğini ve ömür boyu kolostomi torbasıyla yaşayacağımı söylediler.Ben ve ailem çok sarsılmıştık.İyice düşündük ve ameliyatı kabul etmedik.İki gün sonra dayım aradı,sana iyi bir doktora randevu aldım dedi.Birde o baksın bakalım ne diyecek.Randevu günü Oktar beyle tanıştık, sıcakkanlılığı ve babacan tavrı çok dikkatimizi çekti.önceden yaptırmış olduğumuz emar ve raporlara baktıktan sonra bize makatımı iptal etmeden bu ameliyatı yapabileceğini söyledi.Kemoterapi ve radyoterapi surecinden sonra 05-12-2016 tarihinde Başarılı bir Robotik Ameliyatla tümör alındı.Ameliyat sonrası rahat bir süreç geçirdim.8 ay kolostomi torbasıyla kaldıktan sonra 10-08-2017 tarihinde kolostomi kapama ameliyatı oldum.Allahın izni ve Oktar beyin üstün başarısıyla kolostomi torbasından kurtuldum.Şimdi çok sağlıklı bir şekilde hayatıma devam ediyorum.Bu vesileyle Oktar bey ve ekibine çok çok teşekkür eder başarılarının ve mutluluklarının devamını dilerim.

Murat Bengi – 29.11.2018

2012 senesinde kolorektal kanseri teşhisini aldığımda Türkiye ve ABD nin en tanınmış önde gelen hastane ve doktorlarına başvurmuştum. Hiçbirinde ne Oktar beyin verdiği güven duygusunu ne de ben ve aileme gösterdiği yakın ilgi ve sabrı bulamadım.
Gerçekten, o zamanlarda çok korkmuştuk. Oktar bey yüzlerce sorumuzu, kaygımıza saatlerini vererek tek tek cevaplamıştı. Tümörün yeri itibariyle çok zor ve uzun bir ameliyatla karşı karşıya kalmıştım. Bu süreçte ameliyatta benim ve ailem için Oktar beyin gerçekten savaşacağına inandım.
Nitekim de öyle oldu. Eşim anlatır, beklenenden iki saat fazla olarak 7 saat süren ameliyat sonrası Oktar bey çıktığında bütün elbisesi sırılsıklam baştan aşağı ter içindeymiş. Ameliyat boyunca da sık sık dışarıda bekleyen aileme haber göndertmiş.
Sonuçta ameliyat başarılı geçti ve ben bu tür özel vakalarından sanıyım 41. idim. Aradan 5 yıl geçti, bu 5 yılda Oktar Bey her üç ayda bir beni tıbbi olarak takip ettiği gibi her an her soruma yanıt verecek kadar da ulaşılabilir oldu.
Oktar beyin artık dünyaca kabul görmüş üstün bilgi ve cerrahi yeteneği kadar hastalarına ve onların ailelerine gösterdiği saygı ve empatini de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sonuçta bütün doktorlar ve özellikle cerrahlar insanlarla en zor ve korku dolu anlarında biraraya gelirler. Karşılaştıkları büyük zorluklara aydınlık bir güler yüz gösterebilen, korkularına anlayış, sorgulamalarına sabır gösterebilen ap ayrı bir insandır, doktordur, dosttur.
Sağlığımı Oktar beye borçluyum.

Gülsüm Şeker 29.11.2018

Bir rahatsızlıktan dolayı doktora gittim çok aşamadan geçtikten sonra rektüm kanseri olduğumu öğrendim. Dünya başıma yıkıldı, bana ameliyat olmam gerektiğini söylediklerinde bir kez daha yıkıldım ne yapacağımı bilemedim.
Bir arkadaşım Prof. Dr. Oktar Asoğlu'na gitmemi önerdi. Randevü alıp gittim ve Oktar hocam bana ameliyatsız iyileşebileceğimi söyledi çok şükür öyle de oldu.
Allah hocama sağlıklı uzun ömür versin, hastalarını sağlığına kavuştursun.
Gülen yüzü hiç solmasın

Ayşem Küçükerol – 29.11.2018

Mide kanseri teşhisi konduğunda neye uğradığımı şaşırdım, dünya başıma yıkıldı sanki. Eşimin yaptığı araştırmalardan sonra sevgili doktorum Oktar Asoğlu ile tanıştım. Sevecen, güler yüzlü, insana huzur ve güven veren bir doktordu. Mutlaka ameliyat olmam gerektiğini, sonraki tedavi aşamalarını ameliyattan sonra görüşeceğimizi söyledi. Gözümüz kapalı kendisine güvendik ve inandık.
Ertesi sabah ameliyata girdim, mi-demin üçte ikisi alındı, şimdi sırada patoloji sonucunu beklemek vardı.
Dördüncü günün sabahında canım doktorum odama girdi ve sonuçların temiz olduğunu, kanserin hiç bir organa sıçramadığını söylerken eşime öyle bir sarıldıki, o manzara hayatımın sonuna kadar gözümün önünden gitmeyecek. O nasıl bir sevinç, o nasıl bir mutluluk, sanki kendi ailesinden bir hasta iyileşmiş gibi coşkuluydu.
Sevgili doktorum Prof. Dr. Oktar Asoğlu,
Yapmış olduğunuz başarılı ameli-yat ve ilginizle beni hayata döndürdünüz, evime yeniden ışık saçtınız, size ne kadar teşekkür etsem az. Ellerinize sağ-lık canım hocam. Sevgiler

Muserret Cermilki – 29.11.2018

Sayın Oktar hocam’a
Adım Muserret . 2017’nin Nisan ayında rahatsızlandım. Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde yaşamaktayım. Doktora gittim. Hastalığımın agır olduğunu ve ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Güvenemedim ve türk vatandaşı olduğum için Türkiye’de tedavi olmaya karar verdim. Türkiyeye geldikten sonra hastalığımdan bitap düştüğüm için gerekli tetkikler yapıldı ve aynı gün hastaneye yatırdılar. Tetkiklerin sonucunda rektum kanseri olduğumu anladım. Işın tedavisi başlatıldı. Son muayenemde doktorum ameliyat olmam gerektiğini ve torba takılacağını söyledi. Dünyam başıma yıkıldı ve çok üzüldüm. Oğlumun doktor olan arkadaşı (Salim ERSÖZLÜ) bize Oktar hocayı tavsiye etti ve hemen aradık. Aynı gün içinde bizi kabul etti ve görüşmeye gittik. Görüşme kadar sıcak ve güzel gecti ki Oktar bey’in verdiği moral,sıcak kanlılığı ve özellikle ameliyat olmadan iyileşme ümidimin olduğunu söylemesi beni çok mutlu etti ve hocamın anlattığı tedavi sürecini kabul ettim. Hocamızın dediklerine harfiyen uyduk. Geçen hergün kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Sonunda iyileşme sürecime şahit oldum. Şuan kemoterapim bitti. 2 ayda bir kontrol takipleri başladı. Doktorumun son teşhisi hastalığımdan eser kalmadığı yönünde oldu. Sadece tedbir amaçlı kontrollerimin devam edeceğini ve hastalanmadan önceki hayatıma geri dönebileceğimi söyledi. Hocamıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Ve sürekli size dua ediyorum hocam.
Bu tür hastalıklara yakalanan hastalara Allah’tan acil şifalar diliyorum.

İbrahim Halil Seyitoğlu – 29.11.2018

Kolorektal kanser cerrrahisinde bir doktor arayışındaysanız tam olarak doğru adres burası.
Özellikle Sevgili Hocam Oktar Asoğlu bu konunun tam anlamıyla kompedanı.
Ben kendim doktorum. Diyarbakır’dan Kolon (kalın bağırsak) Kanseri olan kardeşimi kendilerine emanet ettim ve son derece başarılı bir kapalı ameliyatla sağlığına kavuştu. Çok uzun süren araştırmalarım neticesinde verdiğim bu kararın ne kadar doğru olduğunu bizzat deneyimledim. Kardeşim şimdi son derece sağlıklı.
İyi ki varsınız sevgili Hocam Oktar Asoğlu. Sadece müthiş doktorluğunuzla değil aynı zamanda son derece etik ve insani yaklaşımınız da her türlü takdirin ötesinde. Bir meslektaşınız olarak sizinle ne kadar gurur duysam azdır.
Size ve şahane ekibinize minettarlığımı ifade etmeye kelimeler yetersiz. Kolorektal kanser hastaları için bulunmaz bir şanssınız.

Ayten Yavuz – 29.11.2018

Değerli Oktar hocam, dokunduğunuz her yürekte yeni umutlara vesile olduğunuz için size büyük bir teşekkürü borç bilirim. Yaşadığımız bu süreçte bir doktor olarak bize doktorluğun ne kadar kutsal bir meslek olduğunu bir kez daha gösterdiniz. İşinizi sevgi ve samimiyetle yaptığınız için ve bu sancılı süreçte elimizden sımsıkı tuttuğunuz için size çok teşekkür ederim.
Eğer burada yaşadıklarımız üzerine yazacaklarım birine tecrübe olacaksa ne mutlu bana çünkü biz hasta yakınları olarak hepimiz benzer süreçlerden geçiyoruz. Bu mücadeleyi sürdüren herkese Allah’tan acil şifalar diliyorum.
Bizim mücadelemiz 2018 nisanında başladı. Daha önce adını duyduğumuzda ‘geçmiş olsun’ dilekleriyle moral verdiğimiz hastalık, annemin midesinde bulantı ve iştahsızlık şikayetiyle gittiği doktorun teşhisi koymasıyla çıkmıştı karşımıza. Hayatımızın belki de en zor dönemiydi, kabullenmek ve bu hastalıkla yüzleşmek öylesine zordu ki şuan burada yazacaklarım o acıyı ifade etmeye yetmez, yetemez. Ancak acilen bir şeylerin yapılması gerekiyordu ve hemen doktor arayışına girdim. Oktar hocamızdan önce gittiğimiz doktorların karamsar cümleleri hem korkumuzun hem acımızın artmasına sebep oldu. Ancak bu konuda kendine güvenemeyen ve hastasına cesaret veremeyen bir doktorla bu mücadeleyi sürdürmek çok zor olurdu. Oktar hocamızı bulup kliniğine gittiğimiz ilk günü hatırlıyorum, bizi öyle samimi karşıladı ki bu mücadelede kendine güven duymamızı sağladı. Ve bugün geldiğimiz aşamada iyi ki güvenmişiz diyorum.
Midede ki tümör mideyi sardığı için annemin öncelikle bir kemoterapi sürecinden geçmesi gerekiyordu. Hocamızın tavsiyesi üzerine Doç. Dr. Fatma Şen'e ulaştık. Başarılı bir kemoterapi sürecinden sonra Oktar hocamız annemin ameliyat olması için uygun zamanın geldiğini söyledi ve annemin ameliyat hazırlıklarını başlattık. Elbette her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyatında belirli riskleri ve komplikasyonları vardı; ancak Oktar hocamızla başlamıştık mücadelemize en azından bu süreci kabullenebilmiştik. Hocamızın, annemin ameliyatının çok güzel geçtiğini müjdelediği anı hatırlıyorum gözyaşlarımı tutamamıştım. Akabinde hastanede kaldığımız 6 gün boyunca anneme hem arkadaş hem de bir doktor gibi davrandı. Bundan sonraki süreçte annemin vücudu kemoterapiyi kabul etmedi ve aynı zamanda diyabet hastası olmasından dolayı yaraları çabuk iyileşmedi ancak hocamız bu anlarımızda da bizi yalnız bırakmadı. Her zamanki gibi yanımızda durup, en iyi çözüm neyse bize o yolu gösterdi. Bir doktorun en büyük başarısı hastasına sonuna kadar sahip çıkabilmesidir, Oktar hocam bunu fazlasıyla yaptı. Annem çok şükür şimdi iyi, yaşadıklarımıza bakınca ve Oktar hocamızla başladığımız mücadelemizin seyrine bakınca ne kadar doğru biriyle karşılaştığımızı çok iyi anlıyoruz.
Umarım başarılarınız daim olur, Oktar hocam. En başta elimizden sımsıkı tutan size ve kliniğe gelişimizde biz her zaman güleryüzle karşılayan, yardımcı olan Zuhal hanıma en kalbi duygularımla teşekkür ederim.

Ayşe Selver Salihoğlu – 21.09.2018

Merhaba; Annem 20 yıla yakın bir süredir midesinde problemler yaşıyordu belirli dönemlerde endoskopi yapılıp tedavi süreci planlanıyor ve ilaç tedavisi uygulanıyordu başka hiç bir problemimiz görünmüyordu. Yaklaşık olarak 1veya 1.5 ay öncesine kadar dışarı çıkışlarımızda aşırı yorgunluk bunun yanında halsizlik ve kansızlık problemleri ortaya çıkmaya başladı. Biz ise bunun mide rahatsızlığından kaynaklandığını zannediyorduk karın bölgesinde başlayan ağrılarda zamnla eklenince problemlerimiz artmıştı yapılan kolonoskopi sonucunda annemin bağırsak kanseri olduğunu öğrendik ve bizim için sıkıntılı süreç başlamış oldu. Bu süreç bizim Oktar Asoğlu hocamızı tanımamıza vesile oldu uzun bir hoca arayışından sonra Oktar hocamızla tanıştık yapılan tetkiklerle beraber hocamızın yanına gittik bizi çok sıcak ve samimi bir şekilde karşıladı. Oturup uzun süre konuştuk nasıl bir yol izliyeceğimizi ve hastalık hakkında gerekli bilgileri bize aktardı. En önemlisi artık Annemin güvenli ellerde olduğunu biliyorduk hocamızın verdiği uzun tetkikler ve taramalardan sonra 21.09.2018 tarihinde annem hocamız tarafından ameliyat edildi ve çok başarılı geçti ameliyat sonrasında bize verdiği en güzel haber annemin kurtulmasıydı ve bir kez daha oktar hocamıza karşı olan güvenimiz daha da arttı şu an herşey güzel gidiyor hocama bir kez daha teşekkür ediyorum. İyi ki Oktar hocamızı tanıdık sizi seviyoruzzz hocammm
İyiki hayatımızdasınız.

Şeyma Keskin / Sibel Keskin – 09.11.2018

ŞÜKÜR VE ŞÜKRAN ... Sonsuz şükürler Allah’a, sonsuz şükranlar başta Oktar Hocam olmak üzere tüm ekibine.
65 yaşındaki annemizin rektum kanseri haberini çok tesadüfi bir şekilde öğrendik. Başka bir hastalık için başvurduğumuz doktorumuza, annemin 6-7 aydan beri devam eden kanaması olduğunu söylediğimizde yapılan tetkikler sonucu ( Kolonoskopi,kan tahlilleri,MR,PET/CT çekimleri) aldık bu kötü haberi ki biz bu kanamaları hep hemoroide yormuş ve böyle bir ihtimali aklımıza dahi getirmemiştik. Aldığımız bu haber karşılığında yaşadığımız şok ve duyguları herhangi bir kelime ile ifade etmem gerçekten çok zor. Tabiki durumu kabullenip yapılacak en iyi tedavi şeklini bulmamız gerekliydi. Oktar hocama ulaşmadan önce yaptığımız araştırmalarda ve tedavi için danıştığımız üniversite hastanesinde uygulanacak tek tedavi şeklinden bahsedildi.4 cm boyutunda olan tümör için önce radyoterapi ,kemoterapi sonra ameliyat ve ameliyat sonrası duruma göre yine radyoterapi veya kemoterapi. Ama ameliyat demek yüksek ihtimalle kalıcı kolostomi demekti . Biz hastalığın adını bile telaffuz edemezken, durumu moral bozukluğu yaratmamak adına annemize anlatamamışken hayatını bundan sonra bir torba ile devam ettirebileceğini söylemek gerçekten imkansızdı.
Hayal kırıklıklığı ve bir o kadar da inançla alanında uzman doktor arayışlarımız devam ederken ilk tanıyı koyan doktorumuzdan aldık Oktar Hocamın adını. “Ben böyle bir durumda olsam annemi ve babamı kime emanet ederim diye sorarsanız Oktar Hoca demişti.” Tek bir cümleyle umudumuz artmıştı ve bu konuşmanın anlamını Oktar Hocayla tanıştıktan sonra daha iyi anlamış olduk. Zuhal Hanımdan aynı hafta içerisinde randevu aldıktan sonra kliniğe gittik. Oktar hocanın kollarını açıp hoşgeldiniz deyip sarılışı hala akıllarımızda. O denli güven vericiydi ki. İşte hastalarına ve mesleğine duyduğu saygı , sevgi ilk karşılaşmada bile ön plandaydı. Muayene ve raporların incelenmesinden sonra annemizi ameliyatsız tedavi edebileceğini , yüksek bir oranda başarı sağlanabileceğini söyledi. Bu süreci sizlere yazarken bile yaşadığımız bu günleri yeniden yaşıyor, gözyaşlarıma hakim olamıyorum. Hocam büyük bir titizlikle uygulanacak olan protokolü, tedavi sürecinde yaşayacaklarımızı anlattı. Söylediği her kelimede içtenlik,sıcaklık,samimiyet, güven vardı. “Annem önce Allah’a sonra bize emanet demişti.” Yüzümüzde gülümsemelerle ayrıldık klinikten. Adını bile ağzımıza almadığımız bu hastalıktan kurtulacağımıza önce bizleri inandırdı ve bizlerde hocama duyduğumuz güvenle gerçekleşmesi için dua ettik.
18 ağustos 2017’de başlayan tedavimiz yaklaşık yedi sekiz ay sonra sona ermişti ve izleme sürecine girmiştik. Süreç tabiki fiziksel, mental ve duygusal anlamda yorucuydu. Ama bizleri teselli eden o kadar çok şey de vardı ki. Sanırım ilk sırayı, kemoterapi ilaçlarının annemin saçlarını dökmemesi aldı diyebilirim. Bununla birlikte Acıbadem hastanesindeki konforlu ve rahat koşullarda devam eden süreç, mide bulantılarına ve bağışıklığın düşmemesine yönelik alınan önlemler ve tabiki her kontrole gittiğimizde bizi motive eden iyi haberler veren Oktar hocam.
Şimdi ise artık bu hastalığı ameliyatsız ve torbasız bir şekilde şükürlerle geride bıraktık. Son çekimlerden sonra sürecin çok iyi olduğu ve bölgenin tamamen tümörden temzilendiği haberini aldığımızda yaşadığımız sevinç tarif edilemez.
Güzel enerjsiyle bu süreci bizlere en iyi şekilde atlattıran Oktar Hocam iyi ki varsınız. Çok şükür ki yollarımız sizinle kesişti. Tüm ekibinize ve size sonsuz teşekkürler...
Tüm Keskin Ailesi Adına Saygı Ve Sevgiyle

Ramadan Neyiş – 19.11.2018

23.05.2016’da özel bir hastanede kolonoskopi sonucu makata 3 cm mesafede 9 cm ebatında tümör tespit edildi. Patoloji sonucunda rektum ca olarak tanı konuldu. Böyle soğuk teşhisi ailemde hiç duymamıştım ve yaşamamıştım.
Tanıdığım bir Doçent Doktor Genel Cerrah operasyon sonucu devamlı torba taşımam kesin dedi ve bana Sayın Prof.Dr.Oktar ASOĞLU’na gitmemi önerdi. Prof.Dr. Oktar ASOĞLU’nu ilk görüşümde bana güven verdi. Bana verdiği tüm tedaviyi harfiyen uyguladım. 22.12.2016’da kapalı (robotik) operasyonum yapıldı ve 4.günümde taburcu oldum. Beni önce kanserden sonra kalıcı torbadan kurtaran Sayın Prof.Dr. Oktar ASOĞLU’na ve anestezi dahil tüm ekibine nefes aldıkça dualarımı ve minnettarlığımı saygılarımla sunarım.
NOT: Tıbbi başarısının dışında insani yaklaşımı şahsım için değil tüm hastalarına kapıdan değil candan şikayetini sorması, kanser olan bir hasta için ne olduğunu yaşayan bilir, böyle bir değerli insanı doğurup milletimize ve vatanımıza hayırlı bir evlat olarak yetiştiren annenin ellerinden öperken derdine çare arayan tüm hastalara Allah acil şifa versin. Merhametli ve iyi insanlarla karşılaşmalarını nasip etsin.
Saygılarımla

Fatih ER / 30.10.2018

Çok değerli, Sayın Oktar hocam ;
Öncelikle tedavi başlangıcında ve sürecinde en güçlü şekilde her türlü moral ve motivasyon desteğinizi esirgemediğiniz için çok teşekkür ederim.
Eylül 2016 sonunda Rektum bölgesindeki ağrılar, büyük abdest de sıkıntıların artması ve kısmen de rektumdan büyük abdeste kan izleri olmasından dolayı Rektoskopi-TOMO-MR ve PET-CT den sonra rektum da kitle tespit edildi.
Konya’da ikamet ettiğimden dolayı bu teşhisi ilk olarak abim; Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Cemil ER yapmıştır. Türkiye ve Dünya genelinde yapmış olduğumuz araştırmalar, uzman cerrahlar ile temaslarımız sonucunda tüm işaretler rektum bölgesinin ameliyatsız tedavisi konusunun duayeni Oktar hocayı işaret etti.
Oktar hoca ile görüşmelerimizde Rektum konusunda bu hastalığa ait bugüne kadar yapmış olduğu ameliyatlar ve son yıllarda ameliyatsız rektum tedavisin de elde ettiği klinik bulgular sonucunda benim Ameliyatsız olarak tedavi olabileceğimi ve belirli sürelerde tedavi protokolü ile ileri zamanlarda tekrar nüksetmemesi için kontrol altında alınabileceği söyledi.
Tabi ki ilk başlarda çok fazla inanamadım. Ama zaman geçtikçe ( Tedavi sürecim toplam 5-6 ay sürdü ) şikayetlerimin azaldığını gördüm. bu zaman içerisinde hocamın yüksek moral ve motivasyonu tedaviye daha fazla olumlu etki yaptı.
Özellikle kanser başta olmak üzere en küçük hastalıklar da temel tedavi moral ve motivasyon. Tedavinin başarılı olması için Üç saç ayağını sağlam olması gerekmektedir.
1. Erken teşhis
2. Doğru Hekim
3. İnanç-Moral-Motivasyon
Bu süreç içerisinde kadınların ve erkeklerin 40 yaşından itibaren yılda en azından iki defa bir rektoskopinin ve ileri zamanlarda ise kolonoskopinin yapılması erken tanı için olmazsa olmazıdır. İleri yaşlar da yaşam konforu için gereklilik arz etmektedir.
Halen belirli zamanlarda kontrol tedavilerim Oktar Hocanın kontrolünde bir protokol tedavi çerçevesinde devam etmektedir.
Bu zaman içerisinde ve şu anda da; işlerime devam etmekteyim, yaşam kalitemde her hangi bir olumsuzluk yaşamadım ve halen de yaşamıyorum.
Oktar hocama sonsuz şükranlarımı sunarım. Ayrıca dualarımda Oktar hocanın her zaman yeri var; Allah ondan razı olsun.

Kemalletin Balaban / 29.10.2018

Merhaba,

Yaklaşık 4 ay önce başka bir hastalık sebebi ile hastaneye başvurdum ve bazı tahliller sonucu rektum kanseri olduğumu öğrendim.Hayatımın en zor günlerindendi.Biyopsi sonucuna göre Ana rektal açıdan başlayarak 5cm segmentle en kalın yerinde 18 mm tümör saptandı. Kocaeli de 5 hastane ve 5 genel cerraha ve birkaç onkolojii doktoruna başvurdum. Hastalığım hakkında doktorların bana tedavi olarak söylediği kalıcı kolostomi (torba) başka herhangi bir tedavi olmadığı söylendi.

Bu duruma alışmak zorunda olduğum söylendi ama ben kalıcı torbayı bir türlü kabul edemedim. Başka bir çare bulamayınca kabul etmek zorunda kaldım ve tedavime başlandı. Üniversite hastanesinde 25 gün ışın tedavisi gördüm. Tedavi sonucunda tümör 10mm çapına düştü ve tedaviye cevap verdiğimi öğrendim.

Bir yandan tedavimi olurken araştırmalar yapıyordum ve bu sırada internet üzerinden doktorum Prof.Dr. Oktar Asoğlu 'nun makale ve yayınlarını gördüm robotik cerrahi ile tedavisinden ve benim gibi bir sürü hastanın güzel yorumlarını ve tedavilerini gördüm. Ameliyat olmadan önce randevu aldım ve yanına gittim.

Bana söylediği kalıcı torba takılmasına gerek yok Bunun sonucunda hayatımda torbanın gerek olmadığını öğrendim. Hemen tedavimize Oktar hocamla başladık ilk olarak robotik cerrahi ile geçiçi kolostomi takıldı ameliyatım güzel geçti. 4 hafta sonra ikinci ameliyatımı oldum şuan hayatımda torba yok. Daha önce hastalığımın başında Oktar hocamı bulsaydım ameliyatsız tedavi olabileceğimi söyledi.

Bu süreçte bana destek olan Prof. Dr. Oktar Hocama ve ekibine çok teşekkür ederim. Prof. Dr. Oktar Hocamın güzel insanlığının ve bilgisinin devam etmesini dilerim.
Saygılarımla.

Hakan Demirel / 26.10.2018

1985 İzmir doğumluyum
İnsanlar hiç hasta olmam bana bir şey olmaz diye yaşıyor bu hayatı. Fakat iyi veya kötü her şey insanlar için… Ben de belki bunlardan biriydim, hastalığımla tanışana kadar. İzmir’de ilk olarak apandisit ameliyatı oldum ve rahatsızlığımı burada öğrendim. Fakat işin boyutundan haberdar değildim. Sonradan 3. evrede olduğumu kolon kanseri rahatsızlığına yakalandığımı öğrendim.
Belkide bu apandisit rahatsızlığı olmasa haberim olmayacaktı bu sinsi hastalıktan. Acil ameliyat olmam gerektiği söylendi ve bana hızlı bir şekilde karar vermem söylendi. İzmir’de genç başarılı bir hoca önerildi. Kendisi dalında başarılı ameliyatlar yapmış genç bir hoca. Kensinle görüşmeye gittim. İmkânlarımın müsait olduğunu daha iyi şartlarda ameliyat olmak istediğimi ilettim ve bana bi kardeş gibi yaklaşmasını tavsiyede bulunmasını söyledim.
Bana 3 isim verdi ve hepsi İstanbul’daydı. İnternete girdim ufak bi araştıma yaptım. Oktar Asoğlu ismi birden belirdi kafamda yaptığı çalışmalar ve başarılı bir tıp süreci etkiledi beni. İlk uçakla İstanbul’a Oktar hocanın yanına gittim kendisiyle tanıştığımda ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Bunun sebebiyse hani derler ya hasta doktor ilişkisi… Kendisini tanıdığım andan itibaren bana verdiği samimiyet ve güven o kadar fazlaydı ki biran önce ameliyatımın gerçekleşmesini istedim. Ameliyatım çok başarılı bir şekilde Oktar hocamın ellerinde gerçekleşti çok şükür. Sonrasında ki babacan tavrı sayesinde vermiş olduğu destekle kendimi hiç hasta gibi hissetmedim. Bu bence hastalığın en önemli süreciydi benim için moral ve motivasyon ve ardından kemoterapi sürecim başladı ve 1.5 sene İzmir’de kemoterapi aldım ve başaralı ameliyat sonrası başarılı bir ilaç tedavisiyle zor bir süreci geride bıraktım. Son kontrollerimde tekrar ameliyat olmam gerektiğini öğrendim. Oktar hocayla tekrar bir araya geldik ve bana seni yarın ameliyat edeceğim dedi 1 saniye bile düşünmedim ve bir an önce gerçekleşmesini istedim. Zor bir karar gibi gözüküyor ilk bakışta ama hocanın hayatımdaki etkisiyle bu karar düşünmeye bile gerektirmiyor. İkinci ameliyatımızda çok başaralı geçti ve alınan sonuçlarda artık bu hastalığı yendiğimi öğrendiğimde patolojiden gelen sonuçları Oktar hocanın bana söylerken gözlerinin gülüşünü unutamam hayatım boyunca. Şu an tekrar sağlığıma kavuştuğum için Oktar hocaya minnettarım.
Oktar ASOĞLU bir doktordan fazlası...

Erol KAVAKLI / 26.10.2018

Oktar Hocamı internetten araştırarak buldum.Rektum kanseri tanısı konduktan sonra bu konuda yaptığım araştırmalar sonucu alanında en iyi hekimlerden biri olduğunu öğrendim.
Doktorum bana laporoskopik (kapalı)ameliyat yöntemiyle tedavi olabileceğimi söyledi.04.07.2018 günü ameliyata alındım.Başarılı geçen bir ameliyatla bağırsaklarım dışarı alındı. Yaklaşık 3ay sonra ikinci 11.10.2018 de ikinci bir ameliyatla bağırsaklarım içeri alındı. Bu süreç içerisinde doktorum bana hastalığımla ilgili net bilgiler verdi. Aynı zamanda karaciğerle alakalı başka bir rahatsızlığım daha vardı. Benim için zorlu bir süreç oldu. Bana, oldukça ilgili, samimi ve cana yakın davrandı.
Doktor bey bana hastası değil, bir aile bireyi gibi davrandı. İstediğim zaman kendisiyle iletişim kurabildim. Oktar hocam sayesinde yeniden sağlığıma kavuştum. Gerçekten alanında çok başarılı ve tecrübeli bir hekim.
Oktar Asoğlu hocam ve ekibine beni takrardan sağliğıma kavuşturduğu için, bu süreçte benden desteklerini ve ilgilerini esirgemedikleri için çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız Oktar Asoğlu hocam...

Resmiye Penciyeva / 26.10.2018

Salamlar Men Azerbaycañan Resmiye Penciyeva düz bagırsaq xercengi oldugumnan danısım.
Xerçeng olduğmnan 3 ay qabaq qanaxmalar olduğunu gördüm çox ehemiyyet vermedim bunun babasil oldugunu düşündüm.Sonralar daha cox agrlarım basladı bunu heyat yoldasıma dedim oda babasildir hekime gedib müalice ederik .23.03.2017 tarixinde hekim müayine edib şişin şüheli olduğnu ve bi parcasini müayine ücün götürdüyünü dedi.04.04.2017 Tarixinde mene düz bağırsaq xercengi diaqnozu qayuldu. Hekimlerin tezliikle emeliyat olunmasını ve torba qoyacaqlarını ömrün boyunca torba ile yasayacaqlarını dediler, biz buna razı olmadıq doktorlar arasdırmağa basladıq bizde ki bütün doktorlar bunun caresini yalniz emeliyyat olub torba qoyulacağını dediler. biz caresiz qalib ne edeceyimizi bilmirdik .bir gün dostum zeng etdi ve dediki qonsumuz nece ildir Türkiyede Dr. Oktar Asoglu emeliyatsız müalice edir. Biz der hal doktorla danısdıq ve10.08.2017 tarixinde doktorla görüs teyin etdib Türkiyeye getdik ve Prafessor Dr.Oktar Asoglu bizi qəbul etdi bütün müayineleri edib ve bize svindirici bir cavab verdi. DÜZ BAĞIRSAQ XERÇENGİNİN EMELİYATSIZ MÜALİCE ÜSÜLUYLA MÜALİCE EDECEK.bundan sonra TORBAYA YOX .DÜZ BAGIRSAQ XERÇENGİNE YOX.Yasamağa davam.2 ile yaxındı müalicem davam edir ve hər müayinə də çox mükemmel bir netice elde edmişik artıq xerçengin yoxa çıxdıgını müşahide olunub .OKTAR doktorumuzun sayesinde xerçeng deyilen bir xestelik yoxdur.Allah bir dər versede,şəfasınıın Oktar doktorumuzun elləri ile göndərib. Oktar doktorumuza ve ekibine derin tesekkürler, Allah bele doktorları bu dünyayadan eksik etməsin.

Emine Fisun Ertuğran / 26.10.2018

2015 yazını kabus gibi geçirmiştim. Kendimi çok yorgun hissediyordum. Halsizlik hat safhadaydı ,bir sorun olduğunu hissediyordum. Hekime başvurdum fakat sorunlarım bitmiyordu. Aradan 4 ay geçmişti fakat sorunlarım artmıştı. Daha sonra kolonoskopi yapıldı. Kolonoskopiden çıktım ve yeni ayılmıştım ki, sayın doktorum Oktar Asoğlu ile tanıştım. Dünyanın en şanslı hastalarından biriyim. Güler yüzlü ve samimi bir şekilde, tabureyi çekip ayak ucumda oturdu. Elinde kağıt ve kalem vardı, şema çizerek, bana neler olduğunu ve ne yapmamız gerektiğini güzel bir şekilde anlattı. Hocamın gözlerindeki güveni gördüm ve aynı zamanda vicdanlı bir dr olduğunu hissettim. Bana öyle bir güç verdi ki hiç tereddüt etmeden ertesi sabah 24.10.2015 sabah 07:30 da ameliyata girdim. Başarılı bir ameliyatın ardından, çok şükür normal yaşantıma geri döndüm. 3.yılımı doldurdum .
Sayın doktorum Oktar Asoğlu, iyi ki varsınız, size çok teşekkür ederim. Sizi seviyorum. Allahım size sağlıklı, uzun bir ömür versin. Sonsuz başarılar dilerim.
Sevgi ve saygılarımla

İsmail Han / 26.10.2018

Prof.Dr. Oktar Asoğlu (Bizim için Mükemmel İnsan Oktar Asoğlu)
19 haziran 2018 eşime rectum ca tanısı konulup hayatımızın değiştiği gün.Alınan radyoterapiden sonra ameliyat edilebilir denildi.Ameliyatı eşime kabul ettirebilmekle uğraşırken,kime ameliyat olacağımızı araştırmaya başladık.Hastalığımızın her aşamasında yanımızda olan Sevgili onkologumuzdan bu işi en iyi yapacak kişinin Oktar Asoğlu olduğunu öğrenince hemen randevu aldık.İnternetten araştırdığımızda da gerçekten bu işin üstadı olduğunu öğrendik
14 Eylül 2018 Oktar Hoca ile ilk karşılaşmamız.Ve hayatımıza yeni bir ışık doğmasını sağlayan gün.Muayenehanesine girdiğimizde bizi çok sıcak bir şekilde Zuhal Hanım karşıladı.Sıramızı beklerken Oktar Bey ara ara bize selam verip muhteşem pozitif enerjisi ile eşimin bütün stresini almıştı zaten .Tetkiklerimizi inceleyip muayene ettikten sonra bizi karşısına aldı. Yaklaşık 5.dakikada aylardır doktor ve hastane stresi yaşayan eşimi ameliyata ikna etmekle kalmadı ameliyattan sonraki hayatı ile ilgili de müthiş bir özgüven verdi.
Yaptığı Ameliyatın başarısı ve sonuçları ile ilgili doğal olarak bir şey söylemek mümkün değil.Çünkü bu işin mükemmeli varsa o da Oktar Hoca’nın yaptığıdır. Zaten.Herşey çok güzel oldu.
Etrafımızdan duyuyorduk”Profesörler ameliyat ederler sonra asistanlarına bırakırlar”.Ama Oktar Hoca’yı gördükten sonra tüm fikirlerimiz değişti.Hastanede kaldığımız hergün sabah akşam mutlaka yanımıza geldi.Güler yüzü ve pozitif enerjisi ile bize resmen hastalığımızı unutturdu.Hastaneden sonra da her hafta kontrole çağırdı.Biz kontrollere sıcak,samimi enerjisini almak için çok isteyerek gittik ve O’nun yanından her ayrıldığımızda hastalıktan biraz daha uzaklaştığımızı hissettik.
Bize hayatımızın bu gününe kadar yaşadığımız en büyük sıkıntımızda;
Sizinle karşılaştığımız günden itibaren gösterdiğiniz güler yüzünüz sıcak ilginiz için ,Özellikle hastanede sabah-akşam hiç aksatmadan odamıza mutlaka gelerek mükemmel enerjinizle motive edip bizi hastalık sendromundan hep uzak tuttuğunuz için size çok teşekkür ediyoruz.Biz artık sizi artık ailemizden bir parça gibi görüyoruz ve hep öyle kalacaksınız.
Sevgili Hocam,İyi ki varsınız.
Müthiş enerjiniz ve yeteneklerinizle ihtiyacı olan insanlara hep yardımcı olabilmeniz için Allahım Size Güç Kuvvet Versin.
Ayrıca gülen yüzü ile tüm işleri ışık hızı ile çözen Zuhal Hanım’a,
Bu süreçte yine hep yanımızda olan Burak Bey’e de Kocaman Teşekkürler,
Allah hepinizden razı olsun….
İsmail Han (Eşim Rabia Han duyguları ile)

İmran Hızlı / 24.10.2018

2018 yilinin Ramazan bayrami öncesinde annemin siddetli karin ve bagirsak agrisiyla basladi bizim hastalik sürecimiz. Bayramda dayanilmaz bir hal alan agrilar bayramin ertesi gunu cekilen kolonoskopi sonucu karnin sol üst kisminda kalin bagirsak tümörü olarak teshis konuldu. Biz olayin şokunu atamadan ayni gün sevgili Oktar Hocamiza ulastik ve hemen Maslak Acibadem hastanesine gidip yatis yapmamizi söyledi. Gece gelip mutlaka annemi görecegini soyledi ve dedigi gibi aksam 10 civari gelip annemin tomografi ve kolonoskopi sonucunu inceledi, yarin acil ameliyata alacagini söyledi. Butun bunlari öyle ilgiyle ve zaten korkmus olan bizlere öyle rahat bir sekilde anlatti ki annemizin guvenilir ellerde oldugunu hissettirdi. Hastanede Hocamizin talimatiyla verilen tedaviyle annemiz geceyi nispeten rahat gecirdi. Ertesi gün Oktar Hocam laparoskopik yöntemle ameliyati yapacagini ama herhangi beklenmedik bir durumda acik ameliyata cevirebilecegini soylerek annemi ameliyata aldi. Hocamiza güvenimiz sonsuzdu ve annemi önce Allah'a sonra Oktar Hoca ve Cem Hoca'nin guvenilir ellerine teslim ettik. Cok şukur basarili gecen laparoskopik ameliyattan annem tümörden ve agrilarindan kurtulmus olarak cikti. Oktar Hocam herseyin yolunda oldugunu ve bundan sonraki surecte patolojiyi bekleyip tedaviye ona göre devam edecegimizi söyledi. Onca yogunlugunun arasinda her gün gelerek annemin kontrollerini yapti ve bizi 5.gün hastaneden taburcu etti. Evde gecen iyilesme sürecinde telefonla yada msjla kendisine ulasip sordugumuz sorularimiza gece gündüz demeden cevap verdi. Kontrollerimizde cok sukur hersey yolunda gitti. Artik 3 ayı geride biraktik ve rutin kontrollerimize basladik. Tabi bu arada patoloji sonucuna göre belirledikleri kemoterapi sürecimiz basladi. Onunda yarisini devirdik cok şükür.
Hocami ilk gördügümde verdigi pozitif enerji oyle güzeldi ki hem annem hem de biz ona sonsuz güvendik. Ailemizden biri gibi gördük, uzun süre görmeyince özlüyoruz Hocamizi 🙂 Hem mesleki anlamda hem de insani ve sicak kanli haliyle öylesine kiymetli ki bizim icin. Malesef cok sık göremedigimiz hasta-doktor iliskisi kavramini tamamen gözümüzde degistiren ve konusmasiyla, gülümsemesiyle bize ışık saçan cok cok kiymetli bir Hoca Oktar Hocam. Kendisine her zaman minnettar kalicaz ve kalbimizde cok ayri bir yere sahip olacak. Sonsuz sevgiler ve saygilar sevgili Hocam...

Akile ŞAHALİ / 29.09.2018

Annemde oluşan bir kanama üzerine doktoruna başvurduk. Ancak kolonoskopi ile bir teşhis konulabileceğini öğrendik. Bunu yaptırdıktan sonra ise adeno kanser teşhisi kondu. Buradaki doktorumuzun tavsiyesi üzerine hemen Oktar bey ile email yoluyla temasa geçtim. Kıbrıs’ta yaptığımız bütün tetkileride yolayıp görüş istedim. Mailimin üzerinden 1-2 saat geçmişti ki bütün samimiyetiyle beni telefonla arayarak görüşünü bildirdi. 2 gün sonra annemi ameliyata aldı, sorunlu bölgeyi temizlemişti. 24 saat sonra annem ayaktaydı. Her gün en az 2 kez ziyaret etti, sonuçlar çıkana kadar moral verdi. Ve ameliyattan sonra, 3. günde, sonuçlar çıktı. Annemle hastahane koridorunda yürüyüş yaparken, yüzünde sevinçle yanımıza gelip, sonuçların iyi olduğunu hiçbir tedavi almasına gerek olmadığını anneme sarılarak anlattı. O sırada anladım ki Oktar bey sadece bir doktor değildi. Hastalarıyla birlikte yaşayan bir doktordu...

Herhangi bir sağlık sorununda, bir hastanın tek istediği güven ve moraldi. Aile olarak bunu sağlayabilirsiniz ama bunu doktorunuzdan almak iyileşme sürecinde muazzam bir etki yarattığına tanık oldum. 4. gün hastahaneden çıktık. Fakat yurtdışına gideceğimiz için Oktar bey, 2 gün daha İstanbul’da kalmamızı istedi ama bunu otelde yatarak değil, İstanbul’da gezerek geçirmemiz şartıyla istedi. Her tavsiyesi gibi buna da seve seve uymuştuk. Annem 4 günlük kolon ameliyatı geçirmesine rağmen kaldığımız süreyi hiç yatarak geçirmedi. Manevi değerlerinin dışında hastahanede olduğumuz sürece birçok makalesini okuma fırsatı buldum. Araştırmaları, bu konuda onun neden en iyi olduğunu anlamama yardımcı oldu. En kötü zamanlarda, bu kadar insan odaklı bir doktorla karşılaşmak bizim için büyük bir şanstı. Şu an ailemizin doktoru. Her şey için teşekkür eder, başarılarının devamını dilerim..

Halil İbrahim Kuru yakınları / 29.09.2018

Hayatların dönüm noktaları vardır. 4 kardeş olarak bizimde en çok değer verdiğimiz, saygı gösterdiğimiz, kılına zarar gelmesin diye gözüne değil gözbebeğine baktığımız, sesini duyduğumuzda heyecanlandığımız, nefesi varlığı bize güç kuvvet babamınız biz adına “emanet” dediğimiz hastalığını ilk öğrendiğimiz gün 3 kardeş hastane koridorunda en büyük ablamız çocuklarının eğitimi ve eşinin işleri sebebiyle yaşadığı California da gece vakti çaresizce olduğumuz yere yığıldık kaldık. Allah o acizliği düşmanımıza yaşatmasın.

Sanki daha önce duyduklarımız masal, bizlerin başına gelmeyecek gibi düşünmüşüz. Ne kadarda yakın ne kadar da içimizdeymiş… Tanıdık diye gittiğimiz konusunda uzman bir doktor ruhsuz, soğuk, insanın nefesini kesecek kadar şiddetli “babanız CA (adını anmayı sevmediğimiz) ne olacak, durumunun ağırlığı tetkiklere bağlı” cümlesiyle bizlerin kolu kanadını kırıp yolladığı gün o yollar kardeşlere bitmedi. Oturduk bir yere ağlıyoruz bir yandan konuşuyoruz. Ortanca ablamın komşusu diyor ki “bi doktor var ona mutlaka gidin beni ölümden döndürdü”, diğer taraftan Amerika’dan ablam iki üç yerden araştırıp tek bir doktor ismi yolladı . Ve ısrarla “bu işin Türkiye'deki rakipsiz uzmanı ve dahi dünyada muazzam bir saygınlığı var” diye ekledi. Bir karşılaştırdık ki dünyanın en batısı California’dan ve Türkiye'den iki yerden de aynı isim Prof. Dr. Oktar Asoğlu Hocamızı işaret etti.

Randevu için tereddüt ederek aradık “koskoca rofessor kim bilir ne zamana randevu verirler,” diyerek. Kibar ve naif bir ses Zuhal Hanım “hemen verebilirim” dedi..

Ve biz o andan itbaren Oktar Hocamızın güleryüzlü atmosferine girdik, rüya gibi gelişti her şey.

Hiç yormadan üzmeden tabiri caizse kuş gibi tüm tetkikler ivedilikle yapıldı. Kanatlarımızın düştüğü yerde, ümitleri çatur çutur acımasızca kıran değil sırt sıvazlayan kocaman yürekli, merhamet abidesi Oktar Asoğlu hocamıza çıktı yollarımız.

Bu arada hep duymuşuz ya halk arasında “bu hastalığın ilacı moral, benim bir arkadaşım vardı bu hastalıktan iflah olmadı şunu içsin bunu yutsun,” şeklindeki konuşmalara maruz kalmasınlar diye anne ve babamıza biz CA yı daha söyleyememiştik.

Bir koltuk var bekleme odasında, bekleyişin saniyelerin saatler aldığı yer, umutsuzluğun umuda dönüştüğü yer...

Titreyerek girdik odaya “Profesör babamın suratına pat diye söyler mi, derdine dert katar mı?” gibi kafada deli sorular, ablamda canlı yayınla telefondan dinliyor.

Oktar Hocam öyle bir anlattı ki bizim emaneti, hüzünlü girdiğimiz odadan babam grip olmuş da basit şekilde atlatacakmışız gibi pürneşe çıktık.

Ve Oktar Hocamız ismini bile zikretmedi babama ve anneme bizim emanetin… Tedavi planı yapıldı. Sırasıyla radyoterapi 5 gün ameliyat ve kemoterapi dedi Oktar Hocamız. Boyun kıldan ince, canlarınızı verin dese hepimiz avucumuzda kalbimizi çıkarıp verecez, o haldeyiz.

Rapyoterapiyi aldık . Ardından başarılı bir operasyonla emaneti babam Oktar Hocanın usta ellerine teslim etti. Çok moral verdi bizlere.

Hatta erkek kardeşimle beraber dedik ki “hayal bu ya eğer babam kemoterapi almazsa takla ata ata yuvarlanacağız bu hastaneden çıkarken”.

Nitekim ki babamız, duanın gücü, emin ellerin ve güzel insanların emekleri (başta Oktar Asoğlu hocamız, Cem Hocamız, diğer değerli hocalarımız, ekipleri ve çalışma arkadaşları), umudun gerçekten yaşanmış hikayesi oldu.

Ve maşallah diyerek okumaya devam edin yazımızı…

Daha bitmedi evre 3-4 diye düşünülen emanetimiz ameliyat sonrası tetkikler sonucu evre 1 çıktı… Ve babamızın kemoterapi almasına gerek görülmedi.

3 ay tetkimizde de her şeymiz pırıl pırıl çıktı.

Siz bu satırları okuyan dertdaşlarımız Oktar Asoğlu ile mutlu sonlu Türk filmine şahit oldunuz… VE DUA Biz size yazdığımız bu yazımızı sadece bu dünya da değil dualarımızla da Allah katına da yazdırdık.
Biz doğma büyüme İstanbul Erenköylü kökleri Karadeniz'de bir aileyiz. Anneanne ve dedelerimizin dualarından can-ı yürekten bir demet sizin için; İşiniz gücünüz rast gitsin Rabbim güzel yavrunuzdan güldürsün, aracısız perdesiz gökten yağsın siz yerden toplayın, sizi doğuran ana babanız aziz olsun....

Allah sizin gibi insanların sayısını artırsın... Çünkü ülkemizin ve insanlığın sizlere çok ihtiyacı var.

Oktar Asoğlu sizi ailecek çok seviyoruz ve nefesimiz olduğunca duacınız olacağız…

Dipnot: Ufak bir tüyo; Aslında alışılagelmiş hep “Allah hastamıza şifa versin” diye dua edilirken bunun yanında biz “Allahım Oktar Hocamızın ilmini ameliyatlarda icra edebilmesini her ameliyatının bir gurur vesile olmasını sağla” diye de yalvardık. İşte sonuç…

Ve TEŞEKKÜR

TEŞEKKÜRLER Rabbimiz bu mucizeyi yaşamaya bizleri vesile kıldığın için… TEŞEKKÜRLER Oktar Hocam başarılar hep sizinle ve ekibinizle olsun. Güleryüzünüzle hep varolun.

TEŞEKKÜRLER Babamız, gölgesine yaslandığımız çınar ağacımız, dik tut hep kafanı, sağ ol, sağlıkla senelerce başımızda ol... Senin gibi bir babamız olduğundan gurur üstü şeref duyuyoruz. Bizleri annemiz ile birlikte böyle duygulu merhametli ağzı dualı ve iyilik yapanlara karşı minnet duygulu yetiştirdiğiniz için.

TEŞEKKÜRLER Annemiz, babamızın zor zamanlarında ona şükür dolu ağzınla “of” bile demeden bebekler gibi sevgi ve merhametle baktığın için.

TEŞEKKÜRLER bu satırları sabredip buraya kadar okuyan siz dertdaşlar üzülmeyin tasalanmayın Allah bizimle beraberdir. Ve melek olarak size Oktar Hocayı göndermiştir.

Sonsuz Saygı ve şükranlarımızla
Elif, Ebru, Merva, Ali Arif

Münevver Menteşe / 28.09.2018

Hastanız olan Münevver Menteşe'ye 15.03.2018 tarihinde Mersinde Kolon Kanseri teşhisi konuldu. Doktoru tarafından kendisinin acil bir şekilde ameliyat olması gerektiği söylendi.Teşhis konulduktan sonra 1 ay ışın tedavisi gördü. Mersin'deki doktoru açık ameliyat olması gerektiğini ve torba takılacığını söyledi. Başka bir ihtimal olarak da bağırsaklarının tümünün alınıp yapay bağırsak yapılacağı Mersin'deki doktoru tarafından söylendi. Hastanız olan Münevver Menteş bu işlemin çok riskli olacağını ve kötü sonuçlarla karşılaşacağı endişesiyle başka bir doktor bulma arayışına girdi. Yaptığı araştırmalar sonucunda Sayın Prof. Dr. Oktar ASOĞLU'na güvenebileceğimize karar verdik. 02.07.2018 tarihinde randevu alındı. Gittiği gün doktoru muayene edip ameliyat olması gerektiğini söyleyip yatış işlemlerini başlattı. Münevver Menteş Prof.Dr.Oktar ASOĞLU tarafından kolay bir şekilde 03.07.2018 tarihinde ameliyat edildi. Ameliyat sonrası düzenli olarak kontrolleri sağlandı. Ameliyat için doktoruna teşekkürlerini iletmektedir. Kendisinin çok değerli bir cerrah olduğunu ve pozitif enerjisi ile hastalara güvence verdiğini söyledi. Son olarak Prof. Dr. Oktar ASOĞLU'na ve ekibine sonsuz teşekkürlerimi ilettiğini söyledi. Herkese iyi çalışmalar

Cafer YILDIZCI / 20 Eylül 2018

2018 şubat ayında uzun bir operasyonla, babamızın whipple ameliyatını kıymetli hocam Oktar Asoğlu gerçekleştirdi.

Başta değerli hocam Oktar Asoğlu olmak üzere Boğaziçi Klinik Bilimler Akademisi ekibine minnettarız. Oktar Asoğlu’nun bize sağladığı moral desteği ve ameliyatımızdaki başarısından dolayı teşekkür ediyoruz. Ameliyat sonrasında devam eden ilgisi, takibi ve her an ulaşılabilir durumda oluşu bizler için çok kıymetli. Başarılarının devamını diliyoruz.Uzun yıllar insanlara yardımcı olmaya devam etmeniz dileğiyle.Ayrıca Zuhal hanıma da ilgi ve alakasından ötürü çok teşekkür ederiz.

Savaş Çiftlik / 15 Eylül 2018

Merhaba Ben Savaş Çiftlik,

55 yaşındayım.30.10.2017 tarihinde hiçbir belirti olmadan sadece rutin gaita gizli kan tahlilimi yaptırıp pozitif çıkması sonucunda kolonoskopi yapıldığında ,rektum kanseri olduğumu öğrendim. Bu şoku hemen atlatıp hocam Oktar Asoğlu ile 5 gün içerisinde tanıştık. Çünkü tüm doktor araştırmalarımız bu ismi gösteriyordu.

Hocam yeni bir tedavi protokolünde bahsetti, cerrahi müdahale yoktu. Birtakım sorularımız beynimizde dolaşıyordu. Fakat hiç vakit kaybetmeden hemen başladığımız tedavi yüksek oranda başarı elde edince, kararımızın ve hocamla birlikte devam etmemizin ne kadar doğru bir karar olduğunu bize gösterdi. Ardından dinlenmeler tekrar tedaviye devam etme, sık takip günlük hayat kalitemizi bozmadan bu süreci tamamlamamızı hocam sayesinde bize kısmet etti.

Şuan ben bu yaşadıklarımı yazmak ve sizinle paylaşmak için tam 11 ay bekledim. 2 gün önce bütün kontrollerim yapıldı ve sadece takip protokolünde karar kılındı. Çok mutluyum. Umutsuzluk içerisinde olmadan bu yolu yürüdüm. Hiç kimse tabiki böyle şeyler yaşamasın ama umutsuz asla olmasın.
Oktar Asoğlu hocam ve değerli sevgili ekibi var. Handan, Cem ve Barış Hocam hepsine çok teşekkür ederim. İyi ki varlar. Zaten Oktar Hocam o kadar güler yüzlü, o kadar sıcak ki görünce huzur ve güven buluyorsunuz.

Mehtap Piyi / 18.09.2018

Koca Yürekli Sn. Hocamız Oktar Asoğlu’na

Hocam merhaba. Sizinle tanışalı tam 1 yıl 4 ay oldu. Kızımın 12.06.2017 tarihinde koymuş olduğunuz teşhisle ilk operasyonumuzu gerçekleştirmiştir. Her zaman söylemiştim ve yine söyleyeceğim. Doğru yer, doğru zaman, doğru insan… İyi ki sizi tanıdık ve iyi ki sizinle birlikte bu uzun süreçli yola başladık. Bu geçirdiğimiz süre içerisinde belki siz bile farkında değildiniz ama bana ve kızıma o kadar manevi olarak destek verdiniz ki bunu asla tarif edemem. Ben çok korkuyordum ama bunu kızıma fark ettirmemeye çalışıyordum. Sizin odaya her geldiğimizde siz değil sanki güneş doğuyordu. Sürekli sorular soruyordum ve siz hiç sıkılmadan hepsine cevap veriyordunuz. Kızımın bir gün yanına gelip, oturup, onun elini tuttunuz ve saçını okşadınız. Sonrasında güzel kızım bunlar da geçecek dediğinizde onun gözündeki ışıltıyı asla unutamıyorum. Siz çıktıktan sonra belki de ilk defa yıllar sonra hiç kullanmadığı bir kelimeyi “Anne Oktar Bey ne kadar babacan biri benimle ne kadar güzel ilgilendi,” dediğinde ben odadan kendimi dışarıya zor attım. Onun o sözü hangi duygularla söylediğini tahmin etmiştim… Daha sonrasında 1, 2 derken birkaç operasyon daha geçirdik. Bunu sadece en annesi olarak tek geçirmedim. Siz hep yanındaydınız. Gece saat 1’de sabah 5’te her gün uğruyor ve kontrollerinizi yapıyor, moral verip gidiyordunuz. Doktor olmak, doçent olmak ya da prof olmak önemli değil. Keşke herkes işine, mesleğine bu kadar bağlı kalıp, sadece ameliyat edip benim işim bitti düşüncesinde olmasa. Bunları yazıyorum çünkü o kadar uzun süre geçirdik ki hastanede, hastaya değil hasta yakınına da bir o kadar destek oluyordunuz. Gecesini, gündüzünü, hafta sonunu bile hastalarının yanında geçiren mükemmel insan. Enerjiniz herkese yetiyor.

Bu süreçte kızıma da teşekkür ediyorum. Her ne kadar bazen kıyamet koparsa da sonunda anne bunda da bir hayır var diyerek o da beni teselli etti, moral verdi. Evet zor bir süreçti ve bu süreci önce Allah’ın izni ile sonra sizin o mükemmel cerrahi ellerinizle, Sn. Cem Terzi hocanın ilgisi ve kızıma moral vermesi, Zuhal Hanımın Mehtap Hanım bunlar da geçecek demesi. Hastanede değerlendirme odasında, Bahar ablası, Mustafa Abisi ve diğer arkadaşlar, Endoskopi bölümünde Yaşar Nara beye ve o kadar çok arkadaş var ki teşekkür etmem gereken hepiniz iyi ki varsınız. Odada kaldığınız sürece tüm hemşire arkadaşlara, herkese çok teşekkür ediyorum.

Oktar Hocam iyi ki varsınız ve iyi ki sizi tanıdık. Tarifi olmayan emeğiniz, enerjiniz ve o gülen gözleriniz hiç solmasın. Ailenizle ve sevdiklerinizle birlikte her şey gönlünce olsun inşallah. Rabbim herkese de Allah’ın izni ile şifa versin inşallah. Kızım ve ben sizi seviyoruz koca yürekli adam.

Leman DENİZMAN / 17.09.2018

Yaşım 73, Mayıs ayında Rektum Kanseri 3. Evre olduğumu öğrendiğimde konunun uzmanı 3 doktorla görüştük, hepsi de açık ameliyat ve kalıcı torba olacağını geçici torba ihtimalinin az olduğunu söylediler.

İnternette yeğenimin yaptığı araştırmalar sonucunda Oktar Asoğlu’na rastladık. Hakkında o kadar güzel şeyler yazılmıştı ki bir an abarttıklarını düşündüm.

Muayenehanesine gittiğimizde bizi güler yüzle ve samimi bir şekilde karşıladı, yaşımın üzerinde hiç durmayarak bize yapılacakları anlattı. Genelde zor karar veren biri olmama rağmen Oktar Hoca ile konuştuktan sonra ertesi gün tedaviye başlamıştım.

Önce ışın ve ilaç tedavisi gördüm. Bir süre ara verdikten sonra kapalı ameliyat ve geçici torbaya karar verildi. Hastaneye gittiğimde odam ayrılmıştı, ameliyat öncesi yapılması gereken tetkikler yapıldı, ertesi sabah ameliyata giderken içimde en ufak bir kuşku ve heyecan yoktu. Ameliyatım çok başarılı bir şekilde geçmiş geçici torbaya bile gerek kalmamıştı ve ertesi sabah da yürümeye başlamıştım.

Hastaneye yattığım süre boyunca cumartesi ve pazar demeden sık sık gelip kontrol eden, beni o müthiş ağrılarımdan kurtarıp 2. bir yaşam sunan harika insanlara, başta Prof. Dr. Oktar Asoğlu olmak üzere Prof. Dr. Cem Terzi, Dr. Burak Koza ve her soruma sıkılmadan ve güler yüzle cevap veren Zuhal Hanıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Ve haklarında yazılanlar için az bile yazmışlar diyorum.

Savaş Çiftlik / 03.09.2018

Merhaba Ben Savaş Çiftlik
55 yaşındayım.30.10.2017 tarihinde hiçbir belirti olmadan sadece rutin gaita gizli kan tahlilimi yaptırıp pozitif çıkması sonucunda kolonoskopi yapıldığında, rektum kanseri olduğumu öğrendim. Bu şoku hemen atlatıp hocam Oktar Asoğlu ile 5 gün içerisinde tanıştık. Çünkü tüm doktor araştırmalarımız bu ismi gösteriyordu.

Hocam yeni bir tedavi protokolünde bahsetti, cerrahi müdahale yoktu. Birtakım sorularımız beynimizde dolaşıyordu. Fakat hiç vakit kaybetmeden hemen başladığımız tedavi yüksek oranda başarı elde edince, kararımızın ve hocamla birlikte devam etmemizin ne kadar doğru bir karar olduğunu bize gösterdi. Ardından dinlenmeler tekrar tedaviye devam etme, sık takip günlük hayat kalitemizi bozmadan bu süreci tamamlamamızı hocam sayesinde bize kısmet etti.

Şu an ben bu yaşadıklarımı yazmak ve sizinle paylaşmak için tam 11 ay bekledim. 2 gün önce bütün kontrollerim yapıldı ve sadece takip protokolünde karar kılındı. Çok mutluyum. Umutsuzluk içerisinde olmadan bu yolu yürüdüm. Hiç kimse tabiki böyle şeyler yaşamasın ama umutsuz asla olmasın.
Oktar Asoğlu hocam ve değerli sevgili ekibi var. Handan, Cem ve Barış Hocam hepsine çok teşekkür ederim. İyi ki varlar. Zaten Oktar Hocam o kadar güler yüzlü, o kadar sıcak ki görünce huzur ve güven buluyorsunuz.
Güzel ve sağlıklı günlerde her daim buluşmamız dileğiyle. Umudunuzu asla kaybetmeyin. Sevgiler

Elena ABAY / 19.08.2018

Değerli Doktorum Oktar Bey,
Hayatta her türlü olumsuzluk, keder, hastalık, umutsuzluk yani büyük çukurlar var… O çukura düşmüşken size elini uzatan bir kurtarıcı bulmaktır önemli olan. Herkes bu şansı elde edemiyor olsa da, ben kurtarıcımı tesadüf eseri buldum. Ya da kader mi demek gerekir, bilemiyorum. Oktar Bey, hastalığımın üçüncü evresinin sonlarında bana elini uzattı ve beni sağlığıma kavuşturdu. Büyük moral, ilgi ve sıkı takibiyle kısa sürede sağlığıma kavuştum. Kendisi; on yıl, belki yirmi yıl birlikte olacağımızı, belirlediği zaman aralıklarında kontrolümü yapacağını söyledi. Böyle emin ellerde olmak huzur verici. Değerli Doktorum Oktar Asoğlu, sizin sayenizde iyiyim, sağlıklıyım ve mutluyum. Uzun ve yorucu bir tedavi sürecinde desteğinizi fazlasıyla hissettim. Siz benim kurtarıcımsınız. Ne kadar teşekkür etsem azdır… Sizinle böyle tatsız bir şekilde tanışmak bile gurur verici. Çok başarılı ve iyi bir doktorsunuz. Doktordan öte bir dert ortağısınız. Varlığınız için sonsuz teşekkürler.

İlhan Akyüz / 24.07.2018

2018 yılında Tekirdağ devlet hastanesinde yaptırdığım kolonoskopi sonucu kalınbağırsağımda 2 adet kitle olduğunu öğrendim. Daha sonra yaptığımız doktor araştırmaları neticesinde bu alanda kendini kanıtlamış olan Prof. Dr. Oktar Asoğlu ile yolumuz kesişti. Bunda Oktar beyin bize hastalığımız konusunda ilgili açıklamaları, yaklaşımı ve sıcak kanlılığının etkili olduğunu söyleyebilirim. Ameliyatımda iki kitle ve birçok lenf bezi başarılı şekilde alındı. Bunun sonucunda incebağırsağım kalınbağırsak görevi yapmak için oraya eklendi. Kendisine ilgisi ve çabası için çok teşekkür ederim. Aynı zamanda Zuhal hanım ve Acıbadem maslak hastanesi personeline de ilgilerinden dolayı teşekkür ederim. Oktar bey alanında gerçekten bilgili ve tecrübeli bir doktor. Her şey için tekrar teşekkürler.

Yaşar ŞEN / 13.08.2018

Hastalıkta en büyük şans kendini gözü kapalı emanet edebileceğin bir doktora rast gelmek. Ne mutlu ki ben bu şansı yakalayanlardan oldum.
2018 Ocak ayında tesadüfen öğrendiğimiz ve inanmakta zorlandığımız hastalığım kesinleştiğinde , hep bir elden çare aramaya başladık. Araştırmalarımız sonucu ve kendisi de doktor olan yeğenimin sayesinde yolumuz , değerli hocamız Prof. Dr. Oktar Asoğlu ile kesişti.
Daha ilk randevu da öyle bir doktor - hasta yakınlığı hissettim ki o güven ve koşulsuz teslimiyetle kendimi , Oktar hocamın ellerine bıraktım. 2 gün sonra, ameliyat olmuştum bile. Bu süreçte , hem Oktar hocam hem Cem Terzi hocam sayesinde çok rahat bir ameliyat ve ameliyat sonrası geçirdim.
Her sabah ve her akşam doktorlarımın güler yüzü ve güven veren dost sesi iyileşmeye inancımı motive etti. Sözlere sığmayacak minnet duygumu en son şöyle ifade edebilirim ,Hocam , iyi ki varsınız. İyi ki yolum size çıktı. Şifa dağıtan elleriniz dert görmesin. Ameliyatımdan 8 ay sonra bugün kontrolüm vardı. Çok şükür, sonuç güzel.

Faruk ADIGÜZEL / 13.08.2018

2018 ocak ayında babamıza Rektum Ca tanısı konulduğunda kısa süreli bir şok yaşadıktan sonra uzun bir araştırma neticesinde Prof. Dr. Oktar ASOĞLU hocamızın kolorektal hastalıklarda en iyisi olduğu sonucuna vardık. İlk muayenede bizlere hastalıkla ilgili vermiş olduğu açıklayıcı bilgiler, güven verici tavrı, güzler yüzlü yaklaşımı ile hem hastamızı hem de bizlerin moralini en üst düzeye çıkardı. Yaklaşık altı aydır devam etmekte olan tedavi sürecimiz boyunca uygulamış oldukları tedavi yöntemi ile ameliyatsız Rektum Ca’dan kurtulacağımızı söylediği son muayenemizde mutluluğumuz tarif edilemez olmuştu... Hocam iyi ki varsınız ve bizce gerek Kolorektal Cerrahi ve de Rekrum Ca’da uyguladığınız ameliyatsız tedavi konusunda bir numarasınız. Öncelikle size ve çalışma ekibinize sonsuz teşekkürler...

Funda Uzunoğlu / 10.08.2018

Sevgili doktorumuz bize umut veren Oktar Asoğlu; Enerjiniz, pozitifliğiniz, hasta için büyük önemi olan güzel gülüşünüzle bize destek oldunuz...

Yüreğimizi ağzımıza getiren mide kanseri teşhisi babama konduğu zaman neye uğradığımızı şaşırmıştık. Gerek ameliyat öncesi gerekse sonrası destekleriniz için sonsuz teşekkür...

Çocukları ve eşi adına minnet duyuyoruz...

Funda Uzunoğlu (Kızı)

Gürsel Küçükoğlu / 07.08.2018

Babama 8 Kasım 2017’de Rektum kanser teşhisi konuldu. Babamın dünyası başına yıkıldı. Kıbrıs'ta özel bir doktora gittik. Önce kemoterapi ve ışın tedavisi daha sonra da kalıcı torba olacak, makatı iptal edeceğiz dediler. Babam umutsuz ve çaresizce eve döndü ve herkesle helalleşti kendisi ömür boyu torba ile yaşamayacağını ve tedavi olmayacağını söyledi. Hastalığı hiç bir zaman kabullenmedi. Yaşı daha 57.

Ben bu arada internet üzerinden araştırmalar yaptım ve karşıma İstanbul'da Prof. Dr. Oktar Asoğlu çıktı. Randevu için aradığımda telefona çıkan asistanına biz acil randevu talebi ediyoruz bize ne zamana verebilirsiniz dediğimde hemen diye bir cevap aldım. Nasıl yani diye bir sorum olmuştu ve bana karşıdan gelen cevap bizim için hastalarımız çok değerlidir dedi. Ben çok şaşırmıştım bizim için gözümüzde hemen bir artı olmuştu. 2017 Kasım ayında babam için randevu aldığım da Prof. Dr. Oktar Asoğlu ile ilk karşılaşmamda anımsadığım, sıcak gülümsemesi güven verici duruşu bize yaklaşımı gerek açıklamaları ve bizi bilgilendirmeleri aklımızdaki tüm soruların cevabı olmuştu. Ve tercihimizin doğru olduğunu anladım. Şu anda babamın kontrolleri devam etmektedir. Dalında dünyanın önde gelen cerrahlarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Oktar Bey’den Allah’ım razı olsun.

İyi ki varsın Oktar Hocam

Devrim KARAOĞLU / 07.08.2018

Hayatımın en zorlu döneminde karşımıza çıktı Oktar bey.
Bundan 3 sene önce 39 yaşında kanser teşhisi ile karşı karşıya geldiğimde tüm ailem benim için iyi bir cerrah aramak için seferber oldu. Tesadüfen Oktar bey’in eski hastalarından birisinin tavsiyesi ile tanıştım doktorumuzla. İlk randevuya giderken çok gergin ve stresliydim. Randevu bittiğinde eşim ile birlikte kesin kararımızı vermiştik ameliyatı Oktar bey’in yapmasına. Bu kararı verirken hiç tereddüt etmedik, çünkü Oktar bey iyi bir cerrah olmanın ötesinde iyi bir insandı, merhametliydi, nazikti ve çok duyarlıydı. Başarılı bir ameliyat sürecinin ardından hastanede kaldığım süre boyunca sadece doktor olarak değil, ailesinden birisiymişiz gibi ilgisini, alakasını hiç esirgemedi. Ailemin ve benim moralimizi yüksek tutmamızda çok yardımcı oldu.

Hastalık yoktur, hasta vardır diye bizi hep uyardı. Siz hayatınızı yaşamaya devam edin, hastalık ile ilgili her şey benim kontrolümde dediği günler kendimi çok güvende hissettim.

Sağlıkla geçirdiğim her gün için Oktar bey’i minnetle ve sevgiyle anıyorum. Ailem ve ben kendisine ne kadar teşekkür etsek az kalır.

Sevgiler

Hüseyin Bayatlı / 05.08.2018

Nisan ayında zorlu bir süreç icerisinde bulmuştum kendimi.Vücudumda bir kac tuhaf durumlar gördüğümde azçok şüphelenmeye başlamıştım.Hayatın ne kadar zor bir yer olduğunu birkez daha anlamıştım.O günden sonra tek amacım doğru doktoru bulmaktı taki Prof.Dr.Oktar Asoglu'nu bulana kadar.Tabiki bundan önce nice doktorlar gezmiştim ama hepsi Işın tedavi diyerek tedirgin etmişlerdi beni.Bu tedirginligim doktor Oktari bulana kadardı.ılk randevumuzda doktoru gördüğüm an herşeyin güzel olacağı,iyileşeceğimi anlamiştım.Guler yüzlülüğü samimiyetiyle bi okadar arkadaş gibi yaklaşmasıyla rahatlatmıştı.Diger doktorların aksine birçok şeyi istemedi ve böylece içimde korku denen duygu kalmamıştı.Gecirdigim o süreç boyunca bir doktor olarak degil Abi,kardaş gibiydi.Şuanki sağlığım ona bağlı,nasıl teşekkür edilir billmiyorum ama bana kazandirdiginiz yeni hayat icin sonsuz teşekkürler.

Seyhan TAŞ / 04.08.2018

Prof Dr Oktar Asoglu. Ben Seyhan Taş. İlk doktora gittiğimde bana rektum ca var denildi. Dünyam bir anda kararmıştı. Korkularım endişelerim tarif edilemezdi. Moralim çok bozuldu. Yapılacak hiçbir şey yoktu. Sonra ışın kemoterapi görmeye başladım.

Kaba birini beklerken sanki senelerce birbirimizi tanıyormuş gibi sıcak ve sevecen biriyle karşılaştım.O kişi Oktar hocamdı. Tüm tahlillerime baktı ameliyatsız tedaviye geç kaldığımı başka yerde kemoterapi gördüğümden düzenli alamadığından ameliyata karar verildi. Ameliyat oldum. Patoloji sonuçlarında temiz çıktı çok iyiyim. Oktar hocama hayatımı bana geri verdiği için çok teşekkür ederim. Melek gibi bir insan. Adeta hastalarına adamış bir doktor. İyi ki sizi bulmuşum allah başımızdan eksik etmesin. Hocamı çok seviyorum. Beni hayata tutundurdu. Umut ışığı oldu. İyi ki varsınız:)

Umut DAŞTAN / 04.08.2018

Bundan 7 ay önce rectum ca teşhisiyle hocama gittim.herkezden hocamın ismini duymuştum. Daha ilk randevuda bu hastalığı yeneceğimi hissettirmişdi bana. Ve hocamla tedavide başladık. İnsanlarla ilişkisi insanı rahatlatan tecrübesiyle ameliyat süreçlerimiz başlamış oldu. Başarılı ameliyat sürecimizle beraber şu an iyi durumdayım. Hocama sonsuz teşekkürlerimi iletir saygılar sunarım.

Hatice ZORPİNECİ / 10.08.2018

Mehabalar
Gaziantep ten Hatice ZORPİNECİ ben. Oktar hocamızla Aralık 2017 de tanıştık. Benim 39 yaşında abime ( iSMAİL DURDU ) endoskopi ve kolonoskopi sonucu rektum CA tanısı kondu. Bende bir sağlık personeli olarak böyle bir durumu nasıl karsilayacağimi bilemedim. Rektum CA 3. Evre teşhisi konduğunda dünyam başıma yıkılmıştı.Hiç bilmediğim daha önce duymadigim terimler kulağımda aşina oldu. Sözün bittiği yer terimi tam o anda sanki benim için söylemişti.Söyleyecek söz bulamıyorum, kelimeler bogazimda düğümleniyor. Çaresizlik içinde bir o cerrah bir bu cerrah Gaziantep'te gitmedigim cerrah kalmadı. Çünkü karşımdaki abim canım ciğer parem kılına zarar gelse dünyaları yakarım.Gaziantepte gittiğimiz bütün Cerrahlar bize acilen ameliyat olunması gerektiğini söylediler. Hatta bir doktorla ameliyat gününü bile kararlaştirmiştik.Abim çok korkuyordu ve burada ki doktorlara ameliyat olmak istemiyordu.Sonra çok kapsamlı araştırmalara başladım. Öncelikle bir karar aldık abimle beraber ameliyat olacaksa kesinlikle Gaziantep'te olmayacak. Burada lütfen yanlış anlaşılmasın Gaziantepte ki doktorlarimizda çok iyi. Sadece abim çok etkilendiğinden kendini güvenli ellere bırakmak istiyordu. Ve burada abimin psikolojisi kendini güvende hissetmesi çok önemliydi. Abim çok inançlı bir insan bu hastalığı ilk duyduğunda çok normal karşıladı ve kabullendi. abim bana moral verdi. Çünkü ben bir türlü kabullenemiyordum. İnanmak ve kabullenmek çok önemli. Sonra abimin hastalığı için İstanbulda ki doktorları araştırmaya başladım. İstanbulda ameliyathane hemşiri bir arkadaşımızla irtibata geçtim. Bana Oktar beyi önerdi. Daha önce Oktar beyle çalışmış ve hocamızın işinde çok başarılı olduğunu söyledi. Hemen adresi telefonu alip irtibata geçtim.Doktor beyin sekreteriyle görüşüp randevu gününü kararlaştırdık. Ve ben hep Allah a dua ettim. Rabbim bize yardım et , bizi çaresiz bırakma, bizi iyi insanlarla karşılaştır diye hep dua ettim. Allah bizi Oktar beyle karşılaştırdı. Oktar bey abimin hastaligina vesile olacak kişiydi. Sonra sonuclarimizla beraber Oktar beyle oturup istişare ettik. Doktorumuz o an için bize kesinlikle ameliyat önermedi. Ve bize ameliyatı önermeme sebebini o kadar güzel ifade etti ki... Allah ın yardımı ile biz o an bu doktorun kontrolu altında olmaya karar verdik.Öncelikle ilk 1.5 ay Radyokemoterapi gördük. Sonra 6 kür kemoterapi aldık. Tabi bu süreçler içerisinde sürekli her ay doktor kontrollerini aksatmadan gittik.Toplam 8 ay sürdü. Ve her kontrole gitmemizde Dr Oktar bey tedavinin çok iyi yanıt verdiğini söyledi bize bu süreç içerisinde tümör ün küçüldüğüne tanık olduk. Tedavimiz hala devam ediyor.İnsaAllah herşey çok güzel olacak Allah ın yardımı ile. Biz Rabbimize sığındık.Oktar hocamıza ilgi , alaka, samimiyetinden ve işini en güzel şekilde yaptığından dolayi çok teşekkür ederim. Rabbim Dr Oktar hocamıza sağlık sıhhat huzur versin.Hep varolsun. Allah bizim gibi çaresiz kalan insanların şifalarini bulmasında Oktar hocamızın vesile kılsın. Ayrıca Oktar hocamızın ekibinide sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.Süper bir ekipler. Sevgilerimle...

Orhan Kaya / 6.8.2018

Yaklaşık 9 ay önce Anneme rektum kanseri tanısı konmuştu. Özellikle şu son zamanlarda artan bu tür vakalarda hastaların en yakınlarının hissettikleri o duygular benide derinden üzdü,şaşkın bir o kadarda çaresiz hissediyordum. Ama bir evlat olarak önce bu hastalığı kabul edip iyi bir hekim bulmak için araştırma yaptım.
Çevremden sorup soruşturdum, internetten okumadığım, incelemediğim doktor kalmadı. Bu konudaki bütün hekimleri araştırdım. Ve galiba Allah'ın sevdiği kuluyum ki sayfalardan birinde sevgili hekimim Prof. Dr. Oktar beye ulaştım. Artık karar vermiştim doğru zamanda doğru hekim bulduğumu araştırmalarımda hissettim.
Tanıştığım, dualarla gittiğim muayenesinde ne kadar isabetli bir karar verdiğimi anladım. Bizi doğru yönlendirmeler le bugüne çok şükür mutlu bir insan olarak gelmemizi sağlayan Oktar beye sonsuz teşekkürlerimi sunarım... Bilgi, karakter, hastaya yaklaşım ve insancıllığın dışında güler yüzlülüğü annemin içini de rahatlatmıştı.
Çok şükür ameliyat çok başarılı geçmişti. DOĞRU ELİ bulmak herkese nasip olmaz. Allah kimseye bu hastalığı vermesin ama başa gelirse DOĞRU ADRES rektum dalında bence ülkemizde bulunan en değerli hocalardan biri olan PROF. DR. OKTAR ASOĞLU'dur.
Sevgi ve saygılar...

Hatice Karakuş

Kıymetli, Canım Hocam’a

Ben 30 yaşında sağlık problemleri olan bir genç kızım. 30 yıllık ömrümün 6 yılı sürekli hastanelerde, ameliyathanelerde geçti. Küçük bir ameliyat sonucu hayatım altüst oldu. Guatr ameliyatı sırasında yanlışlıkla 8 cm yemek borusunu kestiler. Yutkunamadım, yiyip içmeden 14 ameliyat, 170 defa buji ve balon dilastasyon oldum. Yemek borusunun yerine koldan ve bacaktan flep alınıp yemek borusu yapıldı. Ama çok kuvvetli olmam sebebi ile saç teli kadar bir açıklık kalıyor ve daralıyordu. Haftalık buji, balon dilatasyonlara girerdim. Hepsi ölüm gibi olurdu. Her endoskopiden, ameliyattan sonra bugün de ölmedim diye şükürler ederdim. Çok araştırdım, çok doktor buldum; fakat hiçbiri cesaret edip yaparım diyemedi. Hepsi sesimin gideceği, trakeostomü açılıp konuşamayacağım bir ameliyat önerdiler. Ama en büyük ölüm benim konuşamamamdı. İstemedim, olmadım. Fakat araştırmaktan da vazgeçmedim. Umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Kaybetmeye de niyetim olmadı. Asla vazgeçmedim. Araştırmalarım sırasında bir doktora rastgeldim. Umutlanamadım. Çünkü bir çok doktorla görüştüm hüsrana uğradım. Ama en son endoskopide akciğerdeki bronşlar patlayınca elimi taşın altına koydum. Bulduğum doktor Prof. Dr. Oktar Asoğlu. Konuştuğum diğer doktorlar gibi değildi. Tek söylediği durumumu anlattım ve bana ben bunu yaparım dedi. Başta korktum ama Hocamın güveni bana da güven verdi. Bu sefer olacak dedim.

Teşbihte hata olmaz kulun Allah’a güvendiği gibi bir güvendi bu. Ben 6 yılda hiç bu kadar güven, samimiyet hiçbir doktora hissetmedim. Ama Oktar Hocam başkaydı, farklı bir insandı. Ve farkını da gösterdi. Ameliyatımı yaptı. Konuşabiliyorum, yemek yiyebiliyorum. Oktar Hocam mucizem oldu. Eşi benzeri bulunmayan bir insan. Gözüm kapalı güvenebileceğim tek insan. Benim için tüm doktorlar bir yana, Oktar Hocam bir yana. Yapamayacağı şey yok. Yapamayacağı şeye de diğerleri gibi yaparım, yapabilirim diyebilecek bir karakteri yok. Hayat mevzusu olunca insanın canı olunca ve bunun başaran, yapabilen, ben bunu yaparım diyen bir Oktar Hoca’sı varsa dünyanın en şanslı insanı sizsiniz. Ve ben çok şanslıyım. O kadar şanslıyım ki Oktar Hocam gibi bir insan, melek, işinin ehli bir insanla karşılaştım. Anlatacaklarım yazmakla bitmez, tükenmez ama kalbimden gelen tek sözle bitirmek istiyorum. Oktar Hocam sizi çok çok çok seviyorum.

Mehmet Ömer Terzioğlu

2017 yılının kasım ayında kolon kanseri teşhisi konduğunda hayatımın en zor dönemecinde olduğumu hissetmiştim. Biraz psikolojik olarak yıpranmışlık ve duygu dengesizliği içinde doktor arayışlarına başlamıştım. Bir iki doktorla görüştükten sonra bir akrabamın komşusunu da tedavi eden Oktar bey'e gitmeye karar vermiştim. Oktar bey ile konuşmamızın daha ilk dakikalarında diğer doktorlarda hissedemediğim güveni ve samimiyeti hissetmiştim. Bana ve aileme bütün gerekli açıklamaları yaptıktan sonra 1 hafta içinde ameliyatımı gerçekleştirmişti. Ameliyat sonrası hastanede kaldığım süre boyunca Oktar bey, Cem bey ve Kürşat bey her gün sabah-akşam, hafta içi-sonu demeden sürekli durumumu kontrol etmeye, bana ve aileme moral vermeye geliyorlardı. Hastaneden çıktıktan kısa bir süre sonra patoloji raporum gelmişti. Oktar bey ve ekibi çok çok başarılı bir ameliyat gerçekleştirmişlerdi. Hastalığımın 2. evrede olduğunu, 101 adet lenf nodu çıkardıklarını, normalde kemoterapiye bile gerek olmayabileceğini ancak genetik yatkınlığım olabileceği için ve yaşımın genç olması nedeniyle 6 ay süreli koruyucu kemoterapi ve genetik danışmanlık almamın daha uygun olacağını belirtmişti Oktar bey. Bu satırları yazarken kemoterapi tedavisinin sonuna gelmek üzereyim.

Yazımı sonlandırmadan önce, benim yeni bir doğum gününe sahip olmama olanak sağlayan, bir baba şefkati ve ilgisiyle ameliyatımı gerçekleştiren ve tedavimi şekillendiren Prof. Dr. Oktar Asoğlu'na, Prof. Dr. Cem Terzi'ye, Op. Dr. Kürşat Rahmi Serin'e ve emeği geçen bütün ekibe ne kadar teşekkür etsem azdır. Ülkemizde ve dünyada parmakla gösterilecek bir doktor ve en önemlisi "insan" olan Oktar bey'e hiçbir tereddüt duymadan kendinizi teslim edebilirsiniz. En karanlık gecelerde ay ve yıldızlar daha parlaktır ve yolunuzu daha çok aydınlatırlar. Oktar bey ve ekibi de sizlerin bu karanlık gecelerinizde yolunuzu Allah'ın izniyle en güzel şekilde aydınlatacaklardır.

Mehmet Salih Aktan

28 Aralık 2016’da kolonoskopi sonucu Rektum CA teşhisi konuldu. Dünyam başıma yıkıldı. Özel bir doktora gittim. İki tane küçücük evladım var. Biri sekiz aylık diğeri ise 2,5 yaşında. Onlara her baktığımda daha da üzülüyordum. Sanki nefes alamıyordum. Yaşım daha 37 idi. Kabullenemiyordum. En son Mersin’de üniversiteye gittim. Önce kemoterapi ve ışın tedavisi dediler. 1,5 ay ışın ve kemoterapi gördüm.

Tedavilerimin sonunda kalıcı torba olacak, makatı iptal edeceğiz dediler. Umutsuz ve çaresizce evime döndüm.

Eşime sonuç bu olacak dedim. Ömür boyu torbaya mahkum kalacaktım. Çok üzüldük ikimiz de. Benden habersiz baya araştırmış internetten. Oktar Asoğlu diye bir doktor var dedi. Baya başarılıymış. Çok methediyorlar. Bir şansımızı deneyelim dedi. Ama hiç umudum yoktu. Beni ikna etti.
Hemen o akşam İstanbul’da olan kayınpederimi aradım. Doktor beyin ismini verdik ve onlardan randevu almalarını istedik. Sadece sonuçlarımı o da bir görsün istedik. Derken karar verdim, İstanbul’a gitmeye. İyiki de gitmişim. Randevu aldık ve gittik. Oktar Bey’in güleryüzü, sevecenliği, çok olumlu konuşması bana baya moral verdi. Ve beni ameliyat edecekti. Birkaç gün sonra eşim ve çocuklarım da geldiler İstanbul’a.

18 Temmuz 2017 robotik ameliyatı oldum. Ameliyatım baya bir zordu ama başarılı geçmişti. Oktar Bey’e çok güveniyordum. Hastanede kaldığım süreçte sık sık beni kontrole geliyordu. Daha da moralimi yükseltiyordu. Çok şükür sonucumuz iyi huylu çıktı. Kalıcı torba takılmadı. Oktar hocamın elleri benim gibi hastalara şifa olur inşallah. 4 ay kadar koruma amaçlı kemoterapi gördüm. Tabi ki zor bir süreçti. Terapilerim bittikten sonra 2. Ameliyatımı 9 Ocak 2018’de oldum. Hamdolsun çabuk da toparladım. 9 ay bir zaman kayınpederlerimde kaldım. Akrabalarım çok destek oldular. Her zaman yanımdalardı. Allah onlardan razı olsun.

Kontrollerim devam ediyordu. Sık sık Oktar Hocamla karşılaşıyordum. Ona minnettarım. En son kontrollerimiz üç ayda bir denildi. Çok sevinmiştik. O gün bayramdı bize. Oktar Bey’e Zuhal Hanım’a da çok teşekkür ederim. Çok yardımcı oldular. Artık evimize dönecektik. Kendimi iyi hissedince Mersin’e döndük ailemle. Şu an her şey yolunda… Tabi ki 3 ayda bir kontrollerimiz devam edecek.
Oktar Bey’den Allah’ım razı olsun. Rabbim uzun ömürler versin. Onu tüm sevdiklerine bağışlasın. Benim gibi olan hastalara Oktar Hocamı öneriyorum.

Herkese Allah’tan Acil Şifalar Diliyorum.

İyi ki varsın Oktar Asoğlu

Rahmi Koç / Kanada

Sn. Prof. Dr. Oktar Asoğlu ve ekibine,

Sayın hocam öncelikle size ve ekibinize çok teşekkür ediyorum. Sizler bu ülke için çok büyük bir şanssınız.

Kolon kanseri (rektum) tanısı konduktan sonra hemen bir araştırmaya girdim. Türkiye’de isim yapmış bu konuda uzman ilk 10 doktora muayene oldum. Doktorların tamamı acilen ameliyat olmam gerektiğini söylediler.

Ve son olarak size geldim. Daha ilk tanışmada kendimi tedavi olmuş gibi hissettim. Sizin sıcak sarılışınız bana büyük bir ümit ve güven verdi. Sizden bun kanserin ameliyatsız tedavi edilebileceğini öğrenince hem çok sevindim, hem de şüpheyle baktım. Acaba mümkün müdür diye çok sorgulayıp araştırdım. Çevremdeki doktor ve diğer arkadaşlarım bu tedavi yöntemine karşı çıktı. Hatta daha da ileri gidip denek olmayın tepkilerini aldım.

Bu kapitalist dünyada asıl kazancı ameliyat etmek olan bir doktor için ameliyatsız yöntemlere zaman harcayıp kendi bindiği dalı kessin diye düşünmeden edemedim. Cerrahın işi ameliyat etmek olduğuna göre niye böyle bir yola girsin. Kafamdaki tüm soruların tek cevabı vardı. Sizin idealist, ülkesine ve insanlığa hizmet etmekten başka bir amacınız olmadığıdır. Diğer türlü ameliyat yöntemiyle daha hızlı ve büyük paralar kazanmak varken niye.

Şu an tüm tedavilerim bitti ve kontrol altındayım. Tanı konulmadan önceki halimden daha sağlıklı ve enerji doluyum. Sizdeki pozitif enerji olduğu gibi hastalarınıza geçiyor ve bu enerji çoğu kanser ilacından daha çok etki yapıyor.

Umarım sizden haberdar olmayanlar da bir an önce haberdar olurlar ve böyle bir şansları olduğunun farkına varırlar.

Yakın ilgi ve sıcak sarılışınız için size ve ekininize çok çok teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.

Allah sizi korusun ve yardımcınız olsun.

Not: Kanada vatandaşı olduğum için raporlarımı Kanada'daki doktorlarıma da gönderdim ve Kanada'daki doktorlar da acil ameliyattan başka çözüm olmadığını tarafıma bildirdiler.

Ayhan Salgın

Değerli arkadaşlar ben rektum hastalığına yakalandım yani bunun diğer bir adı Kolon Kanseri. Başımdan geçenleri sizlere anlatacağım. 26.05.2017 tarihinde doktora gittim ve doktora makatımdan gelen dışkı üzerinde kan gördüğümü söyledim ve muayene oldum. Bana şöyle söyledi: Sende bir senedir var. Ben çok şaşırdım. Kolonoskopi çekti ve parça aldı. Laboratuvara parçayı götürdüm. Sonuç bende bir kitle olduğunu söyledi. Benim terapi almam için hastaneye sevk etti. Ben de orada kemoterapi ve radyoterapi aldım 25 iş günü. Tedavi sonrası doktora geldim. Raporlarımı inceledi. Ameliyat olmamı (%95) torba takılacağını ve torbanın kalıcı olacağını söyledi. Ben bir anda şok oldum. Tepemden kaynar sular boşaldı. Ne yapacağımı şaşırdım. Ben de araştırmaya başladım. Daha önce radyoterapi aldığım zaman zarfında Prof. Dr. Oktar Asoğlu’nun rektum kanseri üzerinde çok iyi bir doktor olduğunu öğrendim. Muayene olmak için ona gittim. Sıra bana geldiğinde bana “Senin moralin çok bozuk, üzülme seni kurtaracağım,” dedi. Bana güven diyerek omuzumu okşadı. Fakat ben inanamadım. Denize düşen yılan sarılır oldu benim durumum. Beni tedaviye aldı ve 7 ay boyunca ayda 1 defa olmak üzere doktora gittim.7 ay sonunda bana kolonoskopi çekti. Bana dedi ki sen kurtuldun tertemizsin, hiçbir şeyin yok. Çok şaşırdım. Sevincimden sanki yeniden doğdum. Bulutların üstünde yürüyordum. Dönüp ona dedim ki “Beni kurtaracağını söylediğinizde size inanmamıştım.” Açıkça ifade ettim. O da bana insanoğlu inanmayabilir dedi. Sizlere söyleyeceğim şu: Prof. Dr. Oktar Asoğlu’na çok ama çok güvenin ben ona hayatımı borçluyum.

Sen iyi ki varsın hocam. Allah seni korusun.

Saygılarımla

S. Özdemir

32 yaşında bir bayanım. Geçen sene FAP (Familial ademomateous polyposis) teşhisi nedeniyle kalın bağırsağımın bütünüyle alınması gerektiğini öğrendim. Fakat bu gerçeği kabullenmem, ameliyata ve daha da önemlisi ameliyatı yapacak doktora karar vermem uzun sürdü. Ta ki Prof Dr Oktar Asoğlu ile tanışıncaya kadar.

Zaten Prof Oktar Bey ile tanışınca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Kendisi görebileceğiniz en bilgili, en yetenekli, en deneyimli aynı zamanda bir o kadar da sempatik ve karşısındaki insana huzur veren bir profesör...
Benim gibi ameliyattan sonra hayatının nasıl değişeceğini, neler olacağını bilemeyen ve bu nedenle endişelenen birini ve bütün aile fertlerimi açıklamalarıyla çok rahatlattı. Zaten kendisi o kadar rahat bir şekilde adım adım herseyi anlatıyor ki siz kendinizi ona gönül rahatlığıyla emanet ediyorsunuz.

Ameliyatımdan sonra hastanede ve sonrasındaki yakın ilgisi ve pozitif enerjisi sayesinde çok çabuk bir şekilde toparladım. Şuan normal hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum, kendisi o kadar mükemmel ve başarılı bir ameliyat yaptı ki en yakınlarım bile bazen böyle büyük bir ameliyatı yakın bir tarihte geçirdiğimi unutuyorlar. Çok sağlıklı ve çok mutluyum, bunu kesinlikle Prof Dr Oktar Asoğlu’na borçluyum.

***

I’m a 32 years old woman. Last year I got diagnosed with FAP (Familial ademomateous polyposis) and learned that my colon must be taken out of my body. It took me a long time to admit that fact, and to decide the operation – most importantly decide the doctor who would operate me...
Until, I met Prof Dr Oktar Asoğlu...

You will understand me when you meet Prof Dr Oktar Asoğlu anyway... He is the most knowledgeable, most experienced, at the same time most sweet and calm professor you could ever imagine...

He understands his patients, treats them like they are his family. I didn’t know what to expect after my operation, how my life will change, I was – all my family and loved ones were very worried about me and my future. But he calmed us all down, explained every step very clearly, very patiently... At the end you trust him with your life and leave yourself to his experienced hands...

After the operation, with his positivity and close attention, I got much better in a very short time. İ got my life back. And because he did a brilliant and a very successful operation, sometimes even my family and I forget how recent this big operation was...
I’m very healthy and very happy right now. İ owe all this to Prof Dr Oktar Asoğlu...

Esra Güvenç

Rektum kanseri olduğumu öğrendiğim de 23 yaşındaydım. Tarih 13 Mart 2017 idi. Balıkesir'de yaşıyorum. Normalde öğrenir öğrenmez İzmir Dokuz Eylül Hastanesi'ne gittik. Orada Cem Terzi hocam benimle çok güzel ilgilendi. İlk önce radyoterapi görmem gerektiğini daha sonra ameliyata gerek olursa ameliyat olacağımı söyledi. Radyoterapi aldım. Dinlenme sürem bitince Cem hocaya randevu almak istedim alamadım. Hocam artık İzmir de değilmiş. Bu beni çok üzmüştü. Aynı hastanede başka bir doktora randevu aldım, gittim, muayene oldum ve bana ameliyat olmam gerektiğini ömür boyu torba ile yaşayacağımı söyledi. Dünyam başıma yıkıldı çok ağladım. Nasıl olur diye Dokuz Eylül'de öğretim görevlisi kuzenim benim için başka iyi doktor araştırmaya başladı ve Oktar Asoğlu'nun en iyisi olduğunu onun için İstanbul'a gitmemiz gerektiğini söyledi. Randevu aldık Eylül ayında İstanbul'a muayene olmaya gittim. Muayene yerine gittiğim de ilk muayene olduğum Cem Terzi hocamın isminin orda yazıldığını gördüğüm de çok mutlu oldum. Oktar Asoğlu ile birliktelermiş. Artık Oktar hocayı ilk gördüğümde güler yüzlü karşılaması güven verici bakışları o kadar mutlu etti ki beni tamam dedim doğru yerdeyim. Muayene oldum ameliyat olacağımı ama ömür boyu torbayla yaşamayacağımı söyledi ve ameliyat oldum. 2 hafta torbayla yaşadıktan sonra tekrar ameliyat ile torbam alındı ve kemoterapi süreci başladı koruma amaçlı. Nisan 2018'deyiz ve bu süreçte bitti. 3 ayda bir İstanbul'a hocalarıma kontrole gidiyorum ama koşa koşa gidiyorum çünkü hocalarımın güler yüzünü görmek bana terapi. Keşke hastalığımı öğrenir öğrenmez Oktar hocamı bulsaydım ama yine de çok mutluyum. Bu zorlu süreci en kolay şekilde atlattığımı düşünüyorum. Oktar hocama Cem hocama Zuhal ablaya Emre'ye güler yüzleri ve ilgileri için çok teşekkür ederim 🙂

Solmaz Sayan'ın Kızı

Anneme 2 sene önce halsizlik, dışkılamada değişiklik, düzensizlik, kanama, karın ağrısı gibi şikayetleri üzerine yapılan kolonoskopide Rektum CA teşhisi kondu. 1 ay boyunca haftada 5 gün kemoterapi hapı ve radyoterapi uygulandı. Sonrasında yapılan kontrolde kaybolmuş tümör tanısı kondu. Çok sevinmiş ve rahatlamıştık. Buna güvenerek kontrol ve takip yapılmadı. Ama 6 ay önce başlayan aynı şikayetler üzerine hastalığın nüksettiği öğrenildi. Tekrar RT alamayacağı için 15 günde 1 defa olmak üzere 3 ay damar yoluyla KT uygulandı. Sonrasında çekilen MR’da tümörün küçülmediği hatta 5 cm boyutundan 6,7 cm’e ulaştığı görüldü. (Aralık 2017)

Prof. Dr. Oktar Asoğlu’nu televizyonda izlemiş, internetten araştırmıştık. Konusunda uzman ve güvenilir olduğu izlenimi edinmiştik. Zaman kaybetmeden İstanbul’a gelerek randevu aldık. İlk görüşmemizde pozitif enerjisi, güven veren yaklaşımıyla kısa sürede ekibiyle birlikte bütün tetkikleri inceleyerek ameliyata karar verip, içtenliği ile bizi ikna etti.

Değerli hocamız böyle kapsamlı bir ameliyatı kısa sürede bilgi, beceri ve deneyimi ile başarı ile gerçekleştirdi.(4 Ocak 2018)

Hastane ve sonrasında, ilgi ve alakası, moral vermesi, hastayı rahatlatması, her bakımdan yardımcı olmasıyla ne kadar doğru adreste olduğumuzu bir kez daha anladık.

Güzel bir ameliyat geçtiği doktorumuzun müjdelediği patoloji raporuyla da belirlendi. Önce Allah’ın izniyle, annemi sağlığına kavuşturan, ağrılarından, hastalığından kurtaran sevgili doktorumuz Oktar Asoğlu başta olmak üzere Boğaziçi Klinik Bilimler Akademisi tüm doktor ve ekibine sonsuz teşekkürler…
İyi ki varsınız, iyi ki size rastladık. Sizin gibi bir doktorun varlığı ülkemiz için bir şans.

Emine Batuhan

Bizim hikayemiz 2017 yılının nisan ayında başladı.İştahsızlık midede şişkinlik kilo kaybı derken kutular doluSU ilaç içtim.O doktor senin bu doktor benim dolaştım ama bir teşhis konulamadı.Ağustos 2017de dayanılmaz hale gelen ağrılar sonucunda endoskopi yapılmasına karar verildi.Çıkan sonuç dünyamızı yıktı Mide CA olduğumu öğredik.o andan itibaren doktor arayışımız başladı.Daha önceden Sn.Prof.Dr.Oktar ASOĞLU hocamıza ameliyat olan bir yakınımızın tavsiyesi üzerine araştırmaya başladık.Bu aşamada sorduğumuz herkesin evet doğru kişi demesi üzerine hemen randevu aldık.Hocamızın alçakgönüllüğü sıcak samimi ve güven veren konuşması bizi çok rahatlattı.Gittiğimiz hafta içinde ameliyatımı yaptı.3 aylık kemoterapi süreci boyunca da hiç desteğini esirgemeyen hocamızdan Allah razı olsun.Son Kontrollerimde bu hastalıktan kurtulduğumu bana müjdeledi.Sizi tanıdığım için çok şanslıyım ALLLAH SİZDEN RAZI OLSUN.

Dr. Lütfü YILMAZ

Yeniden Doğmak Dedikleri Şey...

Hani günlük hayatımızda beklenmedik güzel olaylar bizi yeni bir ruh haline kavuşturduğunda dilimizden birden dökülür ya:"Sanki yeniden doğdum". Evet "Ben bugün yeniden doğdum". Ne mutlu bana ve sevdiklerime ve de çok şükür Yaradana ki bu kanser illetinden kurtuldum. Yaklaşık 8 ay önce başlayan bir süreç ve mutlu son.

Geçen yılın Haziran ayıydı.İlk kez rektum kanseri teşhisi konmuştu. Bunun ancak cerrahi olarak tümörlü bölgenin alınarak makatın işlevine son verilmesi ve kalıcı torba ile hayatıma devam edeceğim şeklinde söylenmesi neticesinde dünyamız yıkıldı.Fakat eşim ve ben hekim idik ve yaptığımız bazı araştırmalar tedavinin yeni yöntemlerle yapıldığı taktirde belki hiç ameliyat gerekmeden ya da ameliyat olunsa bile torba olmaksızın makat işlevinin devam ettirilmesi şeklinde olabileceğini bize söylüyordu.Girdiğimiz arayış neticesinde soluğu Saygıdeğer Oktar Hocamın muayenehanesinde aldık.

Oktar Hocamla ilk görüştüğümüzde sıcak yaklaşımı, pozitif enerjisiyle bize güç verdi ve bu olayı bizim arzu ettiğimiz gibi çözebileceğini söyledi. Mutlu olduk.Aslında tümör karın içinde üst bölgedeki lenf bezlerine sirayet etmişti bu olayın çözümünü güçleştiriyordu.Yani ameliyat gerekebilecekti.

Yaklaşık 4 ay süren kemoterapi ve 1,5 aylık radyoterapi sonrası ameliyat planlandı.Fakat ben ameliyattan çekiniyordum.Biraz da hekim olmanın verdiği bilgi ile hep aklıma olumsuzluklar geliyordu. Karar verdik ve 1 hafta önce başarılı bir ameliyat geçirdim.Bu süreçler epey zor oluyordu ve sabır gerektiriyordu. Bu zor süreci yürütmemde, bana her türlü desteği gösteren sevgili eşimin sabırlı ve dirayetli tutumu, benim için Allah'ın bir lütfuydu. Oktar Hocamın da pozitif tutum sergilemesi işi kolaylaştırıyor ve bana moral oluyordu. Hekim olmanın bana avantajları olduğu gibi dezavantajları da oluyordu. Süreç oldukça zordu ve biz bu süreçten yüzümüzün akıyla çıktık.

Veee mutlu son. Biraz önce patoloji raporum çıktı ve beklenenden çok daha iyi bir sonuç bu.
Kanseri tamamiyle yendik ve ben yeniden doğdum.Kararlar doğru verilmiş, tam bir ustalıkla süreç yürütülmüştü. Kalıcı torba olmaksızın böyle melanet bir hastalıktan kurtulmuştum.

Bu hastalığı yenmemde eşimin, ailemin, eşimin ailesinin, dost, arkadaş çevremin bana verdiği destekler ve ettikleri dualar çok etkili oldu. Tedavinin hiçbir sürecinde umutsuz ve karamsar olmadım.

Başta Oktar Hocam olmak üzere Tıbbi Onkolog Sezer Hocam ve Eskişehirden Zeki Hocam, Radyasyon Onkoloğu Serdar Hocam, ayrıca Oktar Hocamın ekibinden Barış Hocam, Handan Hocam, Cem Hocamın olağanüstü destekleri oldu.Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.İyi ki varsınız. Tabi şifanın ve varlığımızın kaynağı Yüce Allah'a sonsuz şükranlarımı iletiyorum.

Sabiha Berna Yücebaş

Sevgili Hocam,
Rektum kanseri olduğumu anladığım en çaresiz anımda bana engin bilgi ve sakinliğinizle zorlu günleri izah ederek beni hazırlamanıza müteşekkirim.

Şikayetlerimden dolayı yaptırdığım kolonoskopi sonrası rektum Ca kanseri olduğum anlaşılınca ameliyat olmam gerektiği söylendi. Bunun üzerine araştırma yaptım ve bu konu üzerinde uzman olan Prof.Dr.Oktar Asoğlu’na gitmeye karar verdim. Muayene sırasında ki sıcaklığı ve sanki hasta değilmişim gibi tutumu bütün karamsarlığımı aldı götürdü. Çok hızlı bir şekilde pet ve mr istedi ve 3 gün sonrasına ameliyat kararı aldı.7.7.2017 tarihinde Laparoskobik ameliyatla uzunluğu 5 cm,genişliği 5 cm ve kalınlığı 1.7 cm olan tümör ve 30 adet lenf düğümü(3 tanesinde karsinom metastazı) çıkarıldı. İlk ameliyatım sonrası 2. ameliyatla geçici torba takıldı.Gayet kısa bir süre sonra 31.7.2017 tarihinde torba açık ameliyatla çıkarıldı.Ameliyatta ve ameliyat sonrası hiçbir sıkıntım olmadı.

Lenf düğümlerine sıçrama olduğundan ötürü ameliyat sonrası 1 ay radyoterapi ve 6 ay kemoterapi aldım.Ameliyattan sonra bugüne kadar olan zaman diliminde sağlığıma kavuştum.Bugün önce rabbimin sonra da sizin sayenizde sağlıklı bir nefes alabiliyorsam şükürler olsun.

Hasta doktor ilişkisinin bilginin yanında sevginin de önemine bir kez daha inandım .Doktorluğunuzun sevecenlikle birleşmesinden dolayı başarılı olduğunuz kanaatiyle her şey için teşekkür ederim.

Başarılarınızın devamını temenni ederim.
Saygılarımla.

Talip Aktaş

2017 Temmuz ayında halsizlik, kabızlık ve kilo verme şikayeti ile kızımın isteği doğrultusunda check up yaptırmak için hastaneye gittim, kan değerlerim de bir sıkıntı olmasa da; gaitada gizli kan testinin pozitif çıkması sonucu; doktor kolonoskopi yaptırmam gerektiğini söyledi, ben geçmiş tecrübelerime dayanarak hemeroid(basur)olabileceğini düşündüm ama yine de kolonoskopi yaptırdım; rektum bölgesinde tümörün oluşumu bu işleme tam anlamıyla izin vermese de polip alınarak patoloji sonucunu beklememi söylediler.Hemen sonrasında doktorlarla görüştüğümde acil ameliyat olmam gerektiği ve tümörlü bölgenin acil alınması gerektiği söylendi. Hiç beklemediğim bir anda babam ve erkek kardeşimi de bu hastalıktan kaybetmişken bir anda şok oldum ve karamsarlığa kapıldım. Tüm ailem ve asistanım doktor arayışına girerek beni farklı doktorlara götürdüler ,ameliyatsız çözümler olabileceği şeklindeki haberler bana bir umut olmuştu. İnternet araştırmalarım sonucu Oktar Bey’in asistanından randevu aldım, kızımın arkadaşının doktor babası meslektaşının rektum kanseri konusunda çok iyi bir profesör olduğunu söylemesi üzerine; içim de biraz daha rahat bir şekilde kızımla görüşmeye gittim. Sadece görüşme olacağını düşünürken bir anda ameliyat günü alıp çıkacağımı tahmin bile edemezdim. Oktar Bey samimi davranışları ,sevecen konuşmaları ve güleryüzü ile sanki yıllardır tanıdığım bir dostum gibi davrandı. Hastalığımın basit bir ameliyatla hallolacağını, bir haftalık bir dinlenme ile işime çok rahat bir şekilde gideceğimi söylediğinde çok mutlu olmuştum. Tereddüt etmeden doktorumu buldum dedim.

15 Ağustos 2017 günü Maslak Acıbadem’de ameliyatımı oldum; 3 gün hastanede kalış süresince Oktar Bey ve ekibinin her gün kontrole gelmesi de kendimi çok iyi hissettiriyordu. Taburcu olacağım sabah kendimi iyi hissediyordum ve iş yerime gidip bazı işlerime bakmam gerekiyordu; oğlum ve eşim ne kadar karşı çıksa da taburcu olduktan sonra bir yarım saatliğine iş yerime gidip bazı işleri kontrol edip; tekrar evime döndüm.(bu detayı benim gibi işini çok seven ve ameliyatın zor olacağını düşünen hastalar için veriyorum). Yaklaşık bir hafta sonra patoloji sonucununda güzel gelmesi ile mutluluğum ikiye katlandı, bu sürecin böyle kolay geçebileceğini hiç düşünmemiştim. 5 yıl süre ile üç ayda bir kan testi yaptırıp kontrole gideceğim; PET ve kolonoskopi ile de kontrol altında olacağım, bu yakın takip ile hem sağlığım emin ellerde olacak hem de Oktar Bey’in pozitif enerjisinden ve güzel sohbetinden faydalanacağım.

Değerli Profesör Oktar Asoğlu kendini hastalarına ve mesleğine adamış ,ülkemizin yetiştirdiği iyi kalpli ve çok kıymetli bir bilim insanıdır. Onu tanıdığım ve bu süreci beraber yaşadığım için kendisine müteşekkirim, bu hastalığı olan insanlara da her girdiğim ortamda kendisini anlatıp, tavsiye ediyorum.

Bu süreçte yanımda olan evlatlarım, eşim ve dostlarıma da teşekkür ediyorum

Tüm hastalara acil şifalar diliyorum...

Gökhan Örmen

Merhaba ben Gökhan Örmen. Kasım 2017 de yapılan kolonoskopi sonucu kalın bağırsağım da büyük bir polip bulununca bu bölgenin ameliyatla alınması gerektiği ve bu polipin kanserojen olacağı söylendi. Bir doktor arkadaşımızın tavsiyesi üzerine Prof DR Oktar Asoğlu’nun muayehanesine gittik. Bir cumartesi günü merkezinde bekleyen çok hasta vardı ve Oktar Bey daha gelmemişti. Gelmemizden yaklaşık 10 dakika sonra kendisi geldi. Ana kapıdan girer girmez herkesin elini sıkmaya , hatırını sormaya başladı. O güne kadar hiç böyle davranan bir doktor görmemiştim. Herkesle o kadar sıcak ve samimi idi ki etkilenmemek imkansızdı. Sıramız gelince bizi odasına alırken bile gönlümü alıp beni hemen rahatlattı. Konusuna hakim ve işinde kesinlikle en iyi olduğunu çok samimi ve insancıl davranışıyla beni ikna etmesi saniyeler sürdü. Kesinlikle böyle bir doktor görmemiştim hele İstanbul gibi tıp sektörünün artık tamamının eko medikal sisteme geçtiği bir şehirde Oktar Bey gibi hümanist , hastasını kendisinden daha öncelikli düşünen ve dünyanın en iyi hastanelerinden aldığı teklifleri eliyle bir kenera itip ülkesine bir katkı yapmak için dönen birisini tanımak samanda iğneyi bulmaya benzer. Kendisi gibi düşünen ve davranan harika bir de ekip oluşturmuş olan Prof Dr Oktar Bey ayni zamanda bilgi ve tecrübelerini genç ve diğer doktorlarla da paylaşarak ne kadar önemli bir iş yaptığını gördüm. Pataloji raporum polipin kanser olduğunu ortaya çıkarttı. Ameliyatım ve sonrası hakkında herşey Oktar Bey in anlattığı gibi gelişti. Hastanedeyken Pazar günü bile hem sabah hem akşam ziyaret etmesi beni çok şaşırttı. Hastasına sanki kendi ailesinden bir birey gibi davranan başka bir doktor tanımadım. Yapmış olduğu ameliyat, işin içinde olan diğer bütün doktorlar tarafından muhteşem olarak nitelendirilince ne kadar şanslı olduğumu tahmin edebilirsiniz. Ben başıma gelen her olaydan “ ben bu işten ne öğrendim ne kazandım “ diye düşünen kalender bir insanım. İşte benim bu işten en büyük kazancım Oktar Asoğlu’nu tanımaktır. İyiki varsınız hocam , iyiki sizi tanıdım. Bu ülkede olmanız ve yaptıklarınız çok ama çok değerlidir. Başarılarınızın devamını dilerim.

Lerzan TUNCALİ

Geçirmiş olduğum iki büyük ameliyat, 8 aylık bir kemoterapi sürecinden sonra gittiğim doktor kontrolünde hastalığımın nüksettiğini öğrendiğim gün… Kurtulamamıştım… Hâlbuki her şey yolunda gitmişti 4. Evreydim, karaciğerimde metastazlarım vardı ama kemoterapi de ameliyatlarımda işe yaramıştı, neden bitmedi. Doktorumun dediğine göre artık kurtulamayacaktım kemoterapi işe yaramayacaktı ve ameliyat tavsiye etmiyordu 3 ay iyi olacağımı 6. Ayın sonunda da öleceğimi söyledi. Ama ben çok iyiydim sorsanız hasta bile değildim. O an soğuk bir el hissettim sanki omzumda evimin yolunu unuttum. Kimi arayacağımı bilemedim…

Tedavi olduğum hastanede pet çekimlerini yapan teknisyen ile karşılaştım hastaneden çıkarken, tedavimin nasıl devam edeceğini sordu ben de doktorumun söylediklerini söyledim. Ölecekmişim dedim. Halime acısa ağlayacaktım ama o güldü. Bir doktor var dedi Oktar Asoğlu pet için hastaları geliyor bana, kendisini tanımıyorum ama hastalarını biliyorum inanılmaz aşama kaydediyorlar, iyileşiyorlar hemen oraya git. Şimdi düşünüyorum da gerçekten kimse karşımıza tesadüfen çıkmıyor.

Umutsuzdum, daha önce bu hastalığın neden bana geldiğini hiç sorgulamamıştım ama şimdi farklıydı yenilmiştim nerede hata yaptım, neden iyileşemedim kafamda bir sürü soru vardı. Hastaneden çıkıp kliniğe gitmem 15 dakika sürdü ama sanki ben saatlerce yol gitmiştim, korkuyordum öleceğimi bir kez daha duymak istemiyordum. Klinikte bir süre bekledim bu arada Oktar Hoca, Cem Hoca ve Kürşat Hoca dosyamı inceliyorlardı. Nihayet görüşme vakti geldi... Ömrümde hiç bu kadar ağladığımı hatırlamıyorum küçük bir kız çocuğuydum sanki. Ölecekmişim dedim Oktar Hoca neden dedi hastayım dedim iyileşmeyeceğim. Üzgünüm, benim için de bunu söylemek çok zor, çok gençsin ama elden ne gelir bunları söylemesini bekliyordum. Öyle bir şey yok sana yardım edeceğiz dedi yalnız değilsin seni bırakmayacağız! Ameliyat olamazmışım dedim, Kürşat hoca ben seni ameliyat ederim Karaciğerini inceledim olacak dedi. Ameliyat olsam da tekrar nüksedecekmiş bitmeyecekmiş dedim, Cem Hoca kızdı o zaman dedi tekrar ameliyat ederiz iyileşene kadar seni ameliyat ederiz.

Yaklaşık bir buçuk yıldır tedavi oluyorum çok fazla doktor tanıdım. Öğrendim ki doktorluk sadece tıp okumakla olmuyor. İçinde zerre insan sevgisi kalmamış doktorlarla tanıştım, çıkarlarını bir hayatın önünde tutan hastane çalışanları gördüm. Maalesef bu hastalık sizi herkese muhtaç ediyor. Sadece hastalıkla değil doğru bilgileri, tedaviyi ve doktorları bulmak için de mücadele etmek zorundasınız. Benim aylar önce omzumda hissettiğim o buz gibi el Oktar hocanın şefkatli eline dönüştü ben çok şanslıyım ki Oktar Hoca, Cem Hoca ve Kürşat Hoca ile karşılaştım.

Keşke daha güzel ifade edebilsem, keşke bire bir yazabilsem hissettiklerimi anca bu kadar becerebildim. Hala tedavim devam ediyor kendimi çok iyi hissediyorum umutluyum iyileşebileceğimi hissediyorum bana bu direnme gücünü onlarla bağ kurmama izin veren doktorlarım verdi. Bilirsiniz ki çoğu doktor hastalarıyla bağ kurmaz.

Ben Oktar Hoca ve ekibi ile taşıp ta iyileşme umudu kazanmayacak hasta olacağını düşünmüyorum. Eğer size iyi olacaksın diyorlarsa iyi olacaksınızdır. Kendinizi önce Allaha sonra Oktar Hoca ve ekibine bırakın ve sadece iyileşmeye odaklanın. Bu mektubu aslında Oktar Hocama yazacaktım ama O zaten bunların hepsini biliyor. Oktar Hocam "kendi tabiri ile bu küçük kız çocuğunun" çok geveze olduğunu da biliyor. Çok yazdım, çok uzun tuttum kendim okurken bile yoruldum ama inşallah başka hastalara umut olurum.

Oktar hocam size minnettarım, sizinle birlikte Cem Hocam, Kürşat Hocam, Zuhal Hanım, Emre Bey ve Boğaziçi Klinik Bilimler Akademisi çalışanlarına çok teşekkür ederim.
Benim hikâyem de inşallah mutlu son ile bitecek.

Ahmet Uysal

2017 Mayıs ayının son günlerinde dışkıda çok hafif bir kanama ile başlayan muayene, kolonoskopi, emar, tomografi neticesinde konan teşhisin ardında kara günlerin başladığını düşünmeye başladım.

İlk teşhisi koyan doktorun radyoterapi ile rektumda bulunan tümörün küçültülerek ameliyat edilmesinin zorunlu olduğunu, riskli bölgede olduğu için ameliyat bölgesinin iyileşmesine kadar kolostomi torbası ile yaşayacağımı daha sonra ikinci bir operasyonla bağırsağın normal işlevine döndürülebileceğini söylemişti. Velhasıl benim için uzun ve sıkıntılı bir süreç kaçınılmaz gibi görünüyordu.

Vakit geçirmeden, ani bir kararla başka doktorların da görüşlerini almaya karar verdim. Kolonoskopi, emar, tomografi, ve patoloji sonuçlarını başka doktorlara da göstermek için aldığımda tüm bu tetkikleri yapan hastanenin Radyoloji Bölümü başkanı, başka doktor ismi vermeden Oktar Hoca’ya mı göstereceksiniz dediğinde hayatımın bu kadar değişeceğini düşünmemiştim. İyi ki de gitmişim, iyi ki de Allah Oktar Hoca’yı karşıma çıkarmış.

Doktorluğunun yanında candan bir dost, pozitif düşünceleri ile insana moral veren, güç veren, güven veren adeta bir yaşam koçu. Muayene odasına gelen her hastasına dostça sarılan aileden biri. Cerrah olmasına rağmen ameliyatsız de tedavi olanaklarının var olduğunu hastalarına açık yüreklilikle söyleyen ve bu uğurda mücadele eden biri. (Ben de açık yüreklilikle söyleyebilirim ki en ufak bir durumda cerraha gittiğinizde ameliyatın kaçınılmaz olduğunu hatta gerekmediği halde ameliyat yapıldığını biliyoruz)

Kolorektal alanda kendini kanıtlamış, yurt içinden ve yurt dışından gelen hastalara şifa veren Türkiye’nin yetiştirdiği bir numaralı cerrahı olan Prof.Dr. Oktar Asoğlu, rektumdaki tümörün ameliyatsız da tedavi edebileceğini söylediğinde dünyalar benim oldu. Onun sayesinde ameliyatsız bu illeti vücudumuzdan söküp attık. Oktar Hoca ile karşılaşmamış olsaydım hayatımın rotasının nasıl olacağını şimdi düşünmek bile istemiyorum.

Prof.Dr.Oktar Asoğlu iyi ki sizi tanımışım. Oktar Hocam iyi ki varsınız. Başarılarınız daim olsun.
Size ve ekibinize sonsuz teşekkürler.

Pınar Kabil & Safiye Mert

Nazım Hikmet Abidin Dino’ya demiş ya “bana mutluluğun resmini yapabilirmisin” diye, işte bizim ailede o resmi bize yapan sevgili Oktar Hocam,

Tam sağlık sektöründe dönen ticaretin girdabına kapılmaya ramak kala,Yaradan sizi çıkardı karşımıza. Hikayemiz bir e-mail ile başladı. Kolon Ca teşhisi konulan ablama ait kolonoskopi sonuçlarını ve hastalığın tarihi sürecini anlatan bir emaili gecenin geç saatlerinde gönderdim size.Tam üç dakika sonra telefonum çaldı ve “ ben Oktar Asoğlu, mailinizi aldım, korkacak bir şey yok” dediniz. İsviçre'de bir kongredeyim, 2 gün sonra sizi ofisimde bekliyorum “ diye devam eden konuşmanız bizim yol haritamız oldu. “Korkacak bir şey yok” cümlesi var ya hocam bu cümleyi o anda duymanın ne demek olduğunu anlatabilmenin tarifleyebilmenin ne yazık kibir izahı yok bende. Boğazım düğümlenmişti adeta ,işte bu dedim , doktor bu işte.

Gerekli tüm tetkikleri bana yazdırdınız ,ardından tetkikleri yaptırıp ofisinize geldik. Ablama hastalığını ve olacağı ameliyatı şema üzerinden anlatışınızda bilgi değil umut veriyordunuz, ağzınızdan çıkan her cümle kalbimize işliyordu. Her kelimesini tekrar tekrar ablam kardeşim ve ben birbirimize anlattık sonrasında. Olacak bu iş ya, inandık size, tam teslimiyetti bizimkisi.
Ameliyathane kapısındaki korkumuz,sizin zafer işaretiyle kapıda gülen yüzünüzü gördüğümüz anda umuda dönüştü. Kardeşime , bana öyle sıkı sarıldınız ki , dünya üzerinde umut kelimesinin bir kişiye nakledilmesinin başka izahı olamazdı.Ameliyat sonrasında hastanede kaldığımız günler boyunca hep bir adım ötemizde hep yanı başımızda oldunuz, ilginiz hiç üzerimizden eksilmedi. Ne kadar teşekkür etsem azdır hocam size.

Sizi bilim kopyalayabilse keşke , ya da bir bilgisayar mühendisi olarak ben, size yüklenen işletim sistemini , diğer sağlık çalışanlarına mı kopyalasam ben. Siz bizim aile için Kuzey Işıkları’sınız, damarlarımızda taşıdığımız kandaki iyi askerlerin komutanı, kötü askerlerin kabusu oldunuz. Efsane kelimesi tam da sizi anlatmak için bulunmuş bence. Sizi çok seviyoruz.

Kazım ÖZDEMİR

Hastalığımın ilk belirtileri 2016 yılı Aralık ayının son günlerine denk geldi. Rahatsızlığım dayanılmaz olunca artık doktora gitmem zorunlu bir hal aldı. O dönemde ikamet ettiğim Tekirdağ'da bulunan Üniversitesi Hastanesinde ilk tetkikler kanseri gösterince hastane yeni kurulduğu için ameliyatı orda olmak istemedim.

Oktar hocamızla yollarımın kesişmesi eşimin internetten hastalığımla ilgili iyi bir doktor arayışı neticesinde oldu. Eşimin bulduğu doktorlar arasında en başarılı çalışmalara imza atan, hasta memnuniyeti en yüksek olan ve bir çok uluslararası araştırmaları bulunan Oktar hocamız ön plana çıktı. Bu nedenle Oktar hocamızla temas kurarak durumumu ilettiğimde, vakit kaybetmeden gelmemi istedi.

Hocamız hızlı bir şekilde pet ile mr çektirerek ve kendi kontrollerini yaparak bizi karşısına aldı. Sonuçlar 3. evre Rektum Kanseri olduğunu yazıyordu. Tümör çok büyüktü yakın çevresine sıçramıştı. Bize bir kez olsun hastalığın kötü tarafından bahsetmedi ve tedaviyle ilgili süreci büyük bir sabırla anlatarak ameliyatsız çözümün mümkün olabileceğinden bahsetti. Bizimle ilgisi, sorularımıza verdiği içten yanıtlar ve yaklaşımı bizi çok rahatlattı ve hemen radyo terapi tedavisine başladık.

Radyo terapiden sonra zorlu kemoterapi süreci başladı. Toplam 6 doz kemoterapi sonrasında yapılan kontroller sonucunda hastalığı büyük oranda atlattığım ortaya çıktı. 6-7 aylık bir süreç sonunda hem sıkıntılarım son bulmuş hem de tümör kaybolmuştu. Ancak tümörün olduğu bölgede ülser yarası şeklinde bir yaranın kalması neticesinde hocamız bunu takip edeceğini, yurtdışında bulunan doktor arkadaşlarıyla da konuyu masaya yatıracağını ama kötü birşey çıkmayacağını düşündüğünü söylemesi içimizi rahatlattı.

Tekrar çekilen pet ve mr sonucu bağırsak duvarındaki tanımlayamadığı yer yüzünden ameliyat olmam gerektiği ortaya çıktı, hocamızın başında olduğu ekiple robotik cerrahi yöntemiyle ameliyat oldum, iyiki de olmuşum, alınan kesimde kanser hücreleri tespit edildi. 6 doz kemoterapiye karar verildi, sonuncusunu da yeni aldım, giderek iyileşiyorum.

Bu zorlu süreci atlatmamızda hocamızın bana karşı hastadan ziyade yakın bir dostmuş gibi yaklaşımı, devamlı pozitif konuşması, ilgisi ve konuya hakimiyetinin çok yardımı oldu. Hocamızın ekibinin de işlerini severek ve büyük bir özveriyle yapmaları, her türlü sıkıntımızda bize yardımcı olmaları takdire şayandır.

Hocam Profesör Doktor Oktar Asoğlu'na mesleğini çok severek yaptığı, hastalarına kendi yakınıymış gibi samimi ve içten davrandığı, kabus olabilecek bir süreci çok rahat atlatmamızda yardımcı olduğu için çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız hocam. İyi ki sizinle karşılaşmışız.

ENES ÖNDER CENGİZ

İzmir'den İstanbul'a bir arkadaşımın tavsiyesi ile Oktar hocama gittim. Tesadüfen öğrendiğim kolon ve rektum da olan tümörler için acilen ameliyat olmam gerekiyordu. Aradığımda hiç beklemeden muayene tarihi aldım. Hocam İzmir'deki tetkiklerimin tümünü inceledi ve hızlı bir şekilde pet çekimi yaptırıp ameliyat günü verdi. Hızlı diyorum çünkü kendi çabamızla bu işler günler sürebilirdi hastası ile özdeşleşip gerekeni yapmakta son derece mahir bir doktor... Kaldı ki İzmir'de ikamet edip İstanbul'da ameliyat olur muyum bende bilmiyordum.. Lakin hocamla görüştükten sonra hasta olarak endişelerim bitti ikna oldum çok relax ve güven ile 2 gün içinde eylül 2017 de başarılı laparoskopik bir ameliyat oldum.. Ameliyat sonrası takipleri İstanbul'da da İzmir'de de bitmedi bitmez de işine ve hastasına sevgi saygı duyan bir doktor farklı olamaz ve Allah'ın izni ve doktorumun alanındaki başarısı ile ben doktorumu her gördüğümde daha iyi oldum sağlığıma kavuştum... İyi ki yolum Oktar hocamla kesişmiş.. Hiç düşünmeden diyebilirim Oktar hocama gittiyseniz orası son durak olmalıdır... Sağlıklı günler...

Gülfem Dabakoğlu

kar ve güneş… evet yaşadıklarım tam olarakta buydu. ocak 2017 de aşırı kilo alımı şikayetimle özel bir hastaneye başvurdum. Mide ameliyatı olacaktım. Yapılan tahliller sonucu acı gerçeği bir tokat gibi hiç çekinmeden yüzüme vurdular. rektum ca dım. 4.evreydim ve çok çok geç kalmıştım. yapılacak çok bir şey yoktu ama yinede allah büyüktü. ellerinden geleni yapacaklardı. sesler beynimde büyüyordu artık, bu adam bana neler anlatıyordu.karıştırdı bunlar benim tahlillerimi kesin. ben kim kanser kimdi..

böylece başladı kanserle dansım.18 tane kemoterapi aldım.koca koca makineler hayatıma girmişti.acıbadem izmit hastanesinin önünden geçerken bile artık midem bulanıyordu.kemoterapiyle kanser hücrelerini küçültmeye çalışıyorlardı.ama bu çok zordu.tümör makata çok çok yakın 8 cm büyüklüğündeydi.karaciğerimde 4.5 cm en büyüğü diğerleri ona göre daha küçük 14/15 tane tümör vardı.akciğerimde 7/8 tane 1 cm ve civarında lenflerimde çeşitli boyutlarda dağınık halde tümörler mevcuttu.bu arada 3-4 tane cerrahla görüştürdüler beni.öyle düz dr.sanmayın ama hepsi prof.tu.genel kanıları şuydu;karaciğere ve akciğere elleyemeyiz onlar kemo ile hallolacaklar..rektumdakini alırız ama kalıcı torbayla yaşamak şartıyla.yaşam şansımıda % 40 veriyorlardı.dalga geçer gibide önüme bunları yazdıkları bir kağıt koyup imzalamamı istediler.yazdıklarını imzaladım,ameliyatı reddettiğimi belirterek:)

o gün hastaneden ayrıldım. kalıcı torbayla yaşıyacağıma hiç yaşamam daha iyi dedim. zaten %40 yaşam şansı vermiyorlar mı? işte her şey buraya kadardı. piyango bana vurmuştu yapılacak bir şey yoktu. ilk işim evime gelip ne kadar giysim varsa toplayıp dağıtılmak üzere ihtiyaç sahiplerine vermek oldu. artık bunların hiçbirine ihtiyacım yoktu benden sonra çocuklarım bu işleri beceremez çok üzülürlerdi. yıkılmıştım.

akşam olduğunda daha bir kendime gelmiştim, yaşım çok gençti. iki tane çocuğum vardı. pes edemezdim bunu yapamazdım bir yolu olmalıydı. o gece geç saatlere kadar internette dolandım durdum. birden sayfama oktar hocamın sayfası düştü. girdim siteye. gözlerime inanamıyordum. benim hastalığımın ilacı önüme düşmüştü. bütün yorumlarını tek tek okudum. gece yarısını çoktan geçmiştik. sayfadaki tel numarasına whatsapttan durumu özetleyen bir yazı yazdım ve yolladım. sabahı bekleyecek durumda değildim. hoca nasıl olsa sabah görür bana cevap verirdi inşallah. 5 dk.sonra tlf mesaj sesi geldi. benim canım oktar hocamdı yazan. hemen yarın zuhal hn.ı arayın ve gelin diyordu. beni bekliyordu. gözlerime inanamadım. o saatte bana yazmıştı. sabaha kadar yazdığı mesajı defalarca okuyup durdum. biliyorum olacaktı….

nihayet karşısındaydım oktar hocamın… konuştuk evraklarıma baktı sonra muayene etmek için beni içeri aldı. dünya iyisi behiye hn ile beraber kısa bir endoskopiyle baktıktan sonra; tamam dedi senin ameliyatını yapacağım. makatı kurtaracağım. yanlış duydum ben dedim içimden. yok yok öyle demedi… eğildi yüzüme doğru, bir tane vurdu bacağıma sana diyorum dedi. ameliyatını yapacağım. makatı kurtarırız biz… allahım… o an benim kucağıma dünyaları verseler hiçbirşey ifade etmezdi. oktar hocamın yüzüne baktım.gözleri ışıl ışıldı. bunu sen mi yarattın allahım dedim içimden. bu insanı sen yarattıysan bu şekilde başarılara imza atmasını sağladıysan diğerlerini yaratan kimdi? bu prof ise onlar neydi?

o an elini ayağını öpmek geldi içimden.çok tuhaf bir duygu inanın anlatırken zorlanıyorum kelimeler yetmiyor duygularıma.

neyse uzun lafın kısası konseyler toplandı saatlerce (3-4 saat)aralarında görüştüler ve 21 aralık 2017 de acıbadem maslakta açık ameliyat kararlaştırıldı. güle oynaya hastaneye yattım. içimde en küçük bir korku yoktu. kalbimde kelebekler, çiçekler, kuşlar oynuyordu. allahım çok büyüktü. işte onun yarattığı bir mucize, yeni bir mucize gerçekleştirmek için beni ameliyathanede bekliyordu. prof. oktar asoğlu, prof.cem terzi, dr kürşat serin… çocuklarıma annelerini hediye etmek için biraradaydılar… 4-5 saat süren ameliyat sonrası odadaydım. şöyle bir örtüyü kaldırdım baktım ameliyat olmamış mıydım yoksa? ağrım sızım yoktu. hani büyüktü bu ameliyat. allah allah dedim. açtım baktım göğsümün altından kasıklarıma kadar uzanan uzunca bir dikiş hattı vardı bedenimde. ama ben çok şükür çok iyiydim. üç gün kaldım hastanede. hastane personelide müthişti. on dk bir yanımdaydılar. hocalarım her gün uğradılar açıklamada bulundular moral verdiler. rektum,karaciğer ve karın duvarındaki tüm tümörlerden kurtulmuştum. sağ tarafımda geçici bir kolostomi vardı. önceleri beni korkutsa da şimdi iyiyim. çok yakında ondanda kurtulacağım. yaşadıklarıma inanamıyorum. bir rüya olduğunu düşünüyorum. doktorlara hastanelere olan güvenim sarsılsa da; oktar hocam ve onun gibilerin insanlığa armağan olduğunu düşünerek rabbime şükrediyorum. oktar hocamı yaratan allaha, doğuran anaya, okutan babaya binlerce kere teşekkür ediyorum. beni kurtararak bir kişiyi kurtarmış görünse de 3 cana daha can verdiğini bilmesini isterim. bu can bende oldukça oktar hocama dualarım devam edecektir. özetle; üstüme çöken karları eriten güneşim prof. oktar asoğlu seni seviyorum…. dünya durdukça var ol…

Mehmet Keskin

1955 İstanbul doğumluyum. Ailemle birlikte İstanbul'da yaşıyorum. Güzel ve iyi bir yaşandımız vardı.

2007 yılının Ağustos ayında basur rahatsızlığı şikayeti ile doktora gittim, yapılan tahliller ve kolonoskopi sonucunda bağırsağımda 6 cm tümör olduğunu öğrendim. Rektum kanseri olmuştum.
Yıkıldığım gündü. O güne kadar aklıma hiç böyle bir şey gelmemişti. Hangi doktora gittiysem takılacak bir torba ile hayatıma devam edebileceğimi söylediler. En son ÇAPA hastanesinde bir doktor muayene etti ve beni çok iyi bir doktordur diye bahsettiği Oktar Asoğlu'na gönderdi.

Doktor Oktar Asoğlu ile ilk görüşmemizde karşımda egoları tavan yapmış bir doktor değil, bir melek vardı. Dosyalarımı inceledi ve bana torbasız ameliyatı gerçekleştirebileceğini söyledi. Umut bekleyen bir hastaya tam da beklediği sözleri söyledi.

Uzun bir yola girdik beraber. Önce kemoterapi ve radyoterapi tedavisi gördüm. Ben Oktar beye çok güvendim ve bu süreçte güvenmenin kazanmak olduğuna yürekten inandım. Ameliyatım çok başarılı bir şekilde tamamlandı. Hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum çok şükür. Ben 11 seneyi geride bıraktım. ÇAPA hastanesi dosyamı kaldırdı. Bu zor süreçte bana inanılmaz yardımları bulunan doktorum Oktar beyi kazandım. Hayatıma bir dost ekledim. Rabbim her şeyi gönlüne göre versin ve başımızdan eksik etmesin...

Saygılarımla

Fatma Sarı

74 yaşındaki annemizin, elime bir şeyler geliyor, bende sanırım hemoroid var, diye başlayan sağlık sorunu, çok iyi doktor diye gittiğimiz bir hekimin! sadece yaptığı bir muayeneyle rektum CA demesi ve yine başka bir doktorun ameliyat sonrası torba bağlanacağını ve hayatına bu şekilde hayatına devam edeceğini söylemesiyle mutsuz şekilde başladı.

Konulan bu teşhis sonrası tekrar işinin ehli doktor arayışına girdik.

İnternette yaptığımız araştırmada ise Prof.Dr.Oktar Asoğlu’nun söyleşilerine,basındaki yazılarına ve tedavi ettiği hastaların yorumlarını rast geldik.

Sn.Oktar Asoğlu’nun Liv Hospital’da bulunduğu dönemdi.2017 Nisan ayında hemen kendisinden randevu talep ettik.

Heyecanla kendisini beklerken gözlerinin içi gülerek yanımıza Oktar Hoca geldi. Annemi ve bizi dinledikten sonra annemi muayene etti.Muayene sonrası bize verdiği pozitif enerji ,moral ile ne kadar doğru yerde olduğumuzu bir kez daha anladık.

Annemize hemen ameliyat olması gerektiğini her şeyin daha iyi olacağını, daha konforlu bir hayat süreceğini, korkmamamızı söyleyerek önce annemi ve sonra bizi ertesi gün yapılacak ameliyata anında karar vermemizi sağladı.

Ancak, Anestezi kontrolünde annemizin kontrol altında tutulan beynindeki anevrizmasından bahsedince ertesi gün yapılacak ameliyat ertelendi. Ameliyat için riskli bir durum olabileceği için öncelikle anevrizma tedavisinin yapılması gerektiği belirtildi. Her şeyde bir hayır vardır diyerek; yolumuza devam ettik. Annemizin, 18 Ağustos 2017 tarihinde yapılan kapalı beyin anevrizma ameliyatı ve 4 aylık İyileşme dönemi sonrası, 26 Ocak 2018 tarihinde tekrar Sn.Oktar Asoğlu’nun Maçka’daki muayenehanesinde buluştuk.

Muayene sonrası, ertesi gün Sn.Oktar Hocam annemizin rektum ameliyatını yaptı. Ameliyat sonrası yine en samimi sevecen hali , yüksek enerjisi ile ameliyatının çok iyi geçtiğini söyleyerek bize dünyaları verdi. Annemiz çok şükür, çok iyi.Bir gün hastanede kaldık.Korktuğu torba bağlanması olmadı. Ameliyattan sonra hemen oturmaya da başladı.

Biyopsi sonucuda çok şükür temiz çıktı. Size güvenmekle ne kadar doğru karar vermişiz. Allah sizden ve ekibinizden razı olsun Hocam.

İşinin ehli, işinin 1 numarası, önceliği hastasının derdine derman olmak olan, maddiyata asla önem vermeyen, mütevazi, iyi kalpli, insancıl, hasta ve yakınının ruh halini çok iyi analiz eden ,değer veren, bu sözlerin daha fazlasını hak eden Sn.Prof.Dr.Oktar Asoğlu, iyi ki varsınız, iyi ki sizinle tanıştık.Sizde hep iyilerle karşılaşın,yolunuz açık olsun. Allah sizden razı olsun. İçtenliğinizi samimiyetinizi asla ve asla unutmayacağız.

Sayglarımızla,

Hasta Fatma Sarı’nın çocukları; Serpil, Emine, Nezahat, Ahmet SARI

Ali Türker

Kanama sonucu Diyarbakır da doktora gittim. Bunun sonucunda bana kalın bağırsak kanseri tehşisi kondu. Bende kendimce araştırmalar yaptım ve doktor Oktar Asoğlu’na gelmeye karar verdim. Tabiki de bu arada değişik doktorlar önerildi, ameliyatlar önerildi. Fakat ben Oktar hocayı tercih ettim. Durumum pek te iç acıcı değildi. Hocaya geldiğimde hoca bana ameliyatsız tedavi yöndemini önerdi. Fakat bana bu arada cevremde ve arkadaşlarından bitkisel ilaç ve buna benze tedaviler önerildi. Fakat ben hepsini red ettim. Hocaya inandım, inanmak başarmanın yarısıdır. Hocanın uyguladığı tedavi yöndemi ile bunu bu durumda atlatmış bir durumdayım ve anlatılmaz bir duygudur hocanın başarısı anlatamam. Ben burada bu durumda olanlara bir tavsiye de bulunuyorum kesinlikle ameliyata ve farklı yöntemlere başvurmasınlar

Hatice Arslantaş

Uzun süredir makatımda bir rahatsızlık hissediyordum. Daha önce hemoroid ameliyatı olduğum için biliyorum, çok hemoroide benziyordu bir buçuk yıl belki daha fazla hemoroid diye yaşadım. Nasıl olsa dayanmadığım noktada gider aldırırım diye düşündüm. Bu süreçte sürekli tuvalete çıkma hissi ile günde toplam 3 saat tuvalette kalıyordum, kanamalar akıntılar derken şiddetli ağrılar başladı. Ee hadi gideyim artık doktora dedim. Hatta öyle ki aç gittim hemen ameliyata gireyim hemoroidlerimi alsın kurtulayım diye. Tabi öyle olmadı. Kolonoskopi istendi, kolonoskopi esnasında şüphelendiği yerden bir parça alınıyor ve patolojiye gönderiliyor. Tümör çıkıyor. Doktorum riskli bölgede olduğunu söylüyor. Makatı kaybetme riski var. Robotik cerrahi gerekli olacak diyor ve daha donanımlı bir hastane ve bu konuda en iyi uzmanı öneriyor; Oktar Asoğlu. Birkaç doktor arkadaşta Oktar hocanın adını veriyor bize ve Oktar hocanın yolunu tutuyoruz. Ben kanser sürecimi gribe nasıl tepki veriyorsam öyle tepki verdim. Hayatımın merkezine oturtmadım. Gezdim, çalıştım, ev işi yaptım yani gündelik hayatım nasılsa öyle devam ettim. Benim tek sıkıntım muayene aşamaları oldu. Makattan muayene olmak öyle kolay bir şey değildi benim için. Oktar hocayı ilk gördüğümde kocaman gülümsedi. Zaten Oktar hocayı ne zaman görseniz kocaman gülümser. Muhteşem enerjisi olan, şahane bir adam. Bal doktor benim için. İnsanın böyle bir süreçte doktorunu sevmesi çok önemliymiş. Çok şanslıyım ki Oktar hoca benim doktorum ve gerçekten de muayene aşamasında çok titizler. Hastanın hassasiyetini anlayıp hem psikolojik hem bedensel rahatlama sağlıyorlar. Asistanlar, hemşireler herkes çok zarif çok naif çok sevgililer.

Bütün tahlillerim yapıldı, kamera ile görüntüleme, Mr, Pet/ct. Sonuçlarım çıktı ve Oktar hocayla uzun uzun süreci konuştuk.

3 evre rektum kanseri. Ben 36 yaşındayım, tabi böyle bir sonuç beklemiyorum, kim bekler ki? Kanser olduğumu öğrendiğimde tabi biraz şaşkınlık ve afallama oluyor ama ilk kurduğum cümle “ bu süreçte çok eğlenicez” olmuştu ki öyle de oldu. Oktar Hoca ameliyatsız bir yöntemden bahsetti bize. Rektum kanserinde ameliyatsız tedavinin mümkün olduğunu söyledi ve 5 haftalık radyoterapi ve tablet kemoterapi sürecim başladı. Muhteşem bir radyoterapi ekibi var, lacivert kanatlılar. Hepsine ayrı ayrı minnettarım. Radyoterapi doktorumun çok başını şişirdiğim doğrudur. Ben neşeli bir insanım, biliyorum ki etrafımı da neşe veririm. Dedim ya ben kanser hastası gibi yaşamadım, hastalık bana bulaştığını çoktan pişman oldu zaten. Radyoterapi bölümünde bana ponçik adını taktılar, kemoterapi doktorumda çılgın 5 haftalık süreç bitti, bir ay bekleme dönemine girdik. Ben bir taraftan nefes egzersizleri yapıyorum, bir taraftan sınavlarım var onlara hazırlanıyorum derken muayene güldü geldi çattı.
Çok heyecanlıyım tabi ki, içimden bir ses bütün kanserli hücreyi yok ettiğimiz söylüyor. Bunu Oktar hocama da söyledim. Muayeneye girdik, kamera ile görüntüleme yapılıyor ben de bilgisayardan canlı yayın izliyorum her şeyi ve sonuç muhteşem. Hiç bir şey yok, kanser hücresine dair hiçbir şey görünmüyor. Yattığım yerden oynadığımı hatırlıyorum. Kanser olduğumu öğrendiğimde ağlamadım hatta üzülmedim bile ama o gün ilk defa hem benim hem eşimin gözleri doldu. Oktar hocanın aynen söylediği gibi “ameliyatsız iyileştireceğim seni” dedi ve gerçekten öyle de oldu. Emeği geçen herkesin eline ve gülücüklerine sağlık. Doktoruna, doktorlarına güven onları çok sev ve yola devam et.

Şimdi 3 ay koruma amaçlı serum kemoterapi alıyorum. Kemoterapi biraz halsiz bıraksa da gayet iyi gidiyor her şey. Kemoterapi ile beraber Oktar hoca her ay görüntüleme yaptı, kanser geri gelmiş mi, nedir ne değildir diye, ve hala tertemiz. Kanserden eser yok. Kemoterapim bitince bir ay bekleyip yine Mr, Pet/ct kamera ile görüntüleme bütün tahliller yapılacak. Ben inanıyorum ki her şey tertemiz çıkacak. Oktar hoca 10 yıl boyunca belirli aralıklarla yine muayene edecek beni, takip edilmesi gereken bir süreç. Benim canıma minnet böyle güler yüzlü neşeli bir doktoru sürekli göreceğim için çok mutluyum. Tedavi bahane Oktar hocayı görmek şahane.

Teşekkür ederim Oktar Hocam sizinle beraber Merdan ve Meltem Hocama da çok teşekkür ederim, sizinle tanışmama vesile olan Erol Aydın hocama da...

Radyasyon onkoloji çalışanları, medikal onkoloji çalışanları güler yüzleri, samimiyetleri ve sabırları için çok teşekkür ediyorum.

Sevgiler

Nesrin NERGİZ

Bir Tanecik doktorum, yakışıklı doktorum, umut ışığım sizi gördüğüm ilk gün her şey bitti dediğimde gözünüzdeki ışıkla yeniden başladım ben hayata. Bugün sizden çok güzel haberler aldım. Önce Allah’ın sonrada sizin sayenizde anne babaya bir evlat, ablaya bir kardeş bağışladı. Sizin yanınıza gelirken ben bir doktordan ziyade bir abinin, bir babanın, bir amcanın yanına geldim. Bana her sarılışınız bana morel verip ayağa kaldırdı. Benim üzerimdeki emeğinizi anlatmaya kelimeler yetmiyor. Tahlillerimi gösterdiğim her doktor acilen ameliyat olmam gerektiğini ve belkide hayatımın geri kalan kısmını torbayla geçireceğimi söylediler. Ama ablam araştırarak bu hastalığı ameliyatsız yöntemle çözdüğünüze inanmıştı ve beni ısrarla sizin yanınıza getirdi. Ailem ve ben size çok ama çok güvendik. Sizde bizim güvenimizi boşa çıkarmadınız. Çünkü bana bir hasta değil evlat gözüyle baktınız hep. Sayenizde her şey çok güzel olacak! Ve en güzel tarafı benim gibi bir sürü hastaya umut ışığı olacak! Biz sizinle çok güzel bir şey başardık! Hakkınızı nasıl öderim bilmiyorum. Sizi seviyorum! Önce istedik sonra başardık. Çünkü ben dünyanın en çok insan seven doktoruna rastladım. Ve ben artık hayatın bana verdiği ikinci şansı değerlendirmeye kararlıyım!

Şükrü ARDA

Merhaba ben Şükrü ARDA.2017 Nisan ayında Rektumda oluşan ağrı sonucunda doktora gittim. Bir kitle olduğunu söylediler.Yapılan patoloji sonucunda rektum kanseri olduğumu öğrendim. 36 yaşındayım. Bu yaşta bu hastalığa yakalandığımı duymak bana çok ağır geldi. Henüz 5 yıllık evliyim ve 4 yaşında küçük bir kızım var.Kanser olduğumu öğrendiğimiz ilk gün bir doktor tanıdığımız sayesinde Prof. Dr. Oktar Asoğlunun bu alanda çok başarılı bir doktor olduğunu kesinlikle ona gitmemizi önerdi. Hemen ertesi gün için randevu aldık. Oktar hocamıza gittiğimizde onu görene kadar moralimiz çok bozuktu. Bizi çok güler yüzlü, sıcak ve içten sözleriyle karşıladı. Bu haliniz ne? Bir şeyin yok senin iyi olacaksın. Birlikte atlatacağız bunu dedi. Konuşması çok güven vermişti bize. Hiç zaman kaybetmeden ertesi gün tedaviye başladık. Radyoterapi ve kemoterapi sayesinde çok büyük olan kitle yok olmuştu. Orada sadece küçücük bir parça kalmıştı. Onu da Oktar Hocamız başarılı geçen bir ameliyat ile aldı. Cumartesi günü ameliyat olmama rağmen Oktar Bey Pazar sabahı dahi erkenden beni kontrole geldi. Hastanede kaldığım sürece bana ve aileme çok moral verdi. Ne zaman kendisini arasak bize hep dönüş yaptı, ilgisini hiç eksik etmedi. Sıcak konuşması ve samimi davranışları ile ailemden biri gibi olmuştu. Ziyaretime gelen yakınlarım bile ne kadar iyi bir doktor hep güler yüzlü dediler. Kendisi çok yoğun çalıştığı halde her kontrole gittiğimde ben ve bütün hastalarına her zaman güler yüzlü sevecen yaklaşan birisi. Eşimle konuşurken hiç mi yorulmuyor, her zaman güler yüzlü dediğimiz çok oluyor. Ameliyat sonrası tedavi süreci için Patoloji sonucu bizim için çok önemliydi ve sonucumuz temiz geldi. Çok şanlıyım ki yolumuz Oktar Bey gibi mesleğini severek yapan, kendinden çok hastasını düşünen, iyi kalpli bir doktor ile kesişti. O bizim CANIM DOKTORUMUZ. Ne yazarsam yazayım Oktar Beyin bize yaptığı iyiliği kelimeler ile anlatamam. Bu hastalığı atlatmak için en önemli İLAÇ: MORAL ve DESTEK. Bunların hepsini Oktar Bey fazlasıyla hissettiriyor size ve onun sayesinde hayata olumlu bakarak zaten hastalığa karşı 1-0 önde mücadele ediyorsunuz. Benim sağlığıma kavuşmamı sağladıkları için tedavi sürecimde her zaman destek oldukları için başta doktorumuz Prof. Dr.OKTAR ASOĞLU'na sonra ilgisini eksik etmeyen Prof. Dr. CEM TERZİ'ye, yardımını eksik etmeyen ZUHAL HANIMA ve tedavi sürecimde bana yardımcı olan tüm ekibinize ÇOK ÇOK ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

Duygu ÇAM

Bu kısaca anlatılsa da bir yaşama tutunma hikayesidir…

2010 senesinde şiddetli karın ağrısı ve tuvalete çıkamama şikayetiyle hastaneye gittim. Kan tahlili ve çeşitli tetkiklerden sonra REKTUM CA (BAĞIRSAK KANSERİ) olduğumu öğrendim… Bize uğramaz dediğimiz, uzaktan izlediğimiz bu hastalık artık kapımızdan içeri girmişti… Dünya benim ve 2 kızımın başına yıkıldı, henüz 55 yaşındaydım yaşayacak uzun senelerim olmalıydı, en azından ben öyle hayal etmiştim hep. Nasıl bir süreç izleyecektik, bu hastalıkla nasıl mücadele edecektik, nasıl teslim olmayacaktım kestiremiyordum. Bir süre ağır endişesini yaşadıktan sonra ÇAPA TIP FAKÜLTESİ’ne gitmeye karar verdik. Kararımızın ne denli doğru olduğunu Oktar ASOĞLU ile tanıştıktan sonra daha da iyi anladık. İnternette yazan karamsar sonlara, çevreden gelen olumsuz yorumlara kulak tıkayarak Oktar Bey’in öncülüğünde bu hastalıkla savaşa girmeye karar verdim. Oktar ASOĞLU’nun daha ilk günden vermiş olduğu güven duygusuyla gerçekten kanserden kurtulacağıma inanarak 2010 senesi Haziran ayında ameliyata girdim. Ameliyat çok başarılı geçti. Bir süre kemoterapi ve ışın tedavisi de gördükten sonra 1 sene sonrasını göremez diyenlere inat tam 8 yıldır hayattayım… Yıllık periyotlarda kan tahlili, kolonoskopi takiplerim devam etmektedir.

Çok kıymetli doktorum Oktar ASOĞLU binlerce defa şükür ki siz karşıma çıktınız. Bu hastalıkla mücadelemde en büyük destekçim bana verdiğiniz moralle siz oldunuz. Sadece çok başarılı bir cerrah olmanızla değil aynı zamanda bu hastalıkla mücadelem aşamasında "iyi olacaksın, hayatına devam edeceksin, daha dur torun seveceksin" telkinlerinizle de beni hayata tekrar bağladınız…

Ben GüLSER ERKAN ve Ailem size herzaman minnettar kalacağız…

Sevgi dolu yüreğinizin hiç solmaması dileğimle…

Asuman Güneş

Karanlıktan Aydınlığa
Sürekli kabızlık sorunu ile mücadele ediyordum. Günümüz neredeyse yarısı lavaboda geçmesine rağmen, ağrılarım devam ediyordu. Hastaneye gidip birtakım tedavi süreçlerinden geçmeme rağmen bir sonuç alamadım.
Hastalığıma yanlış teşhis konulmuştu. Daha sonra bağırsağımda kitle olduğu anlaşıldı. Birkaç doktora muayene olduk. Tek çarenin bağırsağın dışarı alınması olduğu söylendi. Bunu öğrenince dünyam başıma yıkıldı. Ama ümidimi hiç kesmedim. Hep Allah’a dua ettim. Bağırsağımın dışarı alınmasını istemiyordum. Başka bir çaresi olmalı diyerek ailemle birlikte araştırmaya koyulduk. Ve bağırsağımın dışarı alınmadan tedavi edebilmemin mümkün olduğunu öğrendik. Dr. Oktar Asoğlu’na gittim. Dr. Oktar Asoğlu: “Önce Allah’a sonra bana güven. Seni ameliyatsız tedavi edeceğim,” dedi. Onun bu sözleri ve güler yüzü beni adeta hayata bağladı. Ona güvendim ve tedavi sürecim başladı. Sekiz ay süren bu yolculukta doktorum desteğini benden hiç eksik etmedi. Her seferinde beni bir kez daha hayata bağladı. Ve sonunda tedavi sürecim bitti. Robotik cerrahi yöntemi ile bağırsağımdaki kitleden kurtuldum. Hastanede bir gün yattıktan sonra evime geldim.

İşte o gün benim ve ailem için bayram gününden farksızdı. Adeta ikinci kez doğmuştum. Sağlığımı önce Allah’a sonra Dr. Oktar Asoğlu’na ve ekibine borçluyum.

Her şey için teşekkür ederim.
Dualarım sizlerle

Hanife Altay

Zor vakaların doktoru kendini bilime ve insanlığa adamış bir bilim adamı Prof. Dr. Oktar Asoğlu.

Kurtardığı yüzlerce hastasından biriyim. 2018 başında rektum kanseri olduğumu öğrendim. Dünyan başıma yıkıldı. Kanser makata çok yakınmış. Gittiğim cerrahlar makatı kapatabiliriz ya da kalıcı torba takabiliriz dediler. Öncesinde radyoterapi sonrasında cerrahi dediler. Çok umutsuzdum, üzgündüm. Kızım araştırmış kesinlikle Prof. Dr. Oktar Asoğlu dedi. (Çapa’nın profesörüymüş, çok başarılıymış, zor vakaların hocasıymış.) Muayenehanesine gittik. Karşımda sempatik, mütevazı, bir o kadar kendinden emin (çünkü her türlü cerrahi bilgiye, deneyime sahip) bir prof. vardı. Bana çok güven verdi. Kendinden emin, net bir şekilde önce ameliyat olacaksın, sonrasında torba takmayacağız dedi. Çok umutlandım. Ameliyatımı laparoskopik yaptı. Torba da takmadı. Ne dediyse hepsini yaptı. Kesinlikle çok başarılı bir prof. cerrah. Ameliyatın ertesi günü ayağa kalktım. Çok rahattım. Her gün Cumartesi Pazar da dahil sabah akşam kendisi bizzat beni muayeneye ve kontrole geldi. Bu yoğun temposuna ve İstanbul trafiğine rağmen geldi. Her zaman sevecen ve samimiydi. Ve ameliyat sonrasında bile radyoterapiye gerek kalmadı. Diyebilirim ki doyumu maddiyatta değil, hastalara şifa dağıtmakta bulan son derece başarılı, merhametli, sevecen hocam Prof. Dr. Oktar Asoğlu iyi ki varsınız o şifa dağıtan, hayat kurtaran güzel elleriniz ülkemizin üzerinden eksik olmasın değerli Oktar hocam. Tüm şifa arayan hastaların sizinle buluşması tavsiyesiyle teşekkürler.

CAFER ARTUT

Hayat hikayemi sizlerle ve benim kaderimi yaşamış veya yaşamak üzere olanlarla paylaşmak istiyorum. 1975 Elazığ doğumlu bir çiftçi ailenin beş çocuğundan biriyim. Evliyim ve Eylül isminde on yaşında bir kızım birbuçuk yaşında Heval Ali adında da bir oğlum var.

2007 yılı Aralık ayında Babamı kanserden kaybettim. Babamın ölümünden bir ay önce de ben kendi hastalığımı (Kolon Kanseri) öğrendim. Babamın ölümünden üç gün sonra İstanbul Tıp Fakültesi'nde doktor olan bir akrabam sayesinde Oktar Hocayla tanıştım. Ve hikayem böylelikle başladı..

Oktar Hocayla ilk karşılaştığımda mütevazi güler yüzlü karizmatik insan yüreğine dokunan pozitif enerjisiyle bana güven vererek hastalığı yenebileceğimi ve en azından Oktar Hoca sayesinde kansere karşı mücadeleye bir sıfır önde başlayacağımı anladım.

Yeni yıla üç gün kala (2008) ameliyata alındım. Anlattığım gibi narkozun altına giderken tek şansım Oktar Hocanın hastası olmaktı. Ameliyatı oldum.. Ve Oktar hocanın ameliyat sonrası ilk viziteye gelişinde bana söylediği ilk söz 'yeni yılı evde geçirmek ister misin ? ' olmuştu.. Bu duyabileceğim en iyi haberdi. Yeni yılı evde geçirmiş dikişlerim alındıktan onbeş gün sonra memlekete geri dönebileceğimi ve orada doğal bir hayat sürdürmemi önermişti.. Ve ben memleketime geri döndüm.

Oktar Hocanın mucizevi elleriyle tekrar sağlığıma kavuştum. Yedi yıldır problem yaşamadan hayatıma devam ediyorum. Son olarak şunu paylaşmak istiyorum. Oktar Hoca kanser hastaları için 'tanrının bir mucizesi' bunu asla abartmıyorum. Nasıl ki bir kelebek o kısacık hayatına anlamlar yüklüyorsa Oktar Hocada kanser hücrelerin tümünü büyük bir özveri sabır ve sanatçı edasıyla vücuttan temizliyor. Ona şükranlarımı ve hayatımı borçluyum.

İyi ki varsın Oktar Hocam.. Iyi ki hastanım iyi ki seni tanıdım ve bu mücadeleyi KAZANDIM.

Saygılarımla...

Hakan Şerbetçi

Mart 2015’de yutma güçlüğü artık su çerken bile kendisini gösteriyordu. Endoskopi sonucuna göre tedaviye başlanılacaktı ki gerçekler tahmin edildiği gibi olmadı. Yemek borusunun başlangıcında “özafagus” diye adlandırılan yerde iyi olmayan bir tümör bulundu. Yaşadığımız şehirde görüştüğümüz cerrahlarda çözüm ve sonuç bulma çabalarımız maalesef bize literatürde yeralan ifadelerle direkt olarak karşı karşıya bıraktı ve yıktı.

Tümör 4,5 cm’den büyüktü, 3 seans kemotrapi’den sonra 3 cm’e düşmesi bunca yaşanandan sonra inanılmaz iyi bir haberdi, akabinde 3 seans daha kemoterapi ile bu ameliyatın çok daha kolay hale gelebileceği inancı ile devam ettik ki maalesef PET sonucu bizi yıkıntıya uğrattı, tümör tekrar büyümüştü. Ve ne yazık ki bu aşamadan sonra çözümü başka yerlerde umutsuzca aramaya başlamıştık ki mucizevi şekilde tüm yollar bizi "Prof. Dr. Oktar Asoğlu" adına götürdü.

Mevcut raporlarımızı, Pet ve tomografi çekimlerimizi inceledikten sonra Oktar Bey bize mevcut durumun analizini yaptı ve bundan sonraki aşamaların neler olacağını anlattı. Elbette ki bu ameliyat sıradan bir ameliyat değildi, Oktar Beyin ifadesi ile “Radikal cerrahi” idi. Bizi tüm olasılıklar hakkında bilgilendirdi. Daha önce bu sahneyi yaşamış olmamıza rağmen bize öyle bir güven verdi ki… İnanın bu kelimeler ile ifade edilmez. Tecrübenin verdiği güvenden olduğuna inandığım bu durum 6 aydır kabus gibi geçen zamana ışık oldu ve bu zor kararı o anda verdim, 1 hafta sonra ameliyat olacaktım.

Ameliyat oldukça başarılı geçti ve hastane sürecimiz boyunca Sevgili doktorumuz Oktar Bey ve ekibi bizi bir an için yalnız bırakmadı. Anlamlı anlamsız her türlü sorumuza net oldular. Endişelerimizde çözüm oldular. Ve mutluluğumuzda bizle bir oldular.

İtiraf ediyorum ki zorlu bir hasta oldum, sorularım ve olası senaryolarım bu süreçte hiç bitmedi. Yaşanılan süreç kolay değildi elbette, ama Sevgili Oktar hocam bunca yoğunluğu arasında hiç usanmadan o güler yüzü ve engin tecrübesi ile hiç yılmadan anlattı, işte bu sahne paha biçilmez…

Her şey gönlünüzce olsun hocam, dediğiniz gibi artık biz bir aile olduk ve sağlıklı günlerde görüşmek dileği ile sonsuz teşekkürler

Muhammet Recep Menetliğlu

Hastalığım yemek yedikten 1 veya 2 saat sonra mide kazıntısıyla başladı. Bu durum için 1-2 kutu mide koruyucu ilaç kullandım. fakat şikayetlerim geçmediği gibi kilo kaybım olmaya başladı. Bunun üzerine İskenderun'da özel bir hastahanede Endoskopi yapıldı sonuç kötü çıkınca Tomografi çekildi ve yapılan biyopsi sonucunda midede tümör olduğunu ve acilen ameliyat olmam gerektiğini ve geç kaldığımızı söylediler. Biz ne yapabileceğimizi araştırırken İstanbul da doktor olan yeğenimin tavsiyesiyle Prof. Dr. Oktar Asoğlu'ndan randevu aldık. Umutsuz ve ne yapacağımızı bilmez bir halde Hocamızın yanına gittik. Hocamızın ilk konuşması ve bizi hastalığım hakkında bilgilendirmesinden sonra bana büyük bir güven geldi. Doğru yere geldiğimi anladım. Önce Allah'a sonra hocama güvendim. Ameliyatım çok zordu Hocamız sayesinde çok başarılı geçti. Ameliyattan sonra çok çabuk toparlandım.

Beni ameliyat eden Hocam Pr. Dr. Oktar Asoğlu'na, tüm ameliyat ekibine ve hastane çalışanlarına sonsuz teşekkürler ederim.

29.09.2015

ZEKERİYA ŞAHİN

Adana Başkent hastanesinde rektum de makata yakın yerde kitle tespit edildi ve hemen kemoterapi ve radyoterapi almaya başladım. Bu süre bitiminden 6-8 hafta içinde ameliyat olmam gerekiyordu. Biz de bunun için arayış içerine girdik. Tabi ki Adana da bu ameliyat yapılıyor. Fakat kitlenin riskli yerde olması ve kalıcı torba riskinin bulunması bizi bu arayışa daha çok sürükledi. Arayışımız çok sürmedi Oktar bey bu konuda kendin kanıtlamış birisi olduğundan kendisini bulduk. Şu an iyi ki bulmuşuz diyoruz. Oktar bey tecrübelerine dayanarak Adana da benim tedavimi izleyen doktorlarla irtibata geçip benim ameliyat sonrası almam gereken kemoterapiyi önce almamın daha faydalı olacağını söyledi ve kemoterapiye devam ettik. Daha sonra Oktar beyin haklı olduğunu gördük. Kontrollerde kitlenin küçüldüğü gözlemlendi ve ameliyat programı yapıldı. Oktar bey sayesinde ameliyat başarılı geçti ve geçici torba takıldı. Oktar bey ekibi ve hastane personelinin yaklaşımı sayesinde ameliyata gayet rahat bir şekilde girdim. Kısa bir süre önce ikinci ameliyatı oldum ve geçici torba çıkarıldı. Ben buradan Oktar beye, ekibine ve hastane personeline teşekkür ediyorum beni tekrar sağlıma kavuşturdukları için .

Gülcan FİNCAN

2007 senesinde Rektum Ca teşhisiyle rahatsızlığımı öğrendim. Bu benim için adeta bir yıkım olmuştu… 4 ay (8 seans) kemoterapi tedavisi gördüm. Tedavi sırasında kemoterapi odasında diğer hastalardan Oktar ASOĞLU adını sürekli duydum. Adeta bir kurtarıcıdan bahsediyorlardı. Oktar hocanın işinde ne kadar mükemmeliyetçi ve titiz olduğu, hastalarıyla daima pozitif bir şekilde sanki aileden biri gibi onları önemseyerek konuştuğu ve motive ettiği söyleniyordu. Onkolog doktoruma doktorumu değiştirmek istediğimi ve Oktar ASOĞLU’na ameliyat olmak istediğimi söyledim. Önceleri karşı çıktı, fakat zorla da olsa kabul etmek zorunda kaldı. Çünkü hasta ve yakınları ameliyat olacağı doktoruna güven duymalıdır. Hasta bunu hissetmezse zaten baştan kaybetmiş sayılır… Bizler bu hastalığı benimle tanıyan, eşim ve yakınlarım bazı anlarda destek olacak bir doktor sesi duymak istediler. Hasta zor durumda ateşleniyor kötü diye birkaç kez aradıklarında doktor onları önemsemez şekilde cevap verirse, bunları yaşayacaksınız, bir tek sizin hastanız yok devamlı gelmeyin aramayın derse, bu hastayı ve yakınlarını olumsuz etkiler ve başka doktorlar arayışı içine girersiniz.

Oktar hocadan önceki doktorum bu şekilde davrandığı için bunları biliyoruz. Bizde böyle oldu ve iyikide olmuş ki o müthiş kurtarıcımı, bana 2. Hayatı sunan zorlu ve muhteşem ameliyatlarımı yapan Oktar hocama rastladım. İlk izlenim her zaman önemlidir. Kemoterapi tedavi sonrası Patoloji sonuçlarını Oktar hocama gösterdiğimizde 3. Evrede zor durumda olan bir hastaya bunu hiç sezdirmeden o tatlı gülümseyişiyle ooo bu nedir ki çok basit bunu biz hallederiz diyerek tahtaya elini vurdu ve benim çok rahat olmamı söylemişti. Bu sözleri duyduğumuzda eşim ve ben tamamdır doğru yerdeyiz dedik. Ameliyat gününden bir gün önce yatış işlemlerim yapılırken bekleme salonunda beklerken Oktar hoca o gün ameliyat ettiği hastanın yakınlarına bilgi verirken hasta yakınları feryat figan ağlıyor ve bağırıyorlardı. Bu beni doğal olarak olumsuz etkilemişti, ağlamaya başladım. Oktar hocam o kalabalıktan benim durumumu görerek yanıma gelip ağlanacak bir durum olmadığını her şeyin çok güzel geçti, Benim ameliyatında güzel geçeceğini söylemişti. Hatta asistanların odasına götürüp karşılıklı çay içerek benimle bir psikolog gibi konuşarak benim moralimi düzeltti. Ben büyük bir merakla ameliyatın ne kadar süreceğini sorduğumda, sen bunları kafana takma sanki tatile gidiyormuşsun gibi düşün, biz hallederiz dedi ve gerçekten de öyle oldu.

Oktar hocamdan yüz bin kere Allah razı olsun ki ona rastlamışız, size ne kadar teşekkür etsem dualar etsem azdır… Hangisini anlatayım ki Oktar hocamın bana yaptığı iyiliklerin. Cuma günü sabah 07.30 da Ameliyata girdim, öğlen 13.30 da Ameliyattan çıktım. Oktar hocam eşime ve yakınlarıma ameliyat hakkında bilgi verdikten sonra İzmir de kongreye gitmiş ve ben hasta psikolojisiyle hiç iyi değilim gece saat 00.10 kapı çalındı ve Oktar hocam kapıdan girdi o her zamanki pozitif gülümseyişiyle Ameliyat ettiği hastalarını Uçaktan indikten sonra durumlarını bakmaya gelmişti… Ve benim burnumdaki nefes alıp vermemi zorlaştıran hortumu çıkardı ve o geceyi rahat geçirmemi sağladı. Dahası da cumartesi sabah gene tatil dememiş saat 09.00 gene hastasını kontrole geldi. O da yetmedi Pazar sabah 10.00 tatil demeden gelip nasıl ilgili olduğunu gördüm. Ameliyatlardan sonra ben Allah’ıma şükürler olsun ki OKTAR ASOĞLU ve ekibi sayesinde 8 senedir yaşamımı gayet iyi bir şekilde sürdürüyorum ve Allah ömür verdiği sürece sürdüreceğim inşallah…

Diyeceğim odur ki bu hastalıktan ölünmüyor hemen umutsuzluğa kapılmayın mücadeleyi bırakmayın hayata hep olumlu ve pozitif bakın, moralimizi daima yüksek tutmalıyız. Tabi bu arada hastayla ilgilenen yakınlarınızda daima moral verici olmalıdır, umutsuz ve negatif insanları hayatınızdan çıkarın ve olabildiğince pozitif olun… Bana yaşamamdaki en büyük şansı veren ve ikinci hayatı yaşamamı sağlayan öncelikle Allahıma binlerce şükürler olsun. Hayatımda mesleğini mükemmel yapan ve Hastalarıyla yakından ilgilenen ve büyük moraller veren o pozitif insanla Oktar hocamla iyiki tanışmışım. Teşekkürler Oktar ASOĞLU HOCAM başarılarınızın bitmemesi dileğiyle sonsuz sevgilerim ve saygılarımla.

Aykut DEMİR

Yaşamın Kıyısında;

2008 yılının Nisan ayında kanser hastalığının soğuk adını yüzüme 3. Defa vuruyorlardı. Ben o tarihilerde yeni doğan ikizlerimin ardından korkunç hastalığı kendime hiç konduramıyordum. Teşhisi koyan doktor yemek borusu kanseri olduğumu söyleyince yere yığıldım kaldım. Aklımdan ilk geçen soru olan ‘’ Bu hastalıktan ameliyat olup yaşayan hastanız varmı ?’’ sorusunu sordum. Doktorun yaklaşımı bir deep freez edasıyla evet oldu. Bu evet kelimesinin telaffuzu bile oranın ne kadar düşük olduğunu hissetmeme yetmişti. Kendisi bana doktor tavsiyelerinde bulundu fakat o soğuk evet in tavsiye etmiş olduğu doktorlar hiç içime sinmemişti. Herbiri ayrı bir korku saldılar sanki içime.

Bedenim daha önce iki defa kanser hastalığı ile mücadele etmiş ve galip gelmişti. ama yaşattığı travmalar beni çok yıpratmıştı. Hastaneden karamsar ve karmaşık duygular ile çıktım. Hangi doktora sığınacaktım, bu süreçte hayatımı kime emanet edecektim.

Ertesi gün işe geldim. Patronumla bu hastalığı paylaştım. Bir şirketin IT müdürü olarak işleri devredip ameliyat için doktor aramam gerektiğini söyledim. Kendisi bana bir yere gidemeyeceğimi ve iyileşip geri döneceğimi söyledi. Patronun pozitif yaklşımı beni mutlu etmişti. Ardından beni ameliyat edecek olan Prof. Doktor Oktar Asoğlu’na ulaşmamı sağladı.

Bu buluşma beni çok etkilemişti. Kendine güvenen yaklaşımı ve bana ayrıntılarla ne kadar zor bir ameliyat olacağımı anlatması aramızdaki güveni arttırmıştı. Bana zor olacağını söylerken sanki beni ameliyat olmadan iyileştiriyordu.

Ameliyat zamanı gelmiş çatmıştı. Ameliyat bititikten sonra iki gün yoğun bakımda kaldım. Odaya aldıklarında o odadan çıkamayacğımı düşünmüştüm.26 günlük süreçte hergün Oktar Bey ve ekibinin odaya gelmesi beni pozitif etkilyordu.26 gün sonunda beni kademe kadem eve adapte edip sonunda taburcu ettiler.

Şimdi düşen bir hayat kalitem vardı ve buna adapte olmak zorundaydım. Daralan boğazım nedeniyle yemek yiyemiyordum. Oktar hoca bu konuda inad ederek onlarca defa endoskopik yöntemlerle bu daralmanın açılması için çalıştı. Aksi takdirde ameliyat olmam gerektiğini ama bunun daha da zor olacağını en ince detayına kadar anlattı. Ve sonunda kazandık. Sağlıklı bir insan gibi yemek yiyebiliyordum.

BU zor süreçte kesinlikle içinizdeki yaşama sevincini aileniz, doktorunuz büyütür. Kendine olan güveni bu zor zamanda saniye saniye size işleyen Oktar beye sonsuz teşekkürler.

ALLAH bir defa daha yaşatmasın diyerek sağlıklar dilerim.

Şeref DEMİREL

HERŞEYE RAĞMEN HAYATA TUTUNMAK

2001 yılında devlet memuru olarak İstanbul’da görev yapmaktaydım. Tuvalet ihtiyacı ihtiyacım için çıktığımda kanama olduğunu gördüm. Toplumun genel eğilimi gereği her konuyu biliriz ve her şeyi kendimize göre yorumlarız. Bu kanamanın hemoroid olabileceğini düşünerek doktora gittim. Doktor birkaç krem vererek beni gönderdi. Ancak sıkıntılarım ortadan kalkmadı ve devam etti.

Eşimin devamlı olarak bu konuya eğilmem gerektiği ısrarına karşın, işlerin yoğunluğu sebebiyle hep öteledim. Birgün kurum doktoruna durumu anlattım. Kanamanın hayra alamet olmadığını ifade ederek acilen bir cerraha gitmemi önerdi. Genel cerrahın muayenesi sonucunda sert bir kitle bulunduğu ve kolonoskopi yapılarak sonucun netleşeceğinden söz etti. Hemen randevu aldım ve randevu günü makinenin arızalı olması nedeniyle özel bir hastanede kolonoskopi çekimini yaptırdım. Alınan parçanın patoloji sonucuna göre tümör olduğu belirlendi. O anda başımdan kaynar sular dökülmüştü. Acaba bu tümör kötü huylu çıkabilirmiydi ? Tespit sonucu ameliyat olmamın kaçınılmaz bir durum olduğu ortaya çıktı.

Rektum bölgesinde ameliyatın zor olması nedeniyle hangi hastanede yaptırmamızın daha uygun olacağı konusunda araştırmalara başladım. Doktor dostlarımız üniversite hastanelerini tercih etmemizi önerdiler. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesinde Prof Mustafa Keçer ile tanışarak durumu kendisine anlattım. Hocamız ameliyatın zor bir bölgede yapılacağını ancak başaracaklarını ifade ederek moral verdiler.

Eylül ayında hocalarımız Mustafa Keçer ve Oktar Asoğlu’ndan oluşan ekip, başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Patoloji sonucunda tümörün iyi huylu olduğu ortaya çıktı. 14 günlük hastane döneminde Pazar günleri dahil hocalarımız beni yalnız bırakmadı. Taburcu olduktan sonra bağırsağım dışarı alınarak kolostomi torbasına bağlı olarak birkaç ay böyle yaşadım. Bu şekilde yaşantımda sıkıntılı durumlarla karşılaşmama rağmen, eşim fedakarca bu sıkıntıları göğüsledi. Süre tamamlandıktan sonra 9 gün daha hastanede kalarak kolostomi torbasına bağlanan bağırsak tekrar normal işlevine döndürülerek taburcu oldum. Hocalarımız her ne kadar tümör kötü huylu olmasa da onkoloji tedavisi önerdiler ve bunu yerine getirdim.

2001 yılında geçirdiğim kalın bağırsak (rektum) ameliyatından bugüne kadar kontrollerime dikkat ettim. İkametgahımın uzaklığı ve başka şehirde görev yapmam nedeniyle hocalarımdan uzak kaldım. Bu nedenle başka yerlerde yaptırdığım kontrollerde zaman zaman moral bozukluğuna kapıldım. Son kontrolümde ameliyat olabileceğim yönünde söylemler olması üzerine ameliyatımı gerçekleştiren Prof. Dr Oktar Asoğlu’nden randevu aldım. Durumu izah ettiğimizde aynı yerden hastalığın nüksetmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Hemen beni kolonoskopiye alarak bölgede bulunan polipi temizlemek suretiyle “operasyon sona ermiştir” diyerek motivasyonumu yükseltti.

İnsanoğlunun başına her türlü hastalık gelebilir. Özellikle kanser (tümör) deyince insanlar dehşete kapılıyor. Benim kişisel görüşüm erken teşhis hayat kurtarır. Ayrıca toplumda rektum bölgesinde bir hastalı oluşunca utanma duygusu ortaya çıkmaktadır. Hiçbir şey yaşamaktan önemli değildir ve sağlığın utanması olmaz.
Ben bu hastalığı ilk duyduğumda, bunu yenebileceğim inancı ve sağlıklı bir hayata kavuşacağım umuduyla bu yolculuğa çıktım. Bu inancımı ve umudumu hiç yitirmedim. Bir umuttur yaşamak.

En kötü gördüğümüz hastalık bile yenilmez değildir. Fakat erken teşhis, işin uzmanı bir doktor ile fedakar bir aileden oluşacak üçlü desteğe ihtiyaç vardır. Geçirdiğim bu rahatsızlık, işin ehli doktorlarla eski sağlıklı günlere dönülebileceğini ortaya çıkarmış ve her şeye rağmen hayata tutunmak gerektiğini bana öğretmiştir.
Emeği geçen ve beni hayata bağlayan doktorlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Sağlıklı ve mutlu olmak dileğiyle…. 02/03/2015

Ali Özocak

2013 yılının on birinci ayı, bir kontrol sonucunda kolon kanseri olduğumu öğrendim. Hiç beklemediğim bir sonuçtu. Altmış sekiz yıllık hayatımda iyi beslendim. Düzenli spor yaptım. Düzgün bir aile hayatım oldu. Stresli bir işim vardı fakat kanser olacağım aklımın ucundan dahi geçmezdi.

Yapı olarak çok araştırmacı biriyim. Araştırmalarım sonucu kolon kanseri konusunda belli başlı bazı isimlere ulaştım. Randevu aldım ve herbiriyle görüştüm. Son görüştüğüm isim Prof.Dr.Oktar Asoğlu idi. Çok etkilendim. Detaylı ve anlayabileceğim şekilde hastalığımı anlattı bana. Son derece güler yüzlü, psikolojimi anlayan, çok kibar ve çok mütevazi idi. Kararım Oktar Bey’le şifa aramak yönünde oldu.

Hemen PET taraması, MR ve kan tahlillerim yapıldı. Kolon kanserimin karaciğerime de dağınık bir şekilde metastaz yaptığı tespit edildi. Oktar Bey’in programı doğrultusunda bir yıl sürecek olan tedavi sürecim başladı. Bu süreçte defalarca kemoterapi gördüm; karaciğer ve kolon için iki ameliyat geçirdim.

Evet, çok yoğun ve yıpratıcı bir tedaviydi. Fakat her şey olumlu bir şekilde ilerledi. Liv Hospital benim için bir şifa merkezi oldu. Bütün sıkıntılarım hastane içerisinde çözüldü. Çok değerli bir ekiple çalışan Oktar Bey, her iki ameliyetımda da her gün kontrole geldi, tedavi sürecimle yakından ilgilendi. Evde olduğum dönemde de ne zaman ihtiyacım olsa bir telefonla aydınlatıldım. Her zaman ilgi gördüm, gerekli cevaplara ulaştım.

Bugün bir yıl süren tedavi sürecimin sonuna ulaşmış durumdayım. Şu an son derece sağlıklı bir şekilde iş hayatıma devam ediyorum.

Sn.Prof.Dr.Oktar Asoğlu... Çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız. İyi ki sizi tanıdım. Sizin gibi insanların varlığı büyülü bir umut veriyor bizlere. Umarım daha uzun yıllar boyunca şifa dağıtmaya devam edersiniz.

Tuğçe Özocak

5 dakika içinde hızlıca derdini anlatmalı. Şimdi onların çok vakti yoktur.. Acaba doktorun yanından çıktı mı? Arasam saçma bir zaman mı olur yoksa uygun mudur? Asıl sorun, şimdi babam hastalığını anlatırken herşeyi net anlatabildi mi yoksa sakladıkları oldu mu?.. Ya yanlışlıkla anlatmayı unuttuğu, paylaşmamayı tercih ettiği bir şey olursa ve o şey çok önemli bir başka şeyin sebebiyse ve o bir başka şeyi doktorlar bulamazsa ve..

Bazen insan, ki bir kızsanız ve konu babanızsa, çok sevdikleri yakınları, dertlerini, hastalıklarını anlatırken eksik anlatacaklarını, gereksiz olur diye sormaları gereken soruları sormayacaklarını sanırsınız ve bir şeyler ters gidecek diye endişelenirsiniz. En azından ben babamın durumuyla ilgili öyle sandım. Çünkü en başından alacak olursak konu başlığımız olan Kanser bence tersti ve ürkünçtü.

Randevulara gelip, babamın hastalığı ile igili soruları ben sormak, neredeyse babamın duygularını ben size anlatmak istedim ki anlayın diye. Ya anlamazsanız diye çok çekindim. Babamın hastalığı ile ilgili süreçlerde kafamdaki soruların cevapları verilmeyince hastaneyi basmak, ameliyata girip, doğru yapılıyor mu diye kontrol etmek, biz yokken babamın hastalığı ile ilgili ne konuştuğunuzu birer birer duymak istedim. Babamın ameliyatı öncesinde akşam kaçta uyumaya gittiğinizi kontrol etmek, sabah sıkı bir kahvaltı yaptınız mı?? diye sormak istedim.
Ben bu süreci kontrol etmek istedim çünkü kaybetmekten korktum, hastalığı konduramadım ve bu da benim tepki gösterişimdi. Yaşım ne olursa olsun, ben hep babamın kızıyım..

Eminim birçok hasta yakını da bunu bu şekilde hissetmiştir ve belki bunun tıbbi bir tanımı bile vardır.
Babam sizlere bir teşekkür yazısı yazmaya çalışırken, eskiden işte de olduğu gibi, 'abla ya şu yazdığımı okuyup biraz düzenlesene' dedi ve ben geçen sene bu dönemlerde yaşadıklarıma bir geri uzandım.. Madem bu süreçte Oktar Bey yönetimine ve sürece güvendim ve fazla duygusal sorularımı kendime saklayarak sessiz kaldım, o zaman teşekkürü ben yazayım dedim ve babamın yazısını silip sizlere bu yazıyı yazıyorum.

Oktar Bey, öncelikle tüm süreci yönettiğiniz, her zaman aynı güler yüzünüzle odaya girip durumu anlattığınız ve doğru şekillerde bizi yönlendirdiğiniz için size, sonra tabii ki Kürşat Bey istikrarınızla, babamın tüm emin olamamalarını dert etmeden doğru bildiğiniz şekilde bizleri yönlendirdiğiniz için size ve ekiplerinize minneti borç bilirim.
Sizlere kendim ve ailem adına da tekrar tekrar teşekkür ederim. Babam size olan sonsuz güveni sayesinde, o haliyle ailesini telkin etti, süreci anlattı ve bizde sizlere güvendik. Gece-gündüz tüm hemşireler, ekipleriniz, hastane hizmetleri hep güler yüzlü ve içtendi.

Umarım bundan sonra sizlerle keyifli ortamlarda rastlaşırız ve bu olayda bizim ailemiz için önemli bir deneyim olarak tarihte yerini alır.

Babama verdiğiniz şifa gibi her hastanızın şifalanması dileğiyle... Tekrar teşekkürler..

Sevgiler,

Zatiye Sözen

Mayıs 2010 tarihinde makattan gelen kanama nedeniyle gittiğim Bahçelievler de bulunan özel bir hastanede “Rektum Kanseri” teşhisi konuldu. Yine aynı hastanede yaranın makat çıkışına çok yakın bir yerde olduğu bu nedenle bağırsaktaki yaralı bölgenin alınacağı ve makatın dikilip ömür boyu torbayla yaşayacağım konusunda doktor tarafından bilgilendirildim.

Ailemle yaptığım görüşmede böyle bir tedaviyi kabul etmediğimi ömür boyu bağırsaklarımın dışarıdan bağlanacak bir torbayla yaşayamayacağımı aileme söyledim.

Daha sonra kızım tahlillerimi ve bağırsak filmlerimi Samatya’da bulunan bir hastaneye götürdü. Burada üç doçentin incelemesi neticesinde yaranın ışın tedavisi ile küçültülüp alınacağı, çok kısa bir süre torba ile yaşayacağımı ve sonra bağırsaklarımın tekrar yerine konulacağı söylendi. Ancak bu ışın tedavisinin Çapa Tıp fakültesinde  yapılabileceği ve bu konuda  o zamanlar Doçent doktor  olan Sayın  Oktar ASOĞLU’nun konusunda uzman olduğunu ve bu tedaviyi kendisinin yapabileceğini söylediler.

Doktorların tavsiyesi üzerine Çapa Tıp Fakültesinde Sayın Oktar ASOĞLU hocadan randevu alarak muayeneye gittim. Kendisi verileri inceledi ve bağırsakta bulunan yaraya ışın tedavisi yapılıp sonrasında ameliyatla bu dertten kurtulacağımı söyledi.  Daha sonra hemen tedaviye başladık ve ışınla yara küçüldükten sonra Temmuz 2010 da ameliyat  oldum. 4 ay gibi kısa bir süre bağırsaklarımın bağlandığı torba ile dolaştıktan sonra Kasım 2010 da ikinci bir ameliyatla bağırsaklarım tekrar yerlerine dikilerek gündelik normal yaşantıma devam ettim.

Şu an ameliyatımın üzerinden 4 seneden fazla geçti ve Oktar hoca sayesinde hiç bir sıkıntı çekmeden hayatıma devam etmekteyim.

İsmail SÖNMEZ

Sene 2013 Eylül ayında kalın bağırsaklarımda bir sorun olduğunu bir kısım tahlillerden sonra öğrendik. İzmir deki hekimlerin bazıları ameliyat dedi. Kimisi ameliyat dedi. Kimi ilaçla geçer dedi. Bende ameliyattan çok korktuğum için katiyen ameliyat olmam dedim. Derken Sayın Prof. Dr. Oktar ASOĞLU nun İstanbul da Liv Hospitalde çalışan çok başarılı bir hekim olduğunu öğrendik. Telefonla 30 Eylül 2013 tarihi için randevu aldık. O gün saat 15:00 de hoca ile İstanbul da hastanede buluştuk,konuştuk ve yarım saat içinde beni ameliyat olmam için ikna etti. Aynı gün hastane ye yatırdı ve bir gecede beni ameliyata hazırladılar. Hoca 01.10.2013 te beni ameliyat etti. Allah ondan bin kere razı olsun, beni bu dertten kurtardı. Hocayı biz aileden biriymiş gibi sevdik bir kardeşimiz gibi konuştukça o Atatürk gibi duruşun altında altın gibi bir kalbi olduğunu, hoş görülü ve alçak gönüllü olduğunu gördük. Müşvik iyi bir hatip olmadığım için tam anlamı ile hocanın başarılarını anlatamıyorum. Tekrar tekrar kendisine ve ekibine candan teşekkür eder, saygılarımı ve şükranlarımı sunarım. Allah Oktar hocama sağlıklı uzun ömür versin inşallah. Daha nice vatandaşlarımızın derdine derman olsun saygılarımla.

İZMİRDEN SELAMLAR!!!
Yeni Yılınızı Kutlarım!!!

Nazile Qehramanova - 30.09.2014

SALAM Men Qehramanova Nazile Memmed qizi Azerbaycandan size yaziram.
Men 10.02.2010 cu ilde yemek yeyerken narahat oldum bu hal gunden gune agirlawdi bir cox hekimlere muraciet etdim bir nece muddet nevroz xesteliyine gore mualice aldim sonra veziyetim daha da agirlasdi Bakida Ankalogi merkezde Doktor Elman Ibrahimov biops aldi 03.03.2010 cu ilde mende xerceng oldugunu soyledi. Hemin an heyatimin sonu oldugunu duwundum ne edeceyimi bilmedim, sanki her wey ustume gelirdi nefes ala bilmirdim. yaxinlarim ovladlarim xususende yoldawim yanimdaydi hamimiz caresiz qalmiwdiq cox hekimleri arawdirdig lakin yawamimi davam etdirecek bir yol tapa bilmedik. Sonra klinik merkezde Kamran Yaqubov ve Kerim doktor Capa univertstitinde Genel Cerrah Oktra Asaoglunu meslehet bildiler. 13.03.2010 cu ilde men Turkiyeye getdim. Oktar Hekimle goruwduk men xesteliyimle elaqedar Oktar Hocaya daniwdigca sanki yungulewirdim Oktar hekim qida borusundaki kutlenin askar olunmasi ucun filimlerin cekilmesini meslehet gordu. Biz filimleri cekdirdiy Oktar hekim filmlere baxdiqdan sonra ilk once mualice 3 ay ve sonra ise emeliyyat olacagimi hetta emeliyyatimin nece aparacagini mene izah etdi. Ankologi Doktor Esra Kaytan Saglamla daniwdiqdan sonra meni Ankologi bolume gonderdi orada men kimyaterapi radioloji mualice olunduqdan sora her wey yeye bilirdim hetta fikirlewdim ki emeliyyat olmayacam . Oktra hekimle goruwduk yeniden film cekildi Oktar hoca emeliyyatin qacilmaz oldugunu soyledi. Asistanti Sami beyi menim emeliyyatimla bagli iwlemlere bawlamasini soyledi 16.07.2010 cu ilde men emeliyyat oldum 23 gun xestexanada yatdim 23 gun erzinde Oktar hoca her gun menle maraglandi gunde 2 defe seher axwam mualice ve muayinelerim haqqinda mualimat alir menim yanima gelirdi. Men xestexanada olarken yemeye bawladim hec bir narahatciligim olmadi.Men mene eziyyet ceken qaygimi ceken Esra Kaytan Saglama, Sami beye, butun hemwirelere tewekkur edirem.En boyuk tewekkurum Oktar Asoglunadir meni Oktar Asoglunun sozleri duzgun fikirleri bu xesteliyie qalib gelmeye komey etdi. Bu gun heyatda yawayiramsa Ulu Tanrima birde Oktar hocaya borcluyam. Anam ,ovladlarim, yoldawim, Oktar hekimi Allah bize gonderdiyi bir lutfu bilir. Men Oktar hocaya menim xilaskarim , meni heyatda yawadan her sozune urekden inandigim varlig kimi baxiram. Yawamim Oktar hocam ellerinen opurem. Allah sizi hemiwe var etsinki siz bizim kimi xestelere heyat veresiniz .Men Oktar hocaya Allahin bir elcisi kimi baxiram yoldawimda ovladlarimda ozumde omrumun axirina kimi sizi ailemizin bir uzvu kimi bileceyik.

TEWEKKUR EDIRIK SIZE OKTAR HOCA
Azerbaycandan

Nimet Polat

Yaşamın kısa yada uzun olması önemli değil önemli olanı yaşamdaki kritik anları nasıl olumsuz dan olumluya dönüştürmekten geçiyor. Özellikle benim gibi yurt dışında yaşayan ve estetiğin dışında Türkiye'deki hastane ve kurumlardan haberi olmayan bir çok insan gibi, sağlığımızın diğer yanını hiç ölmeyecek ya da hiç hasta olmayacak kadar ciddiye almadan yaşıyoruz. Ve bazen hastallık hayatın içinden bende varım diye hatırlatıyor. Ve birdenbire yaşamı boşa harcamanın kaygısına düşüyorsunuz, elim hastalıklarla karşı karşıya geliyorsun. İşte o zaman Türkiyede neden estetiğin dışında her hangi bir hastalık konusunda araştırma yapmadım referans alicagimiz herhangi bir doctor ismi yada hastane neden yok kaygısına düşüyorsunuz. Üstelik bu konuda çaresiz kaliyor ve kimden referans alicam diye düşünüyorsunuz.

Prof. Dr. Oktar Asoğlu böyle çaresizlik hissettiğim günlerde karşıma çıktı. Üstelik çok iyi dalında uzman olan doktorlar tarafından referans gösterilerek, yani bir hastanenin onkoloji bölüm başkanı Dr. Oktar beyin ismini verdi gözünüzü kapatıp ameliyat olacağınız ve konusunda uzman Türkiye'nin teklerinden birisi diye aldığım referanslar la kendisine ulaştım. Ulaşmak bir o kadar kolay oldu bir telefonun uzaklığında, derdimi anlattım hastalığımın ciddiyetini, yardımcısı Burçin hanım anlattim ve aynı güne randevu verdi, muayane olmaya gittiğim gün ameliyat hazırlıklarına başladık.

Elbette hastahane muhteşem, elbette teknik harikulade ama önemlisi hastanede doktorumla kurmuş olduğum bağ ve güvendi benim için Dr. Oktar Asoğlu, hasta psikolojisini anlayan yaklaşımı ve emin ellerde olacağım güvencesini hissettirdi bana ve benim için en önemli olanı bu idi. Hiç tereddüt etmeden aynı gün ameliyat kararı olmak hiç de zor olmadı ve çok doğru karar verdiğimi ameliyat öncesi ve sonrasında daha iyi anlayabildim. Colon kanseri teşhisi ve o hastalığın ismi benim her zaman içimi ürperten bir hastalık ,elbette hastalığın ciddiyetini biliyorum. Ama Dr. Oktar Asoğlu ile bu hastalığı yendiğimi ameliyat dan sonra kendime geldiğimin ertesi günü anladım.

Yapılan kapalı ameliyat dan sonra mikrop kapma olasılığı olmadığı için her hangi enfeksiyona maruz kalmadan çok rahatlıkla ayağa kalktım. Planlanan iyileşme sürecini bire bir yaşadım. Bu benim için muhteşem bir süreçti.

Diyebilirim ki hayatımın girmiş en doğru insan ve uzun sürede sevgiyle saygıyla anacağım ilişkimi koparmadan yaşamında olacak bir insan elbette hasta ve Dr ilişki çerçevesinde ama hayatımı kurtaran insan yüreğinde de yeri farklı olacak bu insanın. Bilemiyorum her hasta Doktoru için aynı duyguları taşırmı ben taşıyorum ki Dr. Oktar Asoğluna gelene kadar bir kaç Doktor ilede görüşmüşdüm. Gönül gözü ile hastasına ulaşan çok az Dr. gördüm ve çok şanslıyım ben doğru uzman ve dolayısıylada doğru hastanede tedavimi oldum.

Bundan sonraki yaşamımda görevim özellikle yurtdışında yaşayan tüm insanlara bunu anlatmak olacak Teşekkürler doktorum Prof. D. OKTAY ASOĞLU ve teşekkürler tüm hastane personeli.

İsmail SÖNMEZ

Sene 2013 Eylül ayında kalın bağırsaklarımda bir sorun olduğunu bir kısım tahlillerden sonra öğrendik. İzmir deki hekimlerin bazıları ameliyat dedi. Kimisi ameliyat dedi. Kimi ilaçla geçer dedi. Bende ameliyattan çok korktuğum için katiyen ameliyat olmam dedim. Derken Sayın Prof. Dr. Oktar ASOĞLU nun İstanbul da Liv Hospitalde çalışan çok başarılı bir hekim olduğunu öğrendik. Telefonla 30 Eylül 2013 tarihi için randevu aldık. O gün saat 15:00 de hoca ile İstanbul da hastanede buluştuk, konuştuk ve yarım saat içinde beni ameliyat olmam için ikna etti. Aynı gün hastaneye yatırdı ve bir gecede beni ameliyata hazırladılar. Hoca 01.10.2013 te beni ameliyat etti.

Allah ondan bin kere razı olsun, beni bu dertten kurtardı. Hocayı biz aileden biriymiş gibi sevdik bir kardeşimiz gibi konuştukça o Atatürk gibi duruşun altında altın gibi bir kalbi olduğunu, hoş görülü ve alçak gönüllü olduğunu gördük. Müşvik iyi bir hatip olmadığım için tam anlamı ile hocanın başarılarını anlatamıyorum. Tekrar tekrar kendisine ve ekibine candan teşekkür eder, saygılarımı ve şükranlarımı sunarım. Allah Oktar hocama sağlıklı uzun ömür versin inşallah. Daha nice vatandaşlarımızın derdine derman olsun saygılarımla.

Setrak Keçecioglu

Sevgili doktorum, Prof.Dr. Oktar Asoğlu'nu üç beş cümle ile anlatmak gerçekten imkansız. Midemin tumunu kaybetme endisesi ile kendisine ilk gittigimde, gösterdigi ilgi, uzmanı olduğu Robotik Cerrahi sisteminin ayrıntılarını sabırla anlatması ve samimi sıcaklıgı ile kısa sürede tüm kalbimi ve güvenimi kazandı. Uzmanlığının önemli bir kanıtı da diğer doktorlardan farklı olarak midemin bir bölümünü bana hediye etmekte ısrarlı olması ve bunu büyük bir ustalıkla başarmış olmasıdır. Güler yüzlü, samimi, dost, bir o kadar da konusuna hakim bir uzman.

Bence gastrointestinal cerrahi ve özellikle Robotik Cerrahide en büyük isim. Bu yöntemle beni kısa zamanda sağlığıma kavuşturan doktoruma başarılarının devamını diler, sonsuz teşekkürlerimi sunarım, varolsun.

Nejat Başar

Prof. Dr. Oktar Asoğlu, 2014’un Temmuz ayında kolon metastazi nedeni ile oldukça zor olan açık ameliyatımı gerçekleştirdi.

Bu benim zaman içerisinde muhtelif hastanelerde geçirdiğim altıncı ameliyat.
İnsanların, yasam sürelerini ve yaşam kalitelerini belirleyen bu kadar önemli ameliyatları verdiği pozitif enerji ile kararsızlıklarını kolayca aşmalarını sağlayarak, bu denli sükunet, huzur ve güven vererek yapmak, öncesinde olduğu gibi sonrasında da takip, ilgi, ulaşılabilirlik, doktor-hasta ilişkisi yanında insani ilişkiler…

Bütün bunlar son derece önemli, ayrıcalıklı özellikler ve çok sık karşılaşılabilen durumlar değil hele ki hepsi bir arada.

Kendilerini Oktar bey ve ekibine teslim edenler şanslı ve güvende hissetmeliler.
Geçirdiğim bu zorlu ameliyatı büyük bir kolaylık içinde aşmamı sağlayan, başta Oktar bey olmak üzere tüm ekibi kutluyor şükran duygularımı iletiyorum.

Ayten Doğan Ulutaş

Ben kısaca başımızdan geçenleri anlatmak istiyorum,

Babamın uzun süredir bir rahatsızlığı vardı ve ne olduğunu hiç bir doktor bulamamıştı, 1 mayıs 2013'te ailecek Çanakkale gezisine giderken babamın yolda fenalaşması üzerine Tekirdağ Devlet Hastanesine kaldırdık. Sağolsun orada çok iyi bir hoca çıktı karşımıza ve isterseniz babanızı 1 hafta yatırıp inceleyelim dedi, İstanbul'da yaşamamıza rağmen büyük bir memnuniyetle bu teklifi kabul ettik ve 1 hafta yapılan tüm tetkikler ve endoskopiden alınan parçanın incelenmesi sonucu 'mide kanseri' tanısı konuldu. Tabiiki bunu babama söyleyemedik. Biz üç kardeş tedavi için en doğru yolu ve en doğru doktoru bulmak için kolları sıvadık.

Çalıştığım hastanedeki tüm doktorlara, tanıdığımız doktorlara, tanıdıklarımıza herkese sorduk soruşturduk, internetten araştırdık, tüm bilgiler Dr Oktar Asoğlunu'nu işaret ediyordu. Neyse biz 3 en iyi doktor ismi alarak bu doktorlarla görüşmek için yollara düştük, ikisiyle görüştük, en son Oktar hocanın yanına geldik, bizi öyle iyi, sıcak ve samimi karşıladı ki, içimize güven duygusu doldurdu, ve tamam dedik babamızı Oktar hocaya emanet edebiliriz. Çünkü bir hekimin eğer canınızı emanet ediyorsanız iyi bir hekim olması dışında iyi bir insan olması çok önemli, herşeyi danışabilmeniz, çekinmeden sorabilmeniz, güvenebilmeniz.

Velhasıl biz Oktar Hocada karar kıldık, ertesi gün babamı da Oktar hocaya getirdik, o ameliyat olmam diyen adamın Oktar hocanın karşısında birden yumuşadığını gördük 🙂 Eğer başka bir doktor karşısında olsaydı babam mümkün değil ameliyatı kabul etmezdi. Oktar bey bize ameliyatı nasıl yapacağını, niçin yapacağını, ameliyattan sonra neler olabileceğini hiç yorulmadan ve usanmadan ayrıntısı ayrıntısına anlattı.

Ertesi güne ameliyat tarihi verildi ve babam ameliyata alındı, Oktar hoca sabah 'bizden önce' uzun süren bir ameliyat yaptığı halde babamın ameliyatı boyunca ameliyathaneyi hiç terketmedi, ne yemek ne dinlenme molası vermedi kendine, ve ameliyat bittiği gibi yanımıza gelip bizi bilgilendirdi. Çok şükür iyi geçmişti babamın ameliyatı.

Babam ameliyattan sonra 7 gün hastanede kaldı ve Oktar hoca hergün gelip kontrollerin yaptı, babamla ve bizlerle hep diyalog içinde oldu, Şimdi babam çok iyi çok şükür, bunu önce Allah'a sonra da Dr. Oktar Asoğlu'na borçluyuz bunu biliyoruz. Gerek Oktar Bey'i gerek yardımcısı Burçin hn'ı her zaman arayabileceğimiz için, çekinmeden herşeyi sorabileceğimiz için içimz çok rahat. Onlara çok büyük bir teşekkür borçluyuz. ALLAH DOKTOR BEYDEN ve TÜM YANINDA ÇALIŞANLARDAN RAZI OLSUN. Şimdi ameliyattan sonraki 3 aylık kontrollerdeyiz Oktar hoca sabır ve sevgiyle bizi takip ediyor. Babamın ömrünün sonuna kadar kontrollerini Oktar hocanın yapacağını bilmek de ayrıca büyük mutluluk.

Aslıhan Demirci

Adım Aslıhan Demirci, İzmir'de yaşıyorum ve öğretmenim. Bundan yaklaşık üç sene önce şiddetli mide ağrısı ve kusma şikayetleri ile gittiğim doktorlar mide üzerine yoğunlaştılar. İki kere endoskopi yapıldı. Birçok ilaç kullanmama rağmen şikayetlerim geçmediği gibi daha da arttı.

Sonunda özel bir hastanede kolonda bir problem olabileceği tespit edildi ve kolonoskopi sonucu sağ tarafta bağırsağı tıkayacak kadar büyük olduğu söylendi. Bu arada ben hiç bir şey yiyemiyordum ve son günde büyük abdestim ağzımdan gelmeye başlamıştı. Yapılan tetkikler sonucu eşime kanserin karaciğerime sıçradığı, hemen amiliyat olmama gerektiği söylenmiş ve belki birkaç ay daha yaşar denmiş.

17 Mayıs 2012 gecesi Oktar Hoca'mı Çapa'dan tanıyan be hemşire olan görümcemin tavsiyesi ile Hocam'a ulaştık. Gece hastaneye yatışım oldu ve ertesi gün ameliyat oldum. Açık ameliyat olabileceğimi söylediği ameliyatı kapalı olarak gerçekleştirdi. Karaciğerimdeki kistin hemanjiyom olduğunu belitti. Kendime geldiğimde çok sevindim. Beş günde ayağa kalktım. Bugün yirmialtı ay bitti. Hiç bir şikayetim yok. Sadece şeker ve şekerli gıda tüketmiyorum, her şeyi yiyebiliyorum.

Yeniden doğdum ve hayatın ne kadar değerli olduğunu anladım.

Bana hayatımı yeniden bağışlayan yüce Allah'a ve Sayın Oktar Hocama her gün uyandığımda şükrediyorum.

Ona rastlayan tüm hastalarında çok şanslı olduklarını düşünüyorum. Biliyorum ve diliyorum ki Allah onu ve onun gibi işini gerçekten çok iyi yapan doktorları korusun ve yollarını açık etsin.

Damla Işık

Dönüm noktaları vardır insan hayatında; şaşırtan, afallatan, sorgulatan. Keskin bir viraj misali bir anda hazırlıksız yakalayan…

14 Haziran 2014 tarihinde yapılan kolonoskopi işlemi neticesinde babamın kalın bağırsağında bir kitle olduğunu öğrendiğim andır benim dönüm noktam; korktuğum, dünyanın başıma yıkıldığını hissettiğim, çaresiz kaldığım an.
Bugün 26 Haziran 2014 ve ben bu satırları Liv Hospital 8302 numaralı odada, içimde huzur ve mutlulukla yazıyorum. Babam, başarılı geçen ameliyatı sonrası, koridorda yürüyüş yapıyor, etrafa gülücük saçıyor ve bu sizin sayenizde Oktar Hocam.

Bu on iki günlük süreç kısa bir zaman aralığı gibi görünse de, zordu bizim için. Bir yandan sudan çıkmış balık misali “peki şimdi ne olacak?” sorusuna cevap, bir yandan da derdimize derman olacak güvenilir bir el arayışı… Gerçekten zordu!

Ta ki sizi bulana kadar. İtiraf etmeliyim ilk önce özgeçmişiniz, çalışmalarınız, yayımlarınız, kolorektal cerrahi alanındaki tartışmasız tecrübeleriniz güven verdi bizlere. Sonra sizinle tanıştık, başarılarla dolu hekimlik hayatınızın yanı sıra saygıdeğer kişiliğiniz de bir o kadar kıymetliydi bizim için.Sıcak içten bir ön sohbetle rahatlattınız bizi.Hastalık hakkında en ufak ayrıntıyı bile bizimle paylaşarak,duymak istediklerimizi değil,gerçeği söyleyerek bizi yönlendirdiniz.Maddi konular dahil her alanda sonuna kadar yanımızda oldunuz.

Sayın Prof. Dr. Oktar Asoğlu, doktorumuz, çok şey borçluyuz size. Hastaneye adım attığımız ilk andan itibaren bize olan olumlu, güler yüzlü, sevgi dolu yaklaşımınız ile moral oldunuz bize, umut oldunuz. Sizin desteğinizle bu hastalığın korkulacak bir yanı olmadığını gördük. Erken teşhis, doğru tanı ve güvenilir ellerde uygun tedavi ile kolon kanserinin önlenebilir olduğunu öğrendik. Hayatımızın dönüm noktasında en büyük pay sizin. İyi ki varsınız, iyi ki sizi tanımışız. Size ve ekibinize her şey için çok teşekkür ederiz.

Sevgi ve saygılarımızla.

Damla Işık
(Hastanın Kızı )

Doç. Dr. Ilir HOTI - 28.10.2013

Bu yılın ilk birkaç ayında, bazı sağlık sorunlarım oldu ve muayene için İstanbul’a gelmeye karar verdim. Mayıs sonunda, rektum tümörü teşhisi konuldu. Benim için çok üzücüydü.

Hemen aklıma 2012’te İstanbul’da anneme göğüs kanseri teşhisi konulduğu geldi.

O zamanlar İstanbul’da çalışıyordum ve bu yüzden annem Çapa Üniversitesinde ameliyat ve tedavi edildi. Annemi ameliyat eden Prof. Dr. Oktar Asoglu ile orada tanıştım. Yaptığı ameliyat çok başarılı oldu. Bu, annemin İtalya ve Almanya’da gittiği doktorlar tarafından da teyit edildi.

Benim için söz konusu durumla ilgili tek ve en yetkili referans Prof. Dr. Oktar Asoğlu idi.

Prof. Dr. Oktar Asoğlu’nun telefon numarasını bulmak için iki gün harcadım. Sonra onu aradım ve durumumla ilgili tavsiye aldım.

Bizimle tanışmak için gösterdiği sürat ve samimiyet beni çok etkiledi ve 45 dakika sonra Liv Hastanesinde buluştuk.

Dr Oktar beni, hastanenin Üstün Kaliteli personeli ile tanıştırdı ve teşhisimle yakından ilişkili alanlarda yaptığı bilimsel araştırmalar ve başarılardan söz etti.

Bir sonraki gün ameliyat oldum. Dr. Oktar size çok teşekkür ediyorum, Allah sizi korusun!

Ek olarak, Prof. Dr. Yeşim Eral’a da kemoterapi tedavisi ile ilgili olan ameliyat sonrası süreci atlatmamda profesyonel ve teşvik edici rolünden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum!

Genel Müdür Meri Hanım dâhil personelin çoğunluğu, denetleyici personel ve diğerleri bize bakmak ve şikâyet ve ihtiyaçlarımızı sormak için bizi odada ziyaret ettiler.

Live Hastanesi, ileri teknoloji, araştırma ve hasta tedavisinin profesyonel doktorlar, yüksek disiplinli yönetim ve “müşteri memnuniyetinden” ziyade hasta memnuniyeti ile uyum içinde olduğu organik karşılıklı bir ilişkinin kurulduğu bir yerdir.

Pazarlama departmanından, yüksek sorumluluk, dürüstlük ve doğruluk duygusuyla bana ve aileme çok yardımcı olan Emel Mejzini’nin çalışmasını özellikle belirtmem gerekir. Hemşireler de çok pozitif bir etki yarattılar. Özellikle, Meryem Belören ve İnci Ayyldız’a çok teşekkür ediyoruz.

Umarım ki görüşlerimiz var olan ve potansiyel hastaların ihtiyacına hizmet eder.

Saygılarımla

Doç. Dr. Ilir HOTI

Zafer Erdem

Ben ve kardeşim 1 emekli anne babanın Elazığ da yaşayan 2 memur çocuğuyuz.Rutin olarak devam eden hayatımızda herşey 2012 yılının 6. ayında babamıza Rectum CA teşhisi konulduktan sonra tamamen değişti.Ne yapacağımızı bilmez bir halde sürüden ayrılmış başıboş koyunlar gibi olduk.Babamız hastalığının ne olduğunu bilmiyordu ve konulan teşhisle ona her baktıkça zamansız kaybedeceğimiz duygusu ile kahroluyorduk.Çevremizdekiler bizi büyük bir özel hastanenin ünlü bi doktoruna yönlendirdiler.

Yapılan 3 aylık radyo kemotrapiden sonra cerrahi operasyon aşamasına gelindiğinde hastane önümüze çok yüklü bir rakam getirdi.Her ne kadar babamız için herşeyimizi ortaya koyduysakda söylenen rakam gücümüzün çok çok üzerinde bi rakamdı ve çaresizce operasyonu yapamadan Elazığa geri döndük.

Herşeyde bir hayır vardır sözü gerçektende bizde tam anlamıyla vuku buldu çünkü durumu Elazığda bir doktor yakınımıza bahsettiğimde kendisi beni Prof.Dr. Oktar ASOĞLUNA yönlendireceğini tam anlamıyla işinin üstadı mesleğinde 1 numara olduğu gibi çok canayakın vicdanlı ve yardımsever bir hoca olduğundan bahsederek kendisinden haber beklememizi istedi.Kendisi durumumuzu hocamızla görüştükten sonra Oktar hocamızın bizi beklediğini,hocamızın ameliyatı son teknoloji olan robotik cerrahi ile yapacağını ve bunuda büyük bi özveri ile diğer hastanenin verdiği maliyetin yarısına mal olacağını söyledi.Hemen vakit kaybetmeden 23.09.2013 tarihinde hocamızın yanına geldik ve daha ilk yüzyüze geldiğimizde hem ben hem annem hocamıza o kadar yakınlık hissettik o kadar cana yakın ve güleryüzlü karşılandık ki gönül rahatlığı ile babamızı önce Allaha sonra Oktar hocama teslim edebileceğimize emin olduk.Hocamız babamı 24.09.2013 de hastaneye yatırdı ve 25.09.2013 tarihinde ameliyat etti.

Bu satırları şu an hastanede yazıyorum ameliyatımız son derece başarılı geçti babamız turp gibi ve hocamızın sayesinde tekrar yüzümüz gülüyor.3 ay sonraki tamamlayıcı ameliyattan sonra babamız hocamızın sayesinde hayatına eskisi gibi deva edebilecek.Allah sizi hastalarınızın ve sevenlerinizin başından eksik etmesin.Ömür boyu size minnettar kalacağız değerli hocam.

Minnet ve Saygılarımla

Güvher ÜTEBAY GÜNEY

2010 yılı haziran ayında, aşırı karın ağrısıyla karşı karşıya kaldım. Uzun bir araştırma ve inceleme sonunda bana; sağ kolon tümörü teşhisi konuldu. Hemen iyi bir cerrah arayışı içine koyulduk. Sonunda herkesin çok beğeni ile söz ettiği iyi bir ismi olan bir cerraha 14 Temmuz 2010 yılında ameliyat oldum. Benden 2,5 cm’lik bir kitle çıkartıldı. Aileme ve bana çok erken bir kanser vakası olduğunu, diğer organlarımda da herhangi birşey olmadığı için çok şanslı olduğum söylenildi. Yine de cerrahım beni iyi bir hastanenin onkoloji servisine yönlendirdi. Onkoloji bölümündeki doktorumda bana herhangi birşeye gerek olmadığını hayatıma kaldığım yerden devam etmem gerektiğini söylediler.

Ne yazık ki, 3 ay sonra ben batın bölgemde çeşitli sertlikler hissetmeye başladım. Ama ne ailemi ne de ameliyat olduğum doktorumu bende birşey olduğuna ikna edemedim. Bu durum böyle devam ederken 2011 yılının mayıs ayında yine aşırı bir şekilde ağrı ve ıstırapla doktoruma gittiğimde, yapılan tahliller sonucunda karın boşluğumda kocaman bir kitle olduğu saptandı. Beni tekrar onkoloji bölümüne yönlendirdi. Onkoloji doktorum kitlenin çok büyük olduğunu, bunun için öncelikle kemoterapi almam gerektiğini söyledi. Ama ben beni yıkan gerçeklede ne yazık ki o gün tanıştım. Çok büyük şoklar ve üzüntüler içerisinde kemoterapiye başladım. Ağrım ve ıztıraplarım azalmıştı ama kitlem çok büyük olduğu için istediğimiz oranda küçülmüyordu. 9 seans kemoterapiden sonra ameliyat için cerrahlarla görüşmem gerektiğini söylendi. Çok korkuyordum kocaman bir kitle, çok riskli bir ameliyat yaşama şansım çok azdı. İyi bir cerrah!.. Ama bu cerrah neredeydi? Sonunda bana Prof. Dr. Oktar Asoğlunun çok iyi bir cerrah olduğu işini çok iyi yaptığını söylendi. Böylelikle Oktar hocayla tanıştık. Oktar hoca bana ameliyatımın çok zor olduğunu, yaşama şansımın çok az olduğunu, eğer genç olmasaydım asla ameliyatı kaldıramayacağımı söylüyordu. Benimde başka bir şansım yoktu. Ameliyat olmaya karar verdim. 2 şubat 2012′de ameliyat oldum. 8,5 saat süren ameliyatımda sıcak kemoterapide verildi. 3 gün yoğun bakımda kaldım. 10 günde cerrahi servisinde kaldıktan sonra taburcu oldum. 1 ay sonra onkoloji doktorumla görüştüğümde bana çok başarılı bir ameliyat geçirmiş olduğumu ama buna rağmen 6 kür daha kemoterapi olmam gerektiğini söyledi. Şuan sonuncusunu oldum. Kendimi çok sağlıklı hissediyorum. Hayata ve yaşama yeniden dört elle sarılmaya başladım.

Bana tüm bunları sağlayan asla ve asla maddiyata önem vermeyen önce insan ve insan hayatı diyen ameliyat öncesi ve sonrasında bana moral ve desteğini esirgemeyen Sayın Oktar hocama bu vesileyle birkez daha şükranlarımı sunarım ki dilerim ki ülkemizde Oktar hoca gibi doktorlarımızın sayısı artar. Oktar hoca ailemin ve benim gerçek kahramanıdır. Binlerce teşekkürler. İyiki varsınız Oktar hocam.

Ecz. Serpil ŞENOL

14 Şubat 2012 de ösofagus ca teşhisi konulduktan sonra, yaptığım ilk iş pek çok hasta gibi konusunda uzman doktor aramaya koyulmak oldu. Konu oldukça özel olduğu için ameliyatı yapabilecek hekim sayısı da oldukça sınırlıydı. Yolum Sn. Prof. Dr.Oktar Asoğlu’na düştüğü gün, kendimi önce Allah’a sonra daO’nun ellerine emanet edeceğimi anladım. Anladım anlamasına da bu kez de karşıma tedavi farklılıkları çıktı. Neo-adjuvan tedavi mi, adjuvan tedavi mi olacaktım? Çoğunluk neo-adjuvan diyordu. Bense radikal cerrahiyle önce hastalığı fiziken vücüdumdan atmak hevesindeydim. İçimde kalmayan bir şeyi kafamdan atmak da kolay olacaktı kanımca. Çoğunluğa uyup Neo-adjuvan tedaviyi kabul ettiğim akşam, içimden bir ses Oktar Bey’i aramam için dürttü. Tedavi neo-adjuvan başlasa bile ameliyatımı O yapmalıydı. Saat sanırım akşam 22:00 civarıydı. Henüz hastası bile olmadığım Oktar Bey, son derece sabırlı ve içten bir ifadeyle bana seçimin risklerini anlattı. Ertesi gün beni görmek istedi. İçimdekini bir an önce almak konusunda beni destekleyen tek doktordu! Her açıdan zor bir hasta olsam da beni olduğum gibi kabul etmekte kararlıydı.

3 Nisan’da ameliyat oldum. Harika geçti. Hastanede kaldığım 13 gün içinde sabahın erken saatinde, gün içinde hatta akşamın geç saatinde bile ziyaretlerini eksik etmedi. Odaya her gelişinde adeta pozitif enerji yayıyor, beni hep yüreklendiriyordu. Ben de O’nun ve sevdiklerimin emeklerini boşa çıkarmamak için elimden geleni yapmaya kararlıydım, hala da kararlıyım. Konusunda uzman olmak çok önemli, ama bunun yanına yüksek insani değerleri de koyabilmek çok daha önemli. Oktar Bey de böyle bir İNSAN. Hastanede kendisine yardımcı olan diğer personeli ve kendisiyle çalışmaktan son derece mutlu olduğu her halinden belli olan genç cerrah arkadaşını da yaptıklarıyla hepimizin yanında takdir ederek ön plana çıkaracak kadar mütevazı ve herkese hakkını veren bir İNSAN. 3 kız annesiyim. Kızlarımın hepsinin gözünde ve gönlünde apayrı bir taht kurdu Oktar Bey. Ben, eşim, kızlarım, tüm ailem ve sevdiklerim kendisine minnettarız. Bana çok büyük yaşam şansı ve ümidi veren saygıdeğer Prof. Dr. Oktar Asoğlu’na ne kadar teşekkür etsem azdır. Kendisine tüm kalbimle herşeyin en güzelini diliyorum. İyi ki yolum sizinle kesişti hocam! Saygılarımla….

Ayşe Değirmencioğlu

"Nereye gideceğini bilmeyen yelkene hiçbir rüzgar yardım edemez…”
10.11.2010 yılında Rectum Ca teşhisi konulduktan sonra 1 yıllık çaresizliğimi ve üzüntümü anlatan özet cümle…Ta ki hocaların hocası Prof.Dr. Oktar Asoğlu Beyefendi ile tanışana dek…
SayısaL verilere dayanarak yaptığı ameliyatların başarı oranlarını ortaya koyan, vücut bütünlüğü ve konforu bozmadan %90 şans veren, bana “pozitif düşünelim ben elimden geleni yapacağım, sizde güzel düşünün bu işi birlikte başaralım” diyerek beni ameliyat olmaya ikna eden; bende “inanmak başarmanın yarısıdır” düsturu ile önce Yüce Yaradana sonra hocamıza inandım, güvendim ve başarılı bir ameliyat gerçekleşti.
Hz.Mevlana şöyle der;” Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur, önemli olan yürek ve niyettir.” Tabiplerin bu dünyada Yüce Yaradanın şevkat ve merhamet eli olduğuna hep inanmışımdır.
Yaşadığımız şu materyalist dünyada para hırsından uzak, yaptığı kariyerin farkında olan, mütevazı davranan, hastalarının gözündeki sevinç ve mutluluk ışığı ile mutlu olan, yaptığı işin kompetanı, bu dünyada insan olarak tekamülünü tamamlamış, kocaman yürekli, harika insan…Bana yaşama sevinci ve mutluluğu verdiğiniz için size ömrüm boyunca minettar kalacağım.
Enerjik ve canlı bir hekim olarak sabahın 7′sinde hastalarını vizite eden,
Dürüst güvenilir ameliyat öncesi vadettiği şeyleri gerçekleştirerek, beni hayal kırıklığına uğratmayan,
Sade ve mütevazı,
İnsana ve işine saygı duyan… Anlaşılan hocamızı anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalacak. Özetle;
“ Hakiki Tabip… Mütevazı İnsan… Ğerçek Kahraman vesselam…”

NOT: Ameliyattan sonra duygularımı sözel olarak ifade edememiştim. Başta Prof.Dr. Oktar Asoğlu hocam olmak üzere herkes duysun, okusun istedim. Saygılarımla,

Nilüfer Hendem

22 yaşındayım İstanbul Ticaret Üniversitesinde İç Mimarlık 3. Sınıf öğrencisiyim. Hayatım 04.04.2011 yılında rektum kanseri olduğumu öğrendiğimde bambaşka bir yere doğru gitmeye başladı. 1 ay boyunca çapada kemoterapi ve radyoterapi gördüm. Tedaviye tümör çok iyi tepki vermişti ama ben korktum ve ameliyattan kaçtım. Yaklaşık 8 ay sürdü bu kaçış ve kontrollerde tümörün hala orda olduğu ortaya çıktı. Yani mecburdum ameliyata. Tümör rektumdan 3 cm mesafedeydi ve hayat boyu torba takmaya mecbur olabilirdim ki gittiğim bütün doktorlar bana bunu söyledi. Sonra Oktar Asoğlu var dediler. Gittim beni 15 dakikada ameliyata ikna etti ve ertesi gün ameliyat oldum ve hayatımın en güzel haberlerini aldım ondan sadece 4 ay torba takıcaktım. 1 ay bitti bile geriye sadece 3 ay kaldı. Ben Oktar Asoğlu’nu bir doktor değil bir baba gibi sevdim ve hayat boyu ona minnettar kalacağım. Herşey için çok teşekkürler. Bana yaşama umudu verdiniz.

Hale Algan - 27.02.2012

2009 Aralık ayında sigmoid kolonumda tümör teşhis edildi. Ameliyat için cerrah arayışına girdik. Tıp camiasındaki tanıdıklarımızın tavsiyesi büyük çoğunlukla; o dönem İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Oktar Asoğlu oldu. Oktar Bey’i önerirken genellikle söyledikleri şuydu: “Çapa’daki doktorların dahi, kendi hastalıklarının tedavisi için tercih ettikleri isim…”

Oktar Bey’le İstanbul Üniversitesi’nde görevli bir büyüğümüz vasıtasıyla tanıştık. Bana rahat olmamı ve ameliyattan sonra sağlığıma kavuşacağımı söyledi. Konuşma tarzı bir cerrahtan daha ziyade psikolog gibiydi. Hastalığım ve ameliyatımla ilgili anlattıkları içime su serpmişti…

25 Aralık’ta gerçekleşen ameliyatım sonrası 3 günde taburcu oldum. Şaşkındım… Kanser ameliyatı mı olmuştum yoksa apandis ameliyatı mı!..

“Kanser” adının bile ne denli ürkütücü olduğu bu dönemi kolaylıkla geçmemizi sağlayan Sayın Oktar Asoğlu’na sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Cengiz Algan

Eşimin tetkikleri sırasında, kolonoskopinin sadece teşhis değil tümör oluşumunu önleyici olgusunu öğrendim. Hiçbir şikayetim olmamasına rağmen kolonoskopi yaptırdım ve rektum bölgemde tümöre rastlandı. Eşim kadar şanslı değildim maalesef… “Kanserde de şans olur mu?” demeyin, oluyor…

Mart 2011′de başlayan kemoterapi ve radyoterapi tedavilerinden sonra Oktar Bey ameliyat tarihimi açıkladı: 5 Ağustos… Ameliyat sonrasında ya her şey eskisi gibi olacak ya da makat bölgem iptal edilerek kalın barsak karnımdaki bir torbaya ömür boyu bağlı kalacaktı… Tümörün makat çıkışına mesafesi 3 cm. olmasına rağmen Oktar Bey çok başarılı bir operasyon gerçekleştirdi…

4 Şubat’taki tamamlayıcı ameliyattan sonra şimdi her şey eskisi gibi olma yolunda…

Bize verdiği güven duygusuyla önce eşimi sonra da beni sağlığımıza kavuşturan Sayın Oktar Asoğlu’na sonsuz şükranlarımı sunarım.

Kubilay UTKANER

Merhaba, Annemizin yaşından dolayı (89) son beş yılda, altı ayda bir düzenli olarak geriatri uzmanı hekim tarafından kontrolleri yapılıyordu. Buna rağmen 2017 yılı başında, önce rektumda hafif kanama ve halsizlik sonrasında karın ağrıları daha da arttı, tuvalete çıktıktan sonra halsizlik ve devamlı yatma isteği daha da artarak devam etti. Bunu yanı sıra cilt renginde bariz solgunluk bizleri daha da endişelendirdi. Hemen bölgemizde ki hastanede kan tahlilleri yapıldı sonuç olarak 12 olması gereken değer 6 altına düştüğü için hemen kan nakli yapıldı. Kan değerleri 9,5-10 olunca da aşırı kan kaybını nedeninin bulunması için kolonoskopi ve endoskopi yapıldı. Kalın ve ince bağırsağın birleştiği yer olan (Çekum) da kötü huylu tümör tespit edildi. Kitle bağırsağında tıkanma yapıyordu.
Doktorlar ACİL ameliyat olması gerektiğini, olmaması durumunda hastanın kaybedileceğini belirttiler!

Biz kardeşler olarak, bu konularda uzman ve ehil olan hekim arayışına girdik. Hepimizin yolu Prof. Dr. Oktar ASOĞLU’na çıktı. Kendisinden randevu aldık ve süreç başladı. Annemizin yaşı (89) olduğundan tıbben kemoterapi tedavisine uygun olmadığı sadece ameliyat ile tedavi olabileceği ve ameliyatında yaşı itibariyle en fazla 1-1,5 saat sürmesi gerektiğini belirterek, ameliyatın laparoskopik yapılacağını ve endişe duymamızı ve Annemizin (Önce Allah’ın izniyle) sağlığına kavuşacağını belirtti.

Hümanist ve sevecen ifadelerle operasyonu ve sonrasını anlatarak bizleri ikna etti. Zorlu geçecek süreci hazırlanmamızda bizlere çok yardımcı oldu. Sonuç olarak Annemiz 18 Temmuz 2017 tarihinde ameliyat oldu ve çok başarılı geçti. Ameliyat sonrası 1. Üç aylık kontrolü de çok temiz çıktı.

Bizleri Prof. Dr. Oktar ASOĞLU hocamızla karşılaştırdığı için Cenabı Allah’a ne kadar şükür etsek azdır. Hocamızın başarıları daim olsun, Allah onu güzel ülkemize bağışlasın. Kendisine ve ekibine sonsuz teşekkür ederiz…

Çocukları; Göknur KANOĞLU KARA, Hüseyin KARA, Üstün KANOĞLU UTKANER ve Kubilay UTKANER

V. ÖMÜRBERK

2017 Ağustosunun ilk günlerinde hiç hesapta yokken, hatta tatil planları yaparken, dışkıda ince bir çizgi halinde kan gördüm soluğu aile hekiminde aldım.
Dışkıda Gizli Kan Testi de pozitif çıktı, derhal uygulanan kolonoskopide rektumda
tümör görüldü ve alınan 7-8 parçada yapılan patoloji sonucu iyi diferansiye adenokarsinom olduğu belirlendi.

İnternette yaptığım bir araştırma sonucunda Profesör Oktar Asoğlu'na gitmeye karar verdim. Kendisi telefondaki ilk konuştuğumuz andan itibaren hep olumlu ve sakin yaklaşımıyla bana güven verdi. İyileşeceğimi, korkmamamı söylüyordu, ben de kendisine inandım. Hocam muayenehanesinde kısa sürede, beni hiç rahatsız etmeyen bir kolonoskopi daha yaptı ve tümörün yerini tam belirledi . Kemoterapi ve radyoterapi tedavisi mi yapsak yoksa ameliyat mı derken, Profesör Cem Terzi ile birlikte yaptıkları konsültasyon neticesinde ameliyatın daha kesin sonuç vereceğine karar verdiler. Eğer alınacak tümörde lenfler temiz çıkarsa kemo veya şua da gerekmeyebilir dendi.
Ameliyatı Acıbadem Maslak Hastanesinde en kısa sürede yapmak üzere planladık ve gerçekleştirdik. 3 saati aşan bir ameliyat olmasına rağmen laporoskopi ile yapıldığından ilk günün sonunda gayet rahat bir şekilde dolaştım, ağrılarım çok az oldu; hemşirelerin titiz bakımı hocalarımızın ilgisi ile üç gece yatıp dördüncü gün taburcu oldum. Altı gün sonra da lenflerin temiz olduğunu Oktar hocamdan öğrendim. Kendisi beni şahsen arayıp iyi haberi verdi, bu vesileyle kendisine tekrar teşekkür etmek istiyorum. Zira hastanın ruh halinden ne kadar anladığı belli oluyordu . İçeride rektumun dikiş yarasının iyileşmesi süresince ince bağırsaktan bir torba bağlanmıştı; o da ameliyattan 10 gün sonra çıkarıldı ve yeri dikildi.

Tamamen iyileştim; o günden bu yana 3 ay geçmiş durumda kendimi son derece sağlıklı hissediyorum, hiçbir ilaç kullanmıyorum, yediklerime dikkat etmek dışında özel bir diyet yapmıyorum; o da sebzeleri iyi pişirmek ve gaz yapıcı bakliyat ve çiğ meyve sebze yememekle sınırlı. Bir süre daha böyle devam edeceğim. İki yıl süreyle üç ayda bir bir kan testi yaptırıp kontrola gideceğim ve yılda bir de PET çektireceğim. Bu yakın takiple sağlığımın daima emin ellerde olduğunu hissediyorum.

Değerli Profesör Oktar Asoğlu ve Profesör Cem Terzi hastanede yattığımız hergün sabah ve akşam olmak üzere iki defa hastalarını ziyaret ediyorlar, bu hastaya hem enerji hem moral veriyor, bu İstanbul trafiğinde çok yorucu ve zor olmalı, ancak hastaların iyileşmelerindeki olumlu etkisi tartışılmaz.

Kendilerine ilk gün duyduğum güvende ne kadar haklı olduğumu gördüm ve bütün hastalara Profesör Oktar Asoğlu'nu tavsiye ediyorum, herkese acil şifalar diliyorum.

Vuslat ÖMÜRBERK

Fethiye GÜNER

Merhaba ben Fethiye Güner. Başımdan geçenleri kısaca paylaşmak istiyorum. Bakmayın siz kısaca dediğime,aslında ne kadar uzun olduğunu bir ben bilirim bir de yukarida ki Allah.

Her şey yavaş yavaş başladı. Benim gibi yemeğe düşkün bir insan, önce öğünleri azalttı, sonra katı/kuru gıdaları yiyemeye en sonunda da bırakın yemek yemeyi su içemez bile hale geldi. Çok kısa bir zaman içinde, ki bu zaman yaklaşık 3-4 aylık bir süreç, neredeyse 20-25kg verdim. Bu zaman içinde tabi ki gitmediğim doktor,hastane kalmadı. Kimisi psikolojik dedi, kimisi genzinde balgam birikmesi var dedi, aslında onlar tam da duymak istediğim şeyleri söylüyorlardı. Bazıları da mutlaka endoskopi yapılması gerektiğini söylese de ben kaçabildiğim kadar kaçtım. Ta ki içtiğim su ağzımdan burnumdan gelene kadar. O gün hem ben hem çoçuklarım anladık ki bundan daha fazla kaçış yok, gidip ne test lazımsa yaptırıp, neyse hastalığım öğrenmem lazım diyerek, oturduğumuz semtin yakınlarında ki bir özel hastaneye gittik. Burada yapılan onca tomografi ve 2 tane endoskopiye rağmen hastalığımla ilgili net bir teşhis koyamadılar. Tek söyledikleri yemek borumun tamamen kapandığı ve acilen ameliyat olmam gerektiği idi. Ama oradaki ameliyatı yapacak olan doktora ne ben ne de çoçuklarım asla ısınamadı. Daha sonra yakınlarımız vasıtasıyla bulduğumuz Oktar Bey'e ulaşmaya çalıştık ama o hafta kendisi yurt dışında olduğu için yine tavsiye üzerine, zaman kaybetmemek adına, başka bir özel hastaneye giderek, adını bile söylemek istemediğim o teşhisi koydular. Tıptaki adı ÖZOFAGUS CA'ymış. Yemek borumun alt kısmında yaklaşık 6 cm lik bir tümör yemek borumu tamamen kapatmış. Daha sonra yine bu hastane 23 seans radyoterapi + 5 kur kemoterapi aldım. Yapılan tüm bunlara rağmen tümör sadece yarı yarıya azalmıştı ki bu tedavi sonucunda yine ameliyat olmam gerektiğini söylediler. Ama her nedense bu hastanede ki ameliyatı yapacak olacak doktora da içim hiç bir şekilde ısınmadı. Çoçuklarımın aklı yaptıkları araştırmalar sonucu Oktar Bey de kaldığı için hemen kendileriyle temas kurup, randevu alarak beni ona götürdüler.

Oktar Bey'in yanıma gelip, beni ameliyata ikna etmesi belki 3 bilemediniz 4 dk sürdü. O kadar pozitif bir insan ki bunu burada anlatmaya kelimeler yetmez. Bir pazartesi günü gidip aynı haftanın perşembe gününe ameliyat tarihi verdi. Ameliyat olduktan sonra hastanede 6 gün yattım, 4. günü tekrar yemeye içmeye başladım. Hastanede yattığım sürece günde beni 2 kez ziyaret etmesi, verdiği moral kelimelerle anlatılacak gibi değil, sadece yaşanır.

Bugün bu satırları yazarken o günlerden tam 2 yılı devirdim. Şimdi çok şükür hiç bir sıkıntım yok. Eskisi gibi yemek yiyebiliyor, içebiliyorum.

Her zaman söylediğim bir şey var; "Allah kimseleri hastanelere düşürmesin ama olur da düşerseniz Oktar Bey gibi insanları karşınıza çıkarsın." Onun gibi doktorlara/insanlara bu ülkenin çok ihtiyacı. Allah ona daha uzun ömür versin ki benim gibi bir çok insana dermana olabilsin.
Fethiye GÜNER

Ayşem KÜÇÜKEROL

Mide kanseri teşhisi konduğunda neye uğradığımı şaşırdım, dünya başıma yıkıldı sanki. Eşimin yaptığı araştırmalardan sonra sevgili doktorum Oktar Asoğlu ile tanıştım. Sevecen, güler yüzlü, insana huzur ve güven veren bir doktordu. Mutlaka ameliyat olmam gerektiğini, sonraki tedavi aşamalarını ameliyattan sonra görüşeceğimizi söyledi. Gözümüz kapalı kendisine güvendik ve inandık.
Ertesi sabah ameliyata girdim, mi-demin üçte ikisi alındı, şimdi sırada patoloji sonucunu beklemek vardı. Dördüncü günün sabahında canım doktorum odama girdi ve sonuçların temiz olduğunu, kanserin hiç bir organa sıçramadığını söylerken eşime öyle bir sarıldıki, o manzara hayatımın sonuna kadar gözümün önünden gitmeyecek. O nasıl bir sevinç, o nasıl bir mutluluk, sanki kendi ailesinden bir hasta iyileşmiş gibi coşkuluydu. Sevgili doktorum Prof. Dr. Oktar Asoğlu, Yapmış olduğunuz başarılı ameli-yat ve ilginizle beni hayata döndürdünüz, evime yeniden ışık saçtınız, size ne kadar teşekkür etsem az. Ellerinize sağlık canım hocam.
Sevgiler

Murat BENGİ

2012 senesinde kolorektal kanseri teşhisini aldığımda Türkiye ve ABD nin en tanınmış önde gelen hastane ve doktorlarına başvurmuştum. Hiçbirinde ne Oktar beyin verdiği güven duygusunu ne de ben ve aileme gösterdiği yakın ilgi ve sabrı bulamadım.
Gerçekten, o zamanlarda çok korkmuştuk. Oktar bey yüzlerce sorumuzu, kaygımıza saatlerini vererek tek tek cevaplamıştı. Tümörün yeri itibarıyle çok zor ve uzun bir ameliyatla karşı karşıya kalmıştım. Bu süreçte ameliyatta benim ve ailem için Oktar beyin gerçekten savaşacağına inandım.
Nitekim de öyle oldu. Eşim anlatır, beklenenden iki saat fazla olarak 7 saat süren ameliyat sonrası Oktar bey çıktığında bütün elbisesi sırılsıklam baştan aşağı ter içindeymiş. Ameliyat boyunca da sık sık dışarıda bekleyen aileme haber göndertmiş.
Sonuçta ameliyat başarılı geçti ve ben bu tür özel vakalarından sanıyım 41. idim. Aradan 5 yıl geçti, bu 5 yılda Oktar Bey her üç ayda bir beni tıbbi olarak takip ettiği gibi her an her soruma yanıt verecek kadar da ulaşılabilir oldu.
Oktar beyin artık dünyaca kabul görmüş üstün bilgi ve cerrahi yeteneği kadar hastalarına ve onların ailelerine gösterdiği saygı ve empatini de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sonuçta bütün doktorlar ve özellikle cerrahlar insanlarla en zor ve korku dolu anlarında biraraya gelirler. Karşılaştıkları büyük zorluklara aydınlık bir güler yüz gösterebilen, korkularına anlayış, sorgulamalarına sabır gösterebilen ap ayrı bir insandır, doktordur, dosttur.

Sağlığımı Oktar beye borçluyum.

Yazgeldi Atayev

Ben Türkmenistan'dan hastanız Yazgeldı Atayev. Hastalığım için size başvurdum 15 Ocak 2017 tarihinde, tedavinin başlangıcından bitişine kadar gösterdiğiniz özveri icin size minnettarım. Sirinbay Bey ve Furkat Beyin yardımıyla sizle tanıştığım içinde onlarada tekrar teşekkür ederim.
Kötü tanı koyulan hastalığım, radyoterapi ve kemoterapi tedaviniz sayesinde iyileşmemi sağladınız. Size ve bütün çalışanlarınıza, tedavi sürecinde ki bana yardim eden herkese tesekkürlerimi borç bilirim. Tekrar görüşmek üzere,
En içten dileklerim ve saygilarimla...

Kadri Güleryüz

Memleketimizin en seçkin ve donanimli hastanesi olan Liv Hospital insanliga yakisir yaklasimlariyla gonlumuze yer etmistir

2017 Ocak ayinda rektum ca teshisim kondu Degerli hocam Prof. Dr. Oktar hocamla karsilasincaya dek bircok hastane gezdim bircok tedavi yontemi oneren kisiyle karsilastim ancak , degerli hocamin Turkiye'de belkide dunya uzerinde ilkkez uyguladigi yontemlerle benim adeta yasam sevincimi yeniden kazanmama yardimci oldu. Her kontrole gittiğimde şefkatli yaklaşimlari bir agabey kardeş gibi davranişlari beni ziyadesile mutlu ediyor. Kendisini hastalarina ve bilime adamış degerli doktorum Sn. Prof.Dr Oktar ASOĞLU'na ve değerli ekip arkadaslarina şahsım ve ailem adina tesekkurlerimi sunar basarilarinin daim olmasini dilerim

Saygilarimla

TAHIR YONAR ve Çocukları

Edirnede endoskopi sonrası mide ca tanisi konan babam icin hic bir sekilde cerrahi sansin olmadigi ve direk kemoterapiye baslamasi gerektigi söylemişti.Umudumuzun bittigi yerde sayin Oktar hocamiza ulastik.Zaman gecmeden babamin muayenesini gerceklestirdi ve bizi hic bekletmeden ameliyat karari verdi.Göstermiş olduğu samimi ve babacan tavir ile vermiş olduğu umut ışığı babamin ve biz çocuklarının yolunu aydinlatti.Başarılı bir ameliyattan sonra babamiza saglikli bir yasamin yolunu acti.Bu surecte butun sorularimiza hic sıkılmadan detaylı bir şekilde bizzat kendisi cevaplandirdi.Oktar hocamin ve ekibinin emegine yüreğine binlerce kez Teşekkürler. Nefes aldigimiz sürece minnattarligimiz ve dualarimiz sizlerle.

Oktar hocamda biz bir doktorun hastaya olan dokunusunun tedaviden daha onemli olduğunu yaşadık.Hastanin doktora olan guveni bu dokunusla pekisti.

Oktar hocam sayesinde babamiz kabullenmesi zor olan hastaligi kabullenip tedavi icin kendinde güç buldu.Her sey icin bizi daha güçlü yapan Oktar hocamdan Allah Razi olsun .

Saygilarimla

Yasemin Tuna Karakılıç

Eskişehir'de patoloji sonuçları bile değerlendirilmeden rektum ca tanısı konan annemizi,internetten yaptığımız kısa bir araştırmadan sonra Liv Hospital bünyesinde çalışan Oktar Bey'e getirmeye karar verdik.Karar vermemizdeki etken alanında göstermiş olduğu başarılar,hasta ve hasta yakınlarının yorumlarıydı.Oktar Bey annemiz in tüm tetkikleri ile bizzat ilgilenmiş,bu süreçte bize herseyin çok güzel gideceğine inandirmis,gözlerindeki ışık ile bu güveni bize vermiştir.Ameliyatına karar verildikten sonra da gerek asistanı Burçin Hanim,gerekse kendisi tüm sorularımıza bıkmadan cevap vermiştir.Oktar Bey çok başarılı geçen bir ameliyatla annemizi sağlığına kavusturmustur.Şu anda annemiz gayet sağlıklı,bir yıl sonraki kontrolü için randevu aldık.Tüm bu süreçte önce Oktar Bey'e sonra Burçin Hanım'a,tüm ekibine ve hastane personeline ayrı ayrı teşekkür ederiz.

Babama aralık 2016'da karın zarı tümörü teşhisi kondu. Onun öncesinde babam 2 yıl boyunca karın ağrısı şikayeti ile birçok doktora gitti ancak hepsi spastik bağırsak deyip spazm çözücüler verip gönderdiler. Bu süreçte tümör, babamın karın zarını ve birçok organını sarmış maalesef. Tümör teşhisi konulduktan sonra ilk arayışımız, babama cerrahi müdahale olup olamayacağı yönündeydi. İşte bu noktada yolumuz sayın Prof. Dr. Oktar Asoğlu ile kesişti. Kendisi ile görüşmeye gittiğimizde; içimizdeki umutsuzluğu sezmiş gibi babacan ve samimi tavırlarıyla öncelikle bize moral verdi. Sonrasında ise bize ameliyatın risklerinden bahsetmesine rağmen, kendinden emin tavrı ona sonsuz güvenmemizi sağladı. Bu güven içimizde o kadar büyük bir umut yeşertti ki ayakta kalmamızı sağladı. Ameliyattan önce babama "cenk'e hazır mısın?" Diye sormuştu Oktar hocam... Evet bir cenkti babamın ameliyatı ve 'yaşam savaşçısı' Oktar hocam sayesinde kazandık biz bu mücadeleyi.

Oktar hocamın emeğine değer biçilemez bu hayatta; biz ona olan minnettarlığımızı, onun için ettiğimiz dualarla dile getirebiliriz ancak. Bizim koca yürekli, babacan gülüşlü mucizemiz; iyi ki bu ülkede sizin gibi değerli doktorlarımız var. Sizin gibi bir evlat yetiştirdikleri için annenizin ve babanızın ellerinden saygı ve minnetle öpüyorum.

Hastanede kaldığımız süre boyunca, her an babam için koşturan ve onun attığı fırçalara bile tebessümle cevap veren Nazile, Zehra, Neslihan ve adını hatırlayamadığım diğer hemşirelere sonsuz teşekkürler...

Ayrıca yurt dışı hasta ilişkileri bölümünüzden Dilek hanıma teşekkür etmek istiyorum. Kendisi ile orada tanışmamıza rağmen, neredeyse her gün gelip babamın durumunu sordu ve bize güler yüzü ile moral verdi.

23.05.016 da ozel bir hastanede kolonoskopi sonucu makata 3.cm mesafede 9.cm ebatinda tumor tespit edildi ,patoloji sonucum rectum ca olarak tani konuldu.boyle soguk teshisi sulalemde hic duymadik ve yasamamistim.tanidigim bir doc.dr.g.cerrah operasyon sonuca devamlı torba tasimam kesin dedi.
Ve bana syn.prf.dr oktar asoglu,na gitmemi önerdi, dr.oktar asolu,nu ilk görüşümde bana güven verdi.bana verdiği tüm tedaviyi arfiyen uyguladim.
Ve.22.12.016,dakapali (robotik )operasyonum yapıldı ve 4.gün sonra taburcu oldum.

Beni önce kanserden sonra kalıcı torbadan kurtaran syn.prf.dr.g.cerrah oktar asoglu,na ve anestesi dahil tüm ekibine nefes aldikca dualarımi ve minnettarligimi saygilarimla sunarim.
Not..:tibbi başarısının dışında insani yaklaşımı sahsim için degil tüm hastalarina kapidan degil candan şikayet sormasi kanser olan bir hasta icin ne oldugunu yasayan bilir.
Böyle bir degerli insanı dogurup milletimize ve vatanımıza hayırlı evlat yetistiren annenin ellerinden öper iken ,
Derdine care arayan tum hastalara tanrim acil şifa versin merhametli ve iyi insanlarla karşılaşmasını nasip etsin.
Saygılarımla,

Yüksel Canpolat

BİR ADAM TANIDIM, DOKTORLARIN ŞAH'I...
Ben emekli bir hemşireyim. Ne yazık ki doktor da olsan, hemşire de olsan sen de kanser olabiliyormuşsun.
Evet ben de Rektum CA oldum. Öğrendiğimde dünya başıma yıkıldı. Ne gecem kaldı ne de gündüzüm. Hangi doktora gittiysem ömür boyu kolostomiyle yaşayacaksın dedi. İşte o zaman daha da dünyam karardı.
Bir gün kızım internette doktor araştırırken Prof. Dr. Oktar Asoğlu'nu bulmuş. Bana 'Annecim bu doktora gidelim.' dedi ve gittik. İyi ki gitmişiz. Oktar beyle görüştüğümüzde 'Ben seni kurtarırım.' dedi ve bana çok güven verdi. Benim dünyamı aydınlattı. Daha sonra beni ameliyat etti ve beni kurtardı. Şimdi dünyalar benim oldu. Allah'ın izniyle o altın eller daha çok can kurtaracak...
Doktorumu, bir kardeş gibi, bir can gibi, bir yar gibi kısacası onu çok seviyorum. O sevgilerin en yücesine layık...
Çok teşekkür ederim Dr. Oktar Asoğlu, çok teşekkür ederim. İyi ki varsın Canım...
Sevgiler, Sevgiler, Sevgiler........

Ayla Tören

54 Yaşındayım,
emekliyim. Hayatım boyunca bağırsaklarımla ilgili hiç sorun yaşamadım. 2015 Yılının ağustos ayında sıkıntılarım başladı. Sık tuvalete gidiyor, fakat rahatlayamıyordum. Kan da geliyordu. Önceleri önemsemedim. Çünkü ailemizde kolon kanseri vakası hiç yoktu. Sekiz ay böyle geçti. Fakat iştahsızlık ve kilo kaybı da başlayınca doktora gittim. Israrla kolonoskopi yaptırmamı istedi. Sonuç 3. Evre Rektum kanseriydi ve tümör makata çok yakın bir yerdeydi. Böyle bir sonucu beklemiyordum. Ne yapacağını bilmez bir halde İnternetten bu konuda uzman doktor aramaya başladım. Prof Dr Oktar Asoğlu hakkındaki övgü dolu hasta görüşlerini, aldığı ödülleri, basında yer alan başarılarını okudum. Başarılı bir kanser cerrahı ve zor vakaların doktoru olarak tanınıyordu. Hemen kendisinden randevu aldık. Tetkiklerimi inceledikten sonra, bize hiç merak etmememizi, bu işin üstesinden geleceğimizi, yapılacak tedaviyi anlattı. İçimiz ferahlamış, huzur içinde oradan ayrıldık. Önce eşzamanlı ışın ve kemoterapi uygulandı. Çekilen MR’da tümörün önemli ölçüde küçüldüğü görüldü. Dört kür kemoterapi daha uygulandıktan sonra Eylül 2016 tarihinde ameliyata karar verildi. Oktar hocam robotik cerrahi yöntemiyle ameliyatımı yaptı. Ameliyat günü çok rahat ve huzurluydum. Halbuki endişeli bir yapım vardır. Oktar Hocamın yanında emin ellerde olacağımı biliyor olmamın huzuru vardı içimde. Geçici olarak torba takıldı. Kısa zaman sonra da kapatıldı. İyileştirdiği binlerce hastasından biriyim artık. Onu karşımıza çıkaran Allah’a hamd olsun. Ailemizden biri gibi davrandı bize, sıcak ve samimi. Maddi manevi hep yanımızda oldu. Ben ve ailem ona hep duacıyız. İçimiz ona karşı daima sonsuz bir minnet, sevgi, saygı hayranlık dolu. Böyle mükemmel bir doktorun bizim ülkemizde olması büyük bir şans ve aynı zamanda gurur verici. Allah başarılarını daim etsin, yolu açık olsun.
Sizi çok seviyoruz Oktar Hocam… Size, ekibinize, asistanınız Burçin hanıma, Liv Ulus Hastanesi çalışanlarına sonsuz teşekkürlerimizle….

Prof. Dr. Günay Güngör

İSTANBUL TIP FAKÜLTELİ OLMAK BİR AYRICALIKTIR.
Sağlığın Anahtarı :Doğru Zaman ,Doğru Yer ,Doğru İnsan

Hiç bir zaman bilemeyiz hayatın yarın bize ne sunacağını.Belki çok güzel bir gün geçireceksin, belki çok kötü bir gün ,belki öyle güzel güleceksin ki sana bana insanlar mutluluğunla mutlu olacak.

Peki bunlar nasıl mı olacak.Bir insan için en önemli olan şeylerin başında sağlık gelmektedir.Sağlığınız olmadan hayatın anlamıda olmuyor.
Bizde son yıllarda bazen güzel bir gün bazende çok kötü günler geçirdik.Eşim Prof.Dr.Atilla Güngör bir kimya aşığı ve hayatını hep kimyaya ve öğrencilerine adadı sağlığını hiç düşünmeden ve sonunda kullandığı kimyasallar artık sağlığına zarar vermeye başladı .Ama anlamadı ve devam etti sonunda Hazirandan beri hastahaneler bizim ikinci adresimiz oldu.Daha düzelmeye başlamıştıki Pazar (9.10.2016) tarihinde Bağırsak düğümlenmesi (İleus) teşhisi öğrenciliğinden beri tanıdığım ve eşimi uzun zamandır takip eden "Yüreği güzel ve bilge insan "değerli Hemotolog Prof.Dr.Mustafa Yenerel hocamızın desteği ile Liv Hospital'e acil yatmak zorunda kaldık.Acilde bulunduğumuz süre içinde çok endişeli olduğumu gören Prof.Dr.Mustafa Yenerel hocam bana endişelenmemi ve bu konuda bize destek verecek hocanın Prof.Dr.Oktar Asoğlu olduğunu ve onunla konuştuğunu söyleyince tüm endişe ve korkularımız yerini güven ve sevince bıraktı.Buradan Mustafa Yenerel hocamıza ne kadar teşekkür etsek azdır.

Hem hocalığa hemde hekimliğe gönül vermiş kendini bilim ve insanlığa adamış Prof.Dr.Oktar Asoğlu hocamızı asistanlığından beri tanıdığım için çok mutluyum.İstanbul Tıp Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalındaki görevinden ayrıldığını duyduğumda çok üzülmüştüm çünkü hem İstanbul Tıp Fakültemiz hemde Öğrencilerimiz için büyük bir kayıptı.Bunu sorgulamıyorum zaten bir Akademisyen olarak tüm zorlukların, mesleğe bakış açını, keyiflerini ve görevinden ayrılış nedeninide biliyorum.
Kendisi Mesleğine aşık bir doktor ve başarısının sırrı bilgi, birikim ve sahip olduğu tecrübe en önemliside çok cesaretli ."Yüreği güzel insan" asistanlık yıllarından beri seni tanıdığım için ve de Facebook’ta hakkındaki övgü dolu sözlere ben de katılmak istedim.Liv Hospital'de bulunduğum sürede Pozitif enerjinle güven veren süper bir Akademisyen ve hekim olduğun yapılan güzel yorumlardan ayrıca Asistanlarına öğrencilerine verdiğin destek ve de hakkında hastalarının yaptıkları güzel yorumlar beni çok gururlandırdı.Zaten 26 yıllık bir akademisyenin bu denli genç kalabilmesi, gerek mesleki deneyimin gerekse hasta ile ilişkilerin açısından çok güven veren bir hekim olman sahip olduğun en önemli özelliğindir ve bu özelliği fazlasıyla taşıyorsun Prof.Dr.Oktar Asoğlu.

Konusunda Mükemmel bir cerrahi hocası nedir mi ?????

Bir hasta ve bir asistan vede öğrenci için? gecenin en aydınlık yüzüdür tümü için bazen minicik bir tebessüm kimi zaman acılarının ilacı kimi zamansa bir endişenin ve mutsuzluğun en tesirli yapıştırıcısıdır. Asistanlar ve Öğrenciler değil midir bizim hayatımızın başlangıç noktasını belirleyip bitişini yönlendiren? İşte Oktar hoca gibi hocalar bir hayattır asistan ,öğrenci ve hastaları için.Bu kadar samimi ve içten olduğun için ,iyi bir hekim iyi bir insan olduğun için hayatta tanıdığım ve edindiği makamlarla hiç değişmeyen ve muhteşem hocalardan biri olduğun için Liv Hospital'de bulunduğumuz süre içinde bizlerden desteklerini hiç esirgemeden ileus,Göbek fıtığı,Kolesistektomi ameliyatını Laporoskopik olarak gerçekleştirip eşimi sağlığına kavuşturduğun için kendim ve eşim adına çok teşekkür ediyor ve iyiki seni tanımışım diyorum.Umarım başkalarına da senin gibi sahip olduğun muhteşem özelliklere sahip olabilmeleri konusunda seni örnek almışlardır sevgili Prof.Dr.Oktar Asoğlu .

Bizler,"bir mevsimlik çiçek"gibi bu Fakültelerden gelip geçiyoruz. Başkalarının da geçtiği gibi…EVET mevsim bitecek ama İSTİNYE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 'de olduğu gibi Prof.Dr.Oktar Asoğlu başka iklimlerde de çiçek açtırmaya devam ettirecek ve yeni çiçekler yetiştirecek. Volter’in dediği gibi,"bahçemizi hiç kurutmayacağız,sulamaya, güzelleştirmeye devam edeceğiz."
Emeğine ,sevgine teşekkürler.
Ayrıca ameliyatımız sırasında emeği geçen tüm grubunuza ve Liv Hospital hemşirelerine ve çalışanlarına çok teşekkür ediyoruz.

Prof.Dr.Günay Güngör (PhD /Public Health and Environmental Health Sciences)
İstanbul Tıp Fakültesi

Ali Yalçın

Mutlu neşeli ailemin üzerine karabulutlar meğer 2015 yılında gelecekmiş.Şubat ayında kıymetli babamın yüz agrısı sebebiyle nöroloji uzmanına götürmemiz ile başlayan bir kabus girecekmiş evimize...Bilemedik.Nöroloji uzmanı yaptıgı tahliller sonucunda babama ilaç yazdı.Bu ilacı kullandıktan bir hafta sonra makatından kan lekesi gelmeye başlamış ,anneme bu sıkıntısını söylemiş daha sonrada annem bana anlattı.Ben başka bir nöroloji uzmanına götürdüm babamı.Bu sıkıntıyı kullandıgı ilaç yapabilir dedi önemsemedi, tabiki bizde önemsemedik yan etki zannettik.keşke öyle olsaydı.Bilemezdik ki altında başka bir hastalıgın olduğunu...İlacı bırakmasına rağmen sıkıntı devam etmiş babam da bize söylememiş. 2 ay sonra annem bana söyledi ,bende araştırdım genel cerraha danıştım.cerrah hemen kolonoskopi yaptırmamızı böyle bir şeyin haptan olmayacagını söyledi.Hemen okmeydanı ssk da kolonoskopisini yaptırdık. (27 nisan 2015 hiç unutamıyacagımız bir gün )annem ve ben yanında gittik babamın ama bizim içimizde hiç kötü bir düşünce yok sadece babamın canınını acıtacaklar derken babam kolonoskopiden çıktı rengi çok kötü eyvah çok canı acıdı herhalde dedim anneme.Ben raporu beklerken onlar dışarıya çıktı.parça aldıklarını 20 gün sonra çıkacagını söyleyip bir sonuç verdiler elime.

Eve geldigimizde elimizdeki sonucu tanıdık bir cerraha yolladım.bana hemen döndü acil bir şekilde patoloji sonucunu hızlandırmamızı babamızın hemen ameliyat olması gerektigini söyledi, beynimden kaynar sular döküldü sanki ama bizimkilere söyleyemezdim. Aslında babam kolonoskopi sırasında bagırsagında tümör oldugunu doktorlar konuşurken duymuş, morali de o yüzden bozukmuş ,bizler üzülmeyelim diye söylememiş canım babam...Ertesi gün kardeşimle pataloji uzmanına durumu anlattık sagolsun bize yardımcı oldu 3 gün içinde çıktı sonuçlar.

Okmeydanındaki doktor çok paranız var mı dedi, babanızın acil ameliyat olması gerekiyor dedi. Samatya ssk daki tanıdık doktor burada yaparız tahlilleride hızlı bir şekilde çıkartırız dedi.Gerçekten bir hafta içinde herşey hazırlandı, babamı ameliyat için hastaneye yatırdılar.Tabi ailem çok kötü ,ameliyatın çok tehlikeli oldugunu söylediler, her şeye hazırlıklı olmalıymışız.Annem kesinlikle olmasını istemiyor,devamlı aglıyor.2 gün hastanede yattı, sabah ameliyata girecek ama bizim kabus gibi geçen gecemizin aydınlanacagına inanmak çok zordu.

Sabah hastaneye geldigimizde ameliyattan vazgeçtiklerini ögrendik sanki dünyâlar bizim olmuştu.doktor gece uyuyamadıgını babamın genç oldugunu öncelikle ışın tedavisi yapacagını söyledi.çünkü bu şekilde ameliyat olursa ömür boyu torbayla yaşama ihtimalinin yüksek oldugunu söyledi.biz ordan bir çıktık bir daha geri dönmedik. Kızımın ögretmeni Prof. Dr. genel cerrah Oktar Asoglundan bahsetmişti, çünkü eniştesini oktar bey ameliyat etmiş ve çok memnunlardı.Bizi özel hastaneler için çok korkutmuşlardı , hemen oktar beyden randevu aldık.raporlarımızı da aldık oktar beyin yanına gittik.O gün umutlarımızın yeşerecegi bir günmüş meger ..Oktar hoca bizi o kadar güzel güler yüzle karşıladı ki bizim yüzümüzü güldürdü, biz oktar beye ameliyat fiyatını sormaya gittik sagolsun kendisi hiç o konuya girmedi belki de ameliyatsız hallederiz dedi. Biz çok şakınız ilk defa görüştügümüz doktorlardan biri para sormadı. Işın tedavisine başlıayacagız o tümörü yumurta gibi pişirip öyle alacagını söyledi. Biz söyledikleri ksrşısında saşkındık olanilirmiydi .o gün bize söyledigi herşeyi yaptı oktar bey.bir psikolok edasında hepimize de ilaç gibi geldi. Işın tedavisini bitirdik.oktar bey ameliyatı artık yapabiliriz dedi. 11 Eylül 2015 Cuma sanbahı bizeameliyat günü belirlediler.yine ameliyat ama bu sefer etedirginlik degil ümit sevinç var içimizde.8.30 ameliyata götürdüler.bekleyiş başladı.saat 16:00 da babamı getirdiler.ama ondan önce ailemizin kahramanı oktar bey geldi ameliyatın çok iyi geçtigini ,tertemiz bir Ameliyat oldugunu söyledi.robatik ameliyat yapmışlar babama .5 gün kaldık hastanede ..bu sürede mükembel bir ekip bizimle ilgilendi.tabiki ustaları oktar bey olunca ekibide çok iyi olur hepsine ayrı ayrı minnettarız.bu arada ilk defa devamlı hastalarını konturol eden haftasonu bile gelip hastalarını gören bir prof.duymamıştım.(oktar bey)o kadar meslegini severek ve özveriyle yapıyor ki biz hayran kaldık hocamıza emegine yüregine saglık.

Taburcu olduktan sonra babam çok çabuk ayaklandı dikişleri hemen iyileşti.babamın bagırsagı bir süre göbegine baglanmıştı.ikinci bir ameliyat daha olacaktı.tamamen iyileşince koruyucu kemotoropi gördü.çok şükür onuda atlattı..şubat 2016 da 2. Ameliyatı oldu ,bu kolay bir oparasyondu .çünkü sadece bagırsagını tekrar içeriye koyup birleştireceklerdi.çok şükür bu ameliyatı da iyi geçti. Şimdi babamın 3 aydan 3 aya kontrölleri var.oktar bey tedavi süreci için başta bize ne dediyse Allah razı olsun hepsini yaptı.tanıştığımızdan bu güne kadar bize maddi manevi destek olan ve hale olmaya devam eden ailemizin melegi prof oktar asoglu hocamızın hakkını asla ödeyemeyiz.hayatımız boyunca dilimizde ve dualarımızda oktar beyin ismi olacak.ailemizin tüm üyelerinin minnettar oldugu oktar hocası iyi yürekli insan yalçın ailesi seni çok seviyor.kim bilir bizim gibi kaç aile vardır yüzünü güldürdügün geçmişte ve gelecekte...başta bu süreçte her konuda bize yardımcı olan asistanı burçin hanıma kendim ve ailem adına çok teşekkür ederim.tedavi sürecinde ve ameliyatta emegi geçen tüm liv hopital çalışanlarınada çok teşekkürler.hastane mükembel ekip mükembel hocamız oktar bey müthiş birisi ...iyiki liv hopitalle oktar hocamızla tanışma fırsatımız olmuş bunu

şimdi daha iyi anlıyorum.Bizim hocamız,abimiz,ailemizin bir üyesi ,can yoldaşımız ,melegimiz içi dışı güzel insan Allah yolunu açık etsin...seni çok seviyoruz Yalçın ailesi

Cengiz Şengönül

Hikayem bu yazıyı okuyanların bazılarıyla aynı. Umarım ışık tutacaktır. Çaresiz kalıp bir kutunun içine hapsedilme duygusu, yalnızlık ve acıyla ölümü düşünmememe acaba birisi engel olabilir miydi.? --Varmış--Korkuyor muydum ? --Koca bir hayır--. İnsan sadece geride kalacakları düşünüyormuş, kendinizi unutuyorsunuz.

2015 yılının yazına kadar yaklaşık 8 ayda 8-9 kere grip olmuştum. Bağışıklım sistemim adeta çöküyordu. Kiloda veriyordum. Kilo verdiğimi etrafımdan duyuyor; ancak türlü bahanelerle savuşturuyordum. Doktora'da gitmiştim ve eforlu test, kan testi dahil her şeye bakmışlardı. Sonuçta sadece D vitamini eksikliği bulunmuş ve vitamin yazılmıştı. Moralim düzelmişti. Artık D vitaminine dikkat ediyor, güneşten de mahrum kalmıyordum; ama kendimi hala tam anlamıyla dinç hissedemiyordum. Yazın tatile de gitmiştim. 2015 temmuz sonları. Tuvalette ilk kez dışkı sonrası kanı farkettim. Kendi kendime bende basur dahi yok, acaba zorlama mıydı? Ertesi gün tekrar aynı şey oldu. Eski ürolog bir dostumu aradım. Panik yapma, tatilini yap, moralini yüksek tut, basit birşey de olabilir;ancak dönüşte muhakkak gastroontoloji ya da bulamazsan genel cerraha görün dedi. Tatil dönüşü ve sonrası hiçbir belirti yoktu. Kafamdan herhalde zorladım dedim.

2 ay doktora gitmedim ve ekim 2015 ilk haftası sonları o görmek istemediğim kan tekrar tuvalet kağıdındaydı.. Hemen en yakın hastaneden randevu alıp, ertesi gün muayeneye gittim. Doktor iyi görünüyorsun, iç basur da olabilir dedi yaşımı sordu ; 48 dedim. Yaşınızda gelmiş muhakkak bir kolonoskopi yapalım öyle değerlendirelim, bu arada kilo kaybınız yoktur herhalde iyi gözüküyorsunuz dedi. Ben de hayır var belirgin şekilde dediğimde sadece gözlerime baktığını hatırlıyorum. 2-3 gün sonra kolonoskopi için gerekli hazırlıklar yapılıp operasyona girdim. Diğerlerinden uzun kalmışım. Uyandığımda operasyonu yapan başka doktorun endişesini yüzünden okudum. Büyük bir tümör bulunmuş, bir adette polip alınmıştı. O gün işi biten tomografi odasını benim için acilen açtılar. Batın ve akciğer çekildi. Operasyonu yapan doktor parça almış, patalojiye göndermiş 8.5 cm lik tümörün (ameliyat patoloji raporu 5.5 cm çıktı) ve bu türdeki tümörün iyi çıkmayacağını bana söylediğini hatırlıyorum. N'apacaktım?
Ben özel bir havayolunda pilottum ve sanırım pilotluğa da veda etme vakti gelmişti. Son uçusumdan dönüp beni muayene eden doktorun odasına girdiğimde ameliyat olmamın şart olduğunu anlattığını kulaklarım uğuldayarak dinledim. Ameliyat açık olacak ve yandan torba takılması ihtimali var dendi. 13 Ekim 2015 idi ve 16 Ekim sabahına o hastaneden ameliyat tarihi alındı. İki buçuk günüm vardı. Oradan çıktığımda eski bir doktor arkadaş beni gördü tesadüfen. Anlattım durumu, özel sigortan vs var, teknoloji gelişti, bu ameliyatı daha risksiz ve çok iyi yapacak doktorların olduğunu söyleyerek hemen git onları bul dedi. Onun yanından ayrıldıktan sonra inanın ne yapacağımı bilmiyordum. İki buçuk günüm ve bir hayatım vardı ve Türkiye'nin en iyi doktorunu bulmam lazımdı.

Artık öğlen de olmuştu. Sağı solu aramaya başladım. Eşimin bankadan bir arkadaşı Liv hospital'dan Gastroontoloji Prof Dr. Cengiz Pata'y ı tavsiye etmiş. Eşini çok büyük bir karaciğer sorunundan kurtardığını anlatmış. Liv hospital'la ilk tanışmam böyle oldu. Etiler'de oturan Türk Hava Yolların'dan bir pilot arkadaşı aradım o da başka bir hastaneden randevu aldı. Ben Göztepe/Kadıköy'den bir hızla metro-taksi derken karşıya geçip hastaneye ulaştım.. Arkadaşın aldığı randevudaki doktor da aynı şeyleri söyledi. Ameliyat olmam kaçınılmazdı. Aynı arkadaş Liv hospital'dan da randevu almıştı , trafik sıkışık ve yetişemeyecektik, aradık geç kalacağımızı söyledik . Sağolsunlar beklediler. Vardığımızda Cengiz bey'de aynı şeyleri söyledi ve ekleyerek "ameliyat için Türkiye'nin en iyi hastanelerinden birinde bulunduğumu ve en iyi doktoruna sahip olduklarını ve şuanda burada olduğunu "söyledi.

Kimdi bu doktor ? Tabiiki de Prof. Dr. Oktar Asoğlu.. Yukarıda toplantıdaydı ve 10 dakika sonra odasındaydım. Akşam olmuştu, o gün kimbilir ne ameliyat ve hastalarla uğraşmıştı; ancak güler yüzlü ve çok enerjik karşıladı ve aynı şekilde konuştu. ( Böyle bir insan varmış gerçekten ve bunu her zaman nasıl başarabiliyor doğrusu bilmiyorum) Bütün çekimleri ve sonuçları inceledi. Hele o CD deki görüntüleri bir öğrencisine anlatır gibi görüntüyle birlikte yaklaşık 20 dakika öyle bir anlattı ki bütün olay kafamda resimlenlenmişti. Bu bir hasta için o kadar önemliymiş ki o gün anladım. Robotik cerrahiyi ilk kez o zaman duydum. Meğer teknoloji , bilim nerelere gelmiş.! Açık değil, robotik, yandan torba da olmayacaktı ! Hafiflediğimi rahatladığımı hissetmiştim. Yükümü sıkıntımı benden alarak ilk kez karşılaştığım bir doktor üstlenmişti..Beni anlayarak hasta haklarımı bana söylediğinde, yani her hastanın doktorunu seçme özgürlüğünün olduğunu söylediğinde önceki ameliyatı nasıl iptal edebilirim sıkınıtısını da üzerimden attım. Thy den arkadaşımla sanki telepati ile konuşuyorduk, ikimiz de doğru yer burası der gibi göz göze geldik. Sadece doktorun bana verdiği güven, açıklayıcı ve tatmin edici cevapları, tek atımlık hayatım hakkında karar vermemi kolaylaştırıyordu. Moralim resmen tavana çıkmıştı. Gerçek bir doktor olmak bu olsa gerekti. Kararımı içimdeki sesi dinleyerek orada verdim "ameliyatı burada, bu doktora olacaktım" 16 Ekim sabahı ameliyat için gerekli şeyler söylendi. Yola çıktığımda patolojik sonuçları da aldım ve telefon üzerinde Prof. Dr Oktar Asoğlu'na gönderdim. Tümör kötü çıkmıştı. Ameliyat artık tüm hatlarıyla kesin ve kaçınılmazdı. İyi ki o gün anında doktor değiştirmeye karar vermişim, çünkü Oktar bey Türkmenistan'a konferans vermeye gidiyordu ve 15 'i akşamı dönecekti. O gün hareket etmeseydim onunla karşılaşamayacak ve açık ameliyat olacaktım.

Eve vardığımda annemdem gelen telefonu aynen yazıyorum buraya " oğlum iyi misin n'oldu sana, Türkan'la (eşim) konuştum ameliyat olacakmışsın. --Evet anneciğim böyle böyle ameliyat olmam gerekiyor-- Oğlum sakın her doktora olma, şu şu buna benzer ameliyat olmuşlar şimdi çok iyiler onların doktoru...(sözünü keserek) anneciğim üzülme ben iyi bir doktor buldum anlaştım, bu saattten sonra tekrar aynı şeyleri yaşayamam.----oğlum sakın yapma git çapa mı cerrahpaşa mı dr oktay (aslı oktar ,anamın aklında öyle kalmış) asoğlu' mu ne bir doktor varmış en iyisi oymuş, git onu bul rica ediyorum...O anda buz gibi olmuştum zaten, anne diyebildim şükür ki aynı doktoru bulmuşum, denk gelmişim.. annemin telefonda ağlayan sesinden sonraki sevincine mi, kendimin bu duruma anlam verememe mi, ilahi takdir mi, tesadüf mü artık ne derseniz deyin ama iyice rahatlamıştım. Karar doğruydu..

Ayın 16 sı Cuma gelmişti. Sabah eşimle otele gider gibi Liv Hospital'a gittik. Karşımda yüksek özgüvene sahip moralli, neşeli ve bomba gibi ekibi görünce keyfim bir başka oldu. Ameliyattan sonra herşey hızlı gelişti. Robotik cerrahiden sonra çok hızlı iyileşiyorsunuz. Ertesi gün tuvalete çıkabilip , pazartesi günü hastaneden ayrılmıştım. Hem de duşumu alarak. 10 gün sonra başka birinin başka bir hastanede açık ameliyat sonrası ziyaretine gittiğimde oradaki doktorların aynı ameliyatı olduğumu öğrendiklerinde yüzlerindeki şaşkınlık ifadesini hala hatırlıyorum. Çünkü beni merdivenlerden çok hızlı ve ikişer üçer çıktığımı görmüşlerdi.

24 ekim 2015 cumartesi günü Oktar beyin hastanedeki odasına kontrole gittiğimde ameliyatta takılan küçük kancaları aldılar. Zaten 3 tane küçük delik ve karnımın altarafında, görünmeyecek yerde 3 cm'ye yakın bir kesi vardı. Benden robotik cerrahi sayesinde 38 lenf alınmış. Tamamı temiz çıktı. Sıçrama metastaz vs yoktu. Herkes 2. veya 3. derece beklerken sürpriz bir şekilde hastalık 1. evrede yakalanmış ve temizlenmişti. Kemoterapi vs ek tedavi görmeyecektm. Bunu duyduğumda tek aklımdan geçen Prof. Dr. Oktar Asoğlu'na sarılmak olmuştu. Kırk yıllık dost gibi kucaklaştık. Enaz benim kadar sevindi. Benimle yaşıt biri benim hayatımı kurtarmıştı. 3. ve 9. ay kontrollerim de temiz çıktı. İşini bir defada ve çok iyi yapmıştı. Onu yetiştiren anne, baba ve öğretmenlerinin ellerinden öperim. Tabi benim eşime, çocuklarıma biran evvel sarılmam ve normal hayatıma dönmem için kendini bu kadar iyi yetiştiren, bir Türk doktoru olarak gurur duyduğum Prf. Dr. Oktar Asoğlu'na da sonsuz teşekkürler.. Sizinle ne kadar gurur duysak inanın azdır. Her zaman gülümseyen yüzleriyle bana moral veren ekibinden Yrd. Doç. Dr Burçin Batman'a , hemşirelere ve tüm hastane çalışanlarına sonsuz teşekkürler.

Ben mi? ameliyattan sonra uçuş kuralları gereği 3 ay istirahat aldım. Sonra tekrar uçuşlara başladım. Şuana kadar bir kere bırakın gribi nezle dahi olmadım. Bu yaz 49 yaşına bastım ve 20 yaşıma geri döndüm.

Bağırsak ile ilgili problemli olanlar ve olmak istemeyenler için önerilerim ise: Kızartmalardan, sakatattan, sucuk, salam, sosisten, gazlı içeceklerden aman uzak durun. Bol bol ev yoğurdu tüketin. Ben 3 kg inek sütü ve 1 kg manda sütü ile yapıyorum. Manda sütünü muhakkak ekleyin.

Herkese sağlıklı, mutlu yıllar dilerim.

Şefika Şendil YEŞİLÇIBIK

İnsanın hayatından hikayelerini çıkarırsak geriye bir şey kalmaz...

Ameliyat öncesi yaşadıklarımı yazmazsam geriye sadece kuru bir ameliyat sıkıntısı kalır...
Adım Şefika Şendil Yeşilçıbık..Eczacıyım..51 yaşındayım. Yıllık sağlık kontrollerimi gecikmeli de olsa yaptırırım.Ama kolonoskopi ne bileyim hep ihmal ettiğim bir kontroldu. İlk olarak 19 Mayıs 2016 tarihinde tuvalet sonrası peçetede bir damla kan fark ettim. Kontrol etmeme rağmen nereden geldiğini anlayamadım. İlk aklıma gelen nedense vajenden olabileceği idi... Ertesi gün hemen kadın doğumcu doktoruma koştum..Muayene ve smear testi yapıldı..her şey temiz çıktı ..

Kadın doğum doktorum kolonoskopi yaptır mutlaka dedi ama takan kim..Tekrar kanama yoktu çünkü...Kan olayını bu arada tamamen unutttum.
2016 Haziran ayı başın kızımla çok görmek istediğim Barcelonaya gitiik ..Kaldığımız otelde tuvalete gidince taharet muslukları yok diye ilk gün çok söylendim...

Ama iyi ki yokmuş o sayede dışkıda ki kan pıhtılarını ve kanamayı farkettim. Bazen sinir olduğunuz şeyler hayrınıza olabiliyor..
Kızım son sınıf tıp öğrencisi durumu söyledim o da beni kendi hocası ve çok iyi bir gastroenterolog olan Prof.Dr. Cengiz Pata'ya yönlendirdi. İstanbula dönünce Liv Hospitalda görev yapan hocası sayın Prof.Dr. Cengiz Pata'dan randevu aldım..Kendisine çok teşekkür ediyorum o çok huylandığım kolonoskopiyi beni korkutmadan rahatlatarak yaptı. Hiç huylanacak bir durum değilmiş meğer..

3 cm lik bir polip büyütmüşüm bagırsağımda..o polipide Cengiz bey sağolsun alıp biopsiye yolladı..Bir hafta sonrasına kontrole çağırdı beni..
Kontrole gitmeden bir gün öncesi merak edip hastaneden biopsi sonucumu istedim. Hay etmeseydim...Mailimi açıp bakınca öylece kadım.. Alınan polip adenokarsinom....polip sapıda adenokarsinom....İnsan içine kaçıyormuş böyle durumlarda hemen dillendiremiyorsunuz...Kendi kendime ameliyat gözüküyor galiba desemde bir yandan da şaka gibi geldi bana..

Ertesi gün hastahanede sayın Prof.Dr Cengiz Pata bey çok şanslı olduğumu söyledi, ''İyi ki kanama olmuş, yoksa farketmeyebilirdik'' dedi.
Polip sapıda kanser olduğu için şıçrama olasılığına karşı ameliyat olmam gerektiğini anlattı..Çok süper genel cerrahımız var kolorektal cerrahide on numara ve mükemmel bir insan hemen ona gidiyorsunuz aradım sizi bekliyor dedi...

Eşimle üst kata çıktığımızda sayın Prof. Dr. Oktar Asoğlu bizi bekliyordu...Şifa gülen yüzde başlar...İnsan bu kadar mı alçak gönüllü olur devamlı gülen bir yüz tam güven...

Ameliyatı robotik cerrahi ile yaparız dedi ve neden ameliyat olmam gerektiğini anlatıp ameliyatla ilgili bilgi verdi.. O kadar rahat bir yaklaşımı var ki..

10 dakika içerisinde tamam dedim hemen hastanede gerekli testlere başlandı. Birçok tetkik yapıldı ve eve döndüm. Gece internetten baktığımda Oktar bey hakkında çok güzel yazılar okudum ve emin ellerde olacaktım. Ertesi sabah Oktar bey ile bir kere daha görüştük. Ohh dedim ''evet doktorum süper işinin ehli'' Beni ameliyat için öyle güzel hazırladı ki sanki tırnak kestireceğim o derece rahattım yani. Allah güzel insanlar çıkardı karşıma. Haziranın 27'si, ameliyat günü, sabah Oktar bey ekibi ile geldi. Hepsi güler yüzlüler hani kolunu da keseceğiz deseler buyurun diyeceğim.

Ameliyat sonrasında da, kontrollerimde de yine aynı güler yüz aynı güzel ilgi. Robotik cerrahinin en güzel yanı çok çabuk ayaklanıp, toparlanıyorsunuz. Çok şükür kurtuldum. Gerçekten çok şanslıymışım hastalık yayılmadan kanama olması, bunu farketmem, sizlerle yolumun kesişmesi, bağırsaklarımda şifrelerini arayan Robot DaVinci:) hepsi benim şansım.
Başta Prof.Dr.Oktar Asoğlu olmak üzere ameliyatımı gerçekleştiren tüm ekibe ve ameliyat sonrasında benimle ilgilenen herkese, bana ikinci bir yaşam şansı verdikleri için çok teşekkür ederim. Hepiniz iyi ki varsınız, sağolun varolun.

Hatice Hanım

Sekiz yıldır devam eden mide takiplerimden sonra artık ameliyat olmam gerektiği kararı verilmiş olan gün ve dolayısıyla Prof.Dr. OKTAR ASOĞLU ile yollarımızın kesiştiği gün... Korku ve heyecanla gidip, ameliyattan vazgeçeceğimi söyleyerek hastalığını kendi halime bırakmayı düşündüğüm gün. Ama bütün korkularımı bir tarafa bırakıp kendi isteğimle en ufak bir heyecan ve korkuya kapılmadan size ameliyat olacağım dediğim hemde üç dört dakika içinde...
Benim bu kararı almama neden olan eşsiz insan, eşsiz doktor size binlerce kez teşekkür ederim..Karşılaştığımız anda ki o sıcak ve samimi yaklaşımınız, hastalığı hiç umursamaz tavırlarınız ve konuşurken verdiğiniz o güven ve sanki yokmuşsunuz gibi seçimi bana bırakışınız...Bir hafta içinde ameliyat oluşum, ameliyattan sonraki motive edici sıradışı yaklaşımınız hatta izin günlerinizde bile hastalarinizi ziyarete gelisiniz ve taburcu olduğum günkü tavrınız, teşekkürü bile nazikane bir şekilde kabül etmeyerek gosterdiğiniz alçak gonullulugünüz sizi o kadar yüceltiyor ki, açıkçası insanlık adına umudumu yitirdiğim noktadayken sizin varoluşunuz beni mutlu etti ve çok gururlandırdı.
Artık nesli tükenmeye başlamış türünün son örneklerinden eşi bulunmaz, Kocaman ýürekli, sıradışı DEV ADAM; siz her hastanın başına gelebilecek mucizevi bir kişisiniz.. Doktorlugunuzdaki başarınızı dile getirmem en büyük saygısızlık olur size karşı bunda yetkili değilim zaten bu konu çok aşikar...Şunu söyleyebilirim ancak, Sizin hastanız olmak bana hep gurur kaynağı olacak
Mümemmelliyetçiliği ilke edinmiş O DEV ADAM' in yolu açık ve mükemmellikler hep onunla birlikte olsun...

Bülent Şimşirci

Bülent Şimşirci

Mart 2016'da tetkikler sonucu, rektumda tümör tespit edildi. Sonrasında yolum Liv Hospital Ulus ve Genel Cerrahi uzmanı Sn.Prof.Dr. Oktar Asoğlu ile kesişti.
Şükürler olsun ki öyle olmuş. Ameliyatımdan önce, beni ve ailemi şefkatle hazırlaması ve 1 Nisan 2016 tarihindeki Robotik cerrahi tekniğiyle olduğum ameliyatımda ve hastahanedeki diğer günlerimde, ekibiyle beraber sabah-akşam güler yüzlü ve güven veren tavırlarıyla yanımda olmasını hiç unutmam. Sonrasındaki kontrollerimde de bu güler yüz ve dostluk hep devam ediyor. Hekimlere karşı hep sevgi ve saygı duymuşumdur, Oktar Hoca'yla buna hayranlık da eklendi.
Şu anda çok iyiyim ve sağlığıma kavuştum. Önce Rabbime şükrediyorum ve bana yardımlarından dolayı başta Sn.Prof.Dr. Oktar Asoğlu olmak üzere tüm ekibine ve Liv Hospital-Ulus personeline teşekkür eder, minnettarlıklarımı belirtirim.
Bu vesileyle sağlıklı, mutlu günler ve başarılarınızın devamını dilerim.

Ahmet Bilgeç

Türkçeyi güzel konuştuğunuzu, kelimelere hakim olduğunuzu düşünürsünüz, ancak öyle bir an gelir ki içinizde biriken vefa, sevgi, teşekkür duygularınızı ifade edecek daha güçlü kelimeler bulamazsınız, kelimeler yetmez.
Beni büyük derdimden kurtaran ve acısız, sancısız sağlığıma kavuşturan siz Sayın Prof. Dr. Oktar Asoğlu' ndan bahsediyorum.
02.04.2016 tarihindeki Rektum ameliyatım ve sonrasında göstermiş olduğunuz yakın alaka ve ilgi için, şahsınız ve mükemmel ekibinize sonsuz teşekkürler.
Gülen yüzleriniz hiç solmasın.
Sevgi ve saygılarımla,

Serdar Ali Sıracı

Merhabalar,
Adım Serdar Ali Sıracı 51 yaşındayım ve İstanbul da yaşıyorum.
Haziran 2016 nın ilk haftası kolonoskopi tetkiki neticesinde kalın bağırsağımda tümör saptandı ve hemen akabinde yapılan MR ve Pet tetkiklerinde ise kötü huylu olan bu tümörün aynı zamanda karaciğer e sıçramış olduğu tespit edildi.Tahmin edeceğiniz gibi dünya başıma yıkılmıştı ne yapacağımı bilemez halde etrafta ruh gibi dolaşıyordum. Etrafımdaki herkes bana yardımcı olmak için çabalıyor daha önce bu tip hastalığı geçirmiş olanlardan bilgiler alıp bana şu hastaneye şu doktora gitmen lazım diye iyi niyetli tavsiyelerde bulunuyorlardı ama benim hiç kimseyi duyacak halim yoktu. Sürekli ağlıyor gittikçe içime kapanıyor ve etrafımda kimseyi görmek istemiyordum.
O ana kadar Liv Hospital a gitmemiştim. Tüm tetkikler başka yerlerde yapılmıştı. İlk olarak bir akrabamın tavsiyesi ile ünlü bir doktorda randevu aldık. Detay yazmayacağım ancak beni muayene ettikten sonra o kadar karamsar bir tablo çizdi ki yanından çıktığımda dünya başıma yıkılmıştı. Zaten bozuk olan psikolojim daha da bozulmuş artık hiç bir şey duymak ve yapmak istemez bir haldeydim.
Aynı gün akşam saatlerinde Liv Hospital da Dr.Oktar bey e randevu almıştım. O kadar kötü bir moralle ayaklarım geri geri istemeye istemeye muayeneye gittim.İçeri girdiğim andan itibaren tüm hayatım değişti. Beni öyle bir sıcakkanlı ve güler yüzle karşıladı ki içim ferahladı, hele hele raporlarıma bakıp da merak etme yarın ameliyatını yapar bayramda da gider tatiline denizde yüzersin dediğinde kulaklarıma inanamadım sevinçten ağlamamak için kendimi zor tuttum.Kendisi derhal duruma el koydu acilen ilaçlı karaciğer MR çektirdi ve sonuçlar çıktıktan sonra ekibindeki uzman doktorlar ile birlikte durumumu değerlendirip bana yapılacak operasyon ve sonrasındaki tedavim için çok detaylı açıklamalarda bulundu.
İşte bu kadar, benim de tüm istediğim buydu, artık emin ellerdeydim, kendimi çok rahatlamış ve güvende hissediyordum.
Hemen ertesi gün hastaneye yattım ve 1 gün sonra robotik sigmoid kolon ameliyatımı oldum. Kahraman doktorum Oktar Asoğlu ve ekibi sayesinde ameliyatım başarılı geçti. İnanılır gibi değil ama ameliyatımın ertesi günü hastane koridorunda yürüyordum. O katta benim gibi ameliyat olan hastalar yatıyordu. Dr.Oktar bey her sabah ve fırsat bulduğu her saat de yanımıza uğruyor bizi muayene ediyor ve güler yüzüyle tüm hastalara moral veriyordu. Onun bu ilgisi ve işine bağlılığı tüm ekibine de yansıyordu, tüm kat hemşireleri ve doktorlar da aynı güler yüz ve ilgi ile hastalara yardımcı oluyorlardı.Ameliyatımdan 6 gün sonra taburcu oldum. Allaha Şükür doktorum sayesinde şu anda bir sıkıntım yok ve kontrollerim devam ediyor..Kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır.
Karaciğerimdeki tümörler için ise kemoterapi tedavim devam ediyor.
Son olarak başta Dr.Oktar Asoğlu ve ekibi olmak üzere tüm Liv Hospital çalışanlarına ve ayrıca hastanenin vermiş olduğu beş yıldızlı otel hizmetine de teşekkür etmek isterim.
Hayatımın sonuna kadar sizleri unutmayacağım Allah hepinizden razı olsun.
Saygılarımla,

Nurcan Önal

Mart 2016 yılında eşime batında 18cm lik bir tümör ve ardında sarkom teşhisi konulduğunda biz sadece kanser ile savaştığımızı düşünürken temmuz ayında batındaki bu tümörün çok kritik bir şekilde organlar ve damarlar ile yapışık olduğunu ve hiçbir ihtimalle herhangi bir ameliyatla bu tümörün çıkarılıp alınamayacağının bilgisini başarısız bir ameliyat sonrası öğrendik ve yıkıldık . Bir çok danıştığımız bu tip ameliyatlarda başırılı olduğu düşünülen hocalarda maalesef ameliyatın imkansızlığını doğruladı.
Yolumuz sizinle buluştuğunda ilk olarak umutlarımızı tekrar verdiniz.
Evet çok zor belki de “imkansız” olarak nitelendirilen bir ameliyatı 9 saat süre ile siz ve ekibiniz mükemmel bir şekilde gerçekleştirdiniz.
Ameliyat sonrası eşime ve biz hasta yakınlarına gösterdiğiniz ilgi ve alaka ve samimiyeti hep hissettirdiniz.
Şükürler olsun ki yolumuz sizinle kesişti ve sizin gibi doktor ve insanla tanıştık.
İyi ki varsınız, iyi ki sizi tanıdık.
Allah sizin gibi insanları eksik etmesin, yolunuz açık olsun.
İhtiyacı olan herkesin size ulaşabilmesi dua ve dileklerimle
Sizi çok seviyoruz

Hatice Karakuş

Ben Hatice Karakuş, 1988 Gaziantep doğumluyum, üniversite mezunu geriatri hemşiresiyim, başıma gelen talihsiz bir olaydan bahsetmek istiyorum.
Üniversite bitmişti, işe başlamadan önce guatr ameliyatı olup öyle işe başlamak istedim.2012 ekim ayında gaziantepte özel bir hastanede ameliyat oldum,8 cm yemek borumu yanlışlıkla aldılar ve beni acil olarak Gaziantep Tıp Fakltesine sevk ettiler.Yemek borumdan hiçbir şekilde bahsetmeden beni gönderdiler.Üniversitede araştırıldı ama bir şey bulunamadı , beni yeniden ameliyata aldılar, ameliyat esnasında yaranın çok olduğu fark edip beni yoğun bakıma yatırdılar.7 gün sonra 9 saat süren çok büyük bir ameliyata daha girdim.kolumdan ve bacağımdan free-fleep alınıp tekrar yemek borusu yaptılar.6 gün sonra yoğun bakımdan çıkarıp beni servise aldılar.3 ay boyunca damar yolundan beslendim.3 ay sonra su içmemi istediler fakat içemedim.endoskopiye gönderildim, balon dilatasyonu yaptılar, suyu damla damla içmeye başladım.gün geçtikçe zayıfladım ve halsizleştim, hal böyle olunca haftada bir balon dilatasyon yapmaya karar verdiler..
Yapılan yemek borusu kapanıyor saç teli kadar bir açıklık kalıyordu, 4 yıl boyunca 150 kere balon ve buji dilatasyon, 5 defa eriyebilir ve metal stend , 12 defa ameliyat oldum. Her seferinde trekeostomi açıldı.
Benim için umutlar tükeniyordu, buji dilatasyon benim için artık hayati tehlike oluşturmaya başladı.En son buji yapılması esnasında akciğerdeki bronşları patlattılar.Çok zor bir ameliyat daha geçirdim.1 ay daha hastanede kaldım, balon dilatasyon başarısız oldu, yemek borusu tamamen kapandı.Sesimin gideceği kolon ameliyatı istediler yada PEG ile yaşamamı istediler.Peg i seçtim, herkes yemek yerken ben sofraya oturamadım, arayışalarım ve araştırmalarım başladı.Kayseri, Gaziantep, Ankara illerindeki doktorlarda kolon ameliyatı dediler.
Tıp fakültsinde yatarken birinden İstanbul da bir doktor olduğunu söyledi ve telefonunu verdi, çok iyi bir doktor olduğu ve yapamayacağı bir şey olmadığını , zaman kaybetmeden İstanbul Liv Hospital e gitmemi söyledi.
Hiç durmadım, kendimi sosyal hayattan soyutlamaya başlamıştım.16 mayıs 2016 da hemen İstanbul a geldim, beni kurtaracak hayatımın kahramanı Prof.Dr.Oktar Asoğlu ile tanıştım.Durumumu, hayatımı başımdan geçenleri anlattım, epikrizleri, sonuçları gösterdim.Hiç tereddüt etmeden ben yaparım dedi.
Sevinçten ayaklarım yere basmıyor, uçuyordum.
Dünyalar benim olmuştu, 4 yıldır böylesine mutlu olmamıştım, ve beklenen tarih 28.07.2016 sonunda geldi.
Bir insan ameliyat olacağına mutlu olur mu , ben çok mutluydum.
Ameliyatımı oldum.
Sonuç çok güzeldi ve başarılı bir ameliyat olmuştu,birgün yoğun bakımda kaldım, sonrasında servisteydim.
Hastane çok güzel,çalışanları, personelleri, hemşireleri , doktoru , profosörü sanki 40 yıldır tanıyor gibi içten ve samimiydiler.Ben çok memnun kaldım.
Güler yüzlü insanların arasında moral olarak insan hemen düzeliyor.
7 gün sonra su verdiler, bir yudum su boğazımdan geçince sevinçten ağlamaya başladım.3 gün sonra katı gıdalara başladım.
Mucize gerçek olmuştu.
Şimdi yarım kalan hayallerimi gerçekleştirme zamanı.
Çok kıymetli Oktar Hocam sizi çok seviyorum, size ölene kadar minnettarım.

Bülent Şimşirci

Mart 2016'da tetkikler sonucu, rektumda tümör tespit edildi. Sonrasında yolum Liv Hospital Ulus ve Genel Cerrahi uzmanı Sn.Prof.Dr. Oktar Asoğlu ile kesişti.

Şükürler olsun ki öyle olmuş. Ameliyatımdan önce, beni ve ailemi şefkatle hazırlaması ve 1 Nisan 2016 tarihindeki Robotik cerrahi tekniğiyle olduğum ameliyatımda ve hastahanedeki diğer günlerimde, ekibiyle beraber sabah-akşam güler yüzlü ve güven veren tavırlarıyla yanımda olmasını hiç unutmam.

Sonrasındaki kontrollerimde de bu güler yüz ve dostluk hep devam ediyor. Hekimlere karşı hep sevgi ve saygı duymuşumdur, Oktar Hoca'yla buna hayranlık da eklendi.

Şu anda çok iyiyim ve sağlığıma kavuştum. Önce Rabbime şükrediyorum ve bana yardımlarından dolayı başta Sn.Prof.Dr. Oktar Asoğlu olmak üzere tüm ekibine ve Liv Hospital-Ulus personeline teşekkür eder, minnettarlıklarımı belirtirim.
Bu vesileyle sağlıklı, mutlu günler ve başarılarınızın devamını dilerim.

Hanife Hatice Yardımcı

Sekiz yıldır devam eden mide takiplerimden sonra artık ameliyat olmam gerektiği kararı verilmiş olan gün ve dolayısıyla Prof.Dr. OKTAR ASOĞLU ile yollarımızın kesiştiği gün...
Korku ve heyecanla gidip, ameliyattan vazgeçeceğimi söyleyerek hastalığını kendi halime bırakmayı düşündüğüm gün. Ama bütün korkularımı bir tarafa bırakıp kendi isteğimle en ufak bir heyecan ve korkuya kapılmadan size ameliyat olacağım dediğim hemde üç dört dakika içinde...
Benim bu kararı almama neden olan eşsiz insan, eşsiz doktor size binlerce kez teşekkür ederim..Karşılaştığımız anda ki o sıcak ve samimi yaklaşımınız, hastalığı hiç umursamaz tavırlarınız ve konuşurken verdiğiniz o güven ve sanki yokmuşsunuz gibi seçimi bana bırakışınız...Bir hafta içinde ameliyat oluşum, ameliyattan sonraki motive edici sıradışı yaklaşımınız hatta izin günlerinizde bile hastalarinizi ziyarete gelisiniz ve taburcu olduğum günkü tavrınız, teşekkürü bile nazikane bir şekilde kabül etmeyerek gosterdiğiniz alçak gonullulugünüz sizi o kadar yüceltiyor ki, açıkçası insanlık adına umudumu yitirdiğim noktadayken sizin varoluşunuz beni mutlu etti ve çok gururlandırdı.
Artık nesli tükenmeye başlamış türünün son örneklerinden eşi bulunmaz, Kocaman ýürekli, sıradışı DEV ADAM; siz her hastanın başına gelebilecek mucizevi bir kişisiniz.. Doktorlugunuzdaki başarınızı dile getirmem en büyük saygısızlık olur size karşı bunda yetkili değilim zaten bu konu çok aşikar...Şunu söyleyebilirim ancak, Sizin hastanız olmak bana hep gurur kaynağı olacak
Mümemmelliyetçiliği ilke edinmiş O DEV ADAM' in yolu açık ve mükemmellikler hep onunla birlikte olsun...
Hanife Hatice Yardımcı

Hayri Dizen

Sayın Hocamız Oktar Asoğlu ve Ekibine,

2014 yılı Ekim ayı idi. Eşim bağırsak enfeksiyonu oldu. Doktora gittik, kolonoskopi ve MR yaptırmamız söylendi. Bu tetkikler sonucunda rektumda kötü huylu bir tümör tespit edildi. İki büyük öze hastanede muayene oldu. Eşimin ameliyat olması gerektiği söylendi. Ameliyat bizim hiç tercih etmediğimiz ve istemediğimiz bir olaydı. Eşimin yaşı, tansiyonu ve gözlerinde optik nöropati olması bu isteksizliğimizin artçı sebepleri idi. Oğlum araştırmaları sonucunda, Liv Hospital’da değerli hocamız Oktar Asoğlu’nun bu konuda önemli, bilinen ve başarılı bir uzman olduğu bilgisini edindi. Sayın Hocamız, hastalığın ameliyatsız bir tedavi ile, yenilebilme ihtimali olduğuna bizi ikna edince, dünyalar bizim oldu. Allah’a sürekli dua ederek, bir ümitle tedaviye başladık.

Eşim 2 ay Radyoterapi gördü. Akabinde 4-5 ay kemoterapi tabletleri kullandı. Devamlı olarak, kontrol amaçlı kan tahlilleri yapıldı.
Her ay Sayın Hoca’mıza muayeneye gittik. Onun güler yüzlülüğü, bu konuyu (rahatsızlığı) hafife alan tavırları, bizlere büyük moral ve çok yüksek güven veriyordu. Tabi ki bu süreci geçirmek hiç kolay olmadı. Sürekli kan tahlilleri, MR, tomografi gibi kontroller gerekiyordu. Bu sırada eşime ailecek destek olmaya çalıştık. Hakikaten Sayın Hocamızın dediği gibi oldu. 2016 yılında, her 3 ayda bir kontrollerimizi yapıyoruz. Allaha Şükürler olsun, Hocamızın emekleri başarılı oldu. Tümörün tedavi sonucunda kaybolduğunu gördük. Bu başarı, Sayın Hocamız Prof. Dr. Oktar Asoğlu ve Ekibi sayesinde gerçekleşti. Ayrıca, Liv Hospital Hastanesi’nin bu hastalığın tedavisi ile, ilgili tam teçhizatlı olması, maddi ve manevi açıdan büyük şans oldu.
3 ay sonra kontrolümüz var. Bu hastalık için, sabır, kuvvet, yaşama sevinci, metanet gerekir. Hocamızın tüm tavsiyelerine harfiyen uyduk. Ailece, Sayın Hocamız Oktar Asoğlu’na uzun ve başarılarla dolu bir ömür diler, sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

Saygılarımızla,

Hayri Dizen ve Ailesi.

Mehmet Abban

Chek-up da ortaya çıkan , rektumdaki tümörü öğrendiğimde dünyam başıma yıkılmıştı. Yeni başlangıç aşamasında olsa da operasyondaki zorluğunu başka başka doktorlarla konuştukça öğrendim ve korkum daha da arttı. Ne zaman ki ; Prof.Dr Oktar Asoğlu ile tanıştım , hem hastalığın detaylarını hem de aslında korkularımın yersiz olduğu düşüncesini benimle paylaştı. Ona güvendim.

Gerçekten bu konunun tam uzmanı. Gerek insani yaklaşımı gerekse işine olan bağlılığı ona ve ekibine güvenmenizi ve saygı duymanızı sağlıyor. Hem operasyondaki hem de tedavi süresindeki aşamaları ve her detayı sabırla hastasına anlatıyor. Her zaman gülen yüzü ile.
Robotik cerrahi konusunda ki tecrübesi, ameliyat riskini en aza indirdiği gibi, aynı zamanda hastanın ameliyat sonrası iyileşme süresi de kısalıyor.
Kendisine binlerce teşekkür ederim. Bu yönde sorunu olanların hiç çekinmeden, Oktar hoca ile görüşmelerini tavsiye ederim.

Handan Kocagil

Sayın Prof.Dr.Oktar Asoğlu ile ilk tanıştığımız andan itibaren güler yüzü ,kendine olan güveni,mütevaziliği,candanlığı ve pozitifliği ile bize güç ve inanç verdi.Bizim en karanlık günlerimizde umut kaynağımız ve ışığımız oldu.Eşimin çok riskli 13 saatlik operasyonunu değerli ekibiyle başarıyla tamamladı.

Saygı duyulacak mesleki başarısının yanında ,hasta ve yakınlarıyla etkileşimi,iletişimi,empati yeteneği,cana yakınlığı,şefkati,ilgisi,pozitifliği kendilerini gerçekten sıradışı ve olağanüstü kılıyor.Kendilerine olan minnet ve şükran duygularımızı ifade etmenin hiçbir yolu yok.Daha birçok hastanın mucizesi ve umut ışığı olması için kendilerine sağlık,güç ve başarılar diliyoruz.Doktorumuzu tanımak ailemiz için bir onur olmuştur.Tüm ekibine ,eşimle yakından ilgilenen hastane personeline ve saygıdeğer hocamıza sonsuz teşekkürler ediyoruz.

Mevlide Demirkol

Rektum CA tanısı ile özel …. Hastahanesi teşhisi ile ardından ... genel cerahi uzmanlarının yapılacak ameliyat ile ömür boyu kolostomi torbası ile yaşayabilecegimının söylenmesi üzerine Liv hospital Ulus Beşiktaş ta bulunan Genel Cerah Prof Dr.Oktar Asoglu ve ekibinin müdahalesi ile Robotla Ameliyatı 27 Mayıs 2015 de yapıldı.27 agustos 2015 de bağırsak içeri alındı.Yapılan son derece basarılı ve teknik ameliyat ve tedaviyle yasam konforumuz sağlandı.Ömür boyu bağırsak torbasının dısarda kalma riski önlendi ve hayatımıza kaldığımız yerden devam edebileceğiz.Böyle bir hastanenin ve doktorların ülkemizde olması son derece gurur verici.Tesekkurler liv hospital ve Dr Oktar Asoğlu

Fatma Şahin

Ben hastanız Zekeriya Şahin'in eşi Fatma Şahin. Doktorum sizi en içten sevgilerimle selamlıyorum. Sizi büyüten anneye ve babaya selam olsun ki sizin gibi bir insan yetiştirmiş. İnsanlara hayat verip dünyasını ışıtansınız. Rabbim de sizin hayatınızı ışıtsın. Sizin isminizi bir ailecek  bir "Işık" koyduk. Size her zaman dua ediyorum. Yaratan mevlama hamt ediyorum. Şükürler olsun sizi tanıdığımız ve karşılaştığımız güne. Göstermiş olduğunuz ilgi ve alaka sanki bir doktor değil de ailemizden biri gibi hissettirdi. Sizden ve hastanenizden, orada çalışanlardan çok memnunuz. Size buradan Adana dolusu selamlar yolluyoruz. Sevgi, saygı ve mutlulukla kalın. Size göndermiş olduğum hediyeyi kabul ederseniz çok sevinirim. Hepsi ev yapımıdır.

Görüşüz, Selamlar

İSMET ERYILMAZ - 2602.2015

Geçirmiş olduğum cerrahi müdahale ve sonrasındaki zorlu süreçte ilgisini,yakınlığını ve dostluğunu bana her an hissettiren

Liv Hospiial Tıbbi Direktörü

PROF. DR. OKTAR ASOĞLU

Ve Ekibine, Beni tekrar sağlığıma kavuşturdukları için teşekkürü bir borç bilirim.

Satı Pınarbaşı

Kolon ameliyatımı başarıyla gerçekleştiren; Genel Cerrahi uzmanı: Sn. Prof. Dr. Oktar ASOĞLU başta olmak üzere; Sn. Prof. Dr. Didem DAL, Sn. Op. Dr. Burçin BATMAN, Sn. Prof. Dr. Filiz AKYÜZ’e ve yakın ilgilerinden dolayı tüm Liv Hospitaİ Ulus ailesine sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Ezgi Kıymaz, Ozan Yılmaz, Erdal Yılmaz - 20.08.2014

Kendinden emin, güven veren ve güleryüzlü insani değerleriyle hastasını ve biz yakınlarını tüm süreçte hiç yalnız bırakmayan; Engin tecrübesi ve maharetli elleriyle yüce Tanrı'nın annemize sunduğu fırsatın gerçekleşmesini sağlayarak ailemizin değerli üyesi Hatice Yılmaz'ın adeta yeniden doğmasına büyük katkıda bulunan sevgili hocamız Prof. Dr. Oktar Asoğlu'na şükranlarımızı sunarız.

Muzaffer REKA - 19.08.2014

Sevgili hocam,

Allah'ın bir lütfu, bir tesadüfler dizisi sonucunda sizi tanıdım. Kim ve ne kadar işi bilip bilmediğinizi inanın bilmeden sadece sizin davranışlarınızla ameliyatı kabul ettim. Hastanede kaldığım 3 gün boyunca yan odalardaki kanser hastaları dahil hemen herkesi görüp nasıl tedavi oldukları hakkında bilgi sahibi olmaya çalıştım. Hastaneden çıktıktan sonrada ciddi bir araştırma yapmaya çalıştım,

Hocam siz kesinlikle bir sanatçısınız fakat sanatınızı süslemek içinde elinizden gelen her şeyi yapıyorsunuz size hayranlıkla bakıyorum

Allah yolunuz bahtınızı açık etsin. En derin sevgi ve saygılarımla

Gülten Atiye Cengiz - 22.08.2014

Ben Gülten Atiye Cengiz, 18 haziran - 26 haziran tarihleri arasında Liv Hospital'de ameliyat için misafir oldum.

Ameliyatımı yapan can doktorlarım Oktar Bey, Kürşat Bey, Burçin Bey ve isimlerini bilemediğim diğer doktorlara, kat ve yoğun bakım hemşirelerine, tüm personele, temizlik personeline sonsuz sevgiler ve başarılar dilerim.

Ayrıca böyle bir hastanede ameliyat olduğum için çok şanslıyım. Doktorlarımın hepsi benim için çok özel insanlar.

Sonsuz saygı ve sevgilerimle.

Arzu Akıncı - 18.11.2013

Sayın Prof. Dr. Oktar Asoğlu sadece cerrah olarak en iyisi değil insani değerleriyle de en iyisidir.76 yaşındaki annemin kolon tümörü ameliyatını adeta apandisit ameliyatından kolay şekilde yapmış ve canım anneme bir can bağışlamıştır. Kendisine teşekkürlerimi anlatacak kelimeler yetersiz kalır ama bence kendisi laparoskopik cerrahinin bir numarasıdır. Ayrıca iyi kalpli, mütevazı, candan, yardımsever, pozitif enerjisiyle hastalarına güven veren çok değerli bir cerrahtır. Bu tür cerrahiye ihtiyacı olanların hiç düşünmeden kendilerini teslim edebilecekleri bir uzmandır. Kendisine rastlamaktan ve onu tanımaktan dolayı çok mutluyum ve ihtiyacı olan herkese hiç düşünmeden tavsiye ederim. Kendisine, mükemmel ekibine ve harika hastanesine binlerce teşekkürler. Allah ona ve onun gibi hayat kurtaranlara kuvvet ve başarılar versin.

Mustafa Değirmencioğlu 17.01.2011

Eşim Ayşe Değirmencioğlu Rektum kanseri ile ilgili olarak yaptığınız cerrahi müdahale için size ve ekibinize teşekkürü bir borç biliyorum. İyi ki varsınız

Esen Küçük - 15.10. 2011

Annem Gülüzar Küçük'ü 2011 mart ayında Mide adene karsinom teşhisiyle kapalı ameliyat yaptı. 54 gün pazar dahil her gün annemle bir doktor hastasına ne yapılması gerekiyorsa sadece cerrah değil insan olarak da yakından ilgilendi. İyi ki bu ülkede Oktar Bey gibiler var. Annem gayet iyi ve ne kadar teşekkür etsek o kadar azdır. Tekrar Teşekkürlerimizle

Yasemin Özcan - 12.05.2011

Oktar bey bizim beyaz meleğimiz. Kardeşim kolon kanseriydi onu kurtardı. Ona rastladığımız için hepimiz çok şanslıyız. Başarılar.

Suzi - Jak Benrey - 17.06.2018

Robotik Cerrahi Konusunda Uzmanlığı ile zor ameliyatı büyük bir maharet ile gerçekleştiren Prof. Dr. Oktar Asoğlu ve Değerli Liv Ekibine Teşekkür ederiz.

Adil Adnan Aybar - 29.06.2018

Beni ameliyat eden sayın doktorumuzun işinde en iyi olduğunu öğrendim dostlarımın tavsiyelerini dinledim. İyi ki öyle yapmışım ilk günden son güne kadar çok iyi hemşirelik hizmetleri aldım. Bilhassa Zeynep, Meryem Balören, Merve Başlı ve Nebahat Kahveciye teşekkür ederim. Sn. Oktar Asoğlu’na sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Turgut Eler - 11.05.2018

Çok önemli bir ameliyat geçirdim. Ameliyatımı yapan Sn. Prof. Dr. Oktar Asoğlu ve ekibine teşekkür ediyorum. Hastane bütün hizmetleriyle mükemmel. Sağlık ekibi bilgili ve çok iyi çalışıyor. Temizlik sürekli yapılıyor. 5 yıldızlı bir otelden daha iyi hizmet veriyor. Bütün çalışanlara başarılar.

Ecehan İlalan - 10.01.2016

Selda Yüce ve tüm opreasyon takımı ve doktorum Prof Oktar Beye gösterdikleri ihtimam için teşekkürlerimi sunarım.

İsmail Sönmez - 28.10.2013

Şahsi düşüncem çok mükemmel hekimlerimiz ve bütün personel çok iyi hizmet veriyorlar sadece oda sıcaklığı biraz ayarsız. Bu arada Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu’na sonsuz şükranlarımı sunarım.

Sema Kesti - 20.03.2014

Başta Genel Cerrahi doktorum Prof. Dr. Oktar Asoğlu ve ekibine ameliyatımda ve sonrasında gösterdikleri ilgi, alaka ve özveride dolayı çok teşekkürler ediyorum. Ayrıca yattığım sürece benimle ilgilenen hemşireler, Gülcan Kaya, Büşra Gürbüz, Büşra Ağa, Melike Kalendar, Neslihan Avcı, Didem Dikmeoğlu, Ayşenur Mercan, Mesut Demirel ile birlikte emeği geçen herkese gösterdikleri üstün özveriden dolayı teşekkür ederim.

Şahin Yılmaz - 23.09.2013

Başta Genel Cerrahi Doktoru Prof. Dr. Oktar Asoğlu olmak üzere hekimleriniz gerçekten çok iyi. Teşekkür ederim.

Erol Bayır - 15.04.2016

Çok değerli hoca Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Oktar Asoğlu'na saygı, sevgi ve şükranlarımı iletirim. 15 Nisan günü yatış yaptığım Liv Hospital'ın özellikle de genel cerrahi yatış bölümündeki tüm çalışanlarına yakın ilgilerinden dolayı teşekkürlerimi sunarım. Hastalarına yaklaşımı, muhteşem iletişimi, insanı rahatlatan ses tonuyla, karşısındaki hastalara verdiği güvenle muhteşem insan, büyük hoca sayın Oktar Asoğlu'na saygılar, sevgiler... Allah sizin gibi hocaları başımızdan eksik etmesin.

Kağan Bülbüller - 07.01.2018

Genel cerrahi Oktar hocamızın methini duyarak geldiğimiz Liv Hospital'a başta Oktar hocamıza ve ekibine güvenmekle en doğru kararı vererek emanet ettiğim özafagus ca olan babamın ameliyatını başarıyla gerçekleştiren ve tedavi sürecininde inşaallah bu aşamalar gibi olması temennisiyle başta sn. hocamız Prof. Dr. Oktar Asoğlu'na, Op. Dr. Kürşad Serin'e, Op. Dr. Tuğba Matlım Özel'e, Op. Dr. Serkan Kaya'ya ve tüm personel'e yakın ilgi alakalarından dolayı ailecek sevgilerimizi ve teşekkürlerimizi sunarız.

Vehbi Ece Ikan - 18.06.2019

Öncelikle Prof. Dr. Oktar Asoğlu'na ve ekibine çok teşekkürler. Böyle bir doktorumuz olduğu için babamız ve biz çok şanslıyız ve kendisine minnettarız. Babam 15 gün önce Oktar bey'in gerçekleştirdiği bıir rektum ameliyatı geçirdi. Hastane personelinin, hasta ve hasta yakınlarına ilgisi bizi çok memnun etti gercekten çok hijyenik ortamı personelin titizlıginden biz çok memnun kaldık herkeze tavsiye ediyoruz. Doktorumuzu hiç anlatmıyorum bıile bence dalında çok çok başarılı birisi ailece kendisine çok teşekkür ediyor başarılarının devamını diliyoruz. Bizce sihirli parmakları olan süper bir doktor. YASAR GUNANA ve AILESI.

Hamiyet Altunkara - 11.03.2019

Sayın Oktar Hocam
Size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Kolorektal kanser tanısı alan annemi size emanet ettim ve bu kararımın ne kadar doğru olduğunu yaşayarak görüyoruz. Bir hekim olarak  uzun süre yaşadığım kafa karışıklığını tarif edemem. Hepsi sizin bilginiz, sabrınız ve sıcaklığınız ile bitti. Annem şimdi sağlıklı ve mutlu. Tüm hastalar için bir şansınız. İyiki varsınız! Size ve ekibinize, her şey için çok teşekkür ediyorum, saygılarımı sunuyorum.

Serdar Lale - 08.02.2019

Bağırsağımda bulunan bir kitleden dolayı ameliyat olmam gerektiği için cerrah arayışım sırasında sevgili doktorum ile temas etmek için aradığımda, Zuhal Hanım sayesinde son derece profesyonel ve bir o kadar da içten bir karşılama deneyimledim.

Girdiğim andan itibaren müthiş samimi bir ilgi gördüm. Sonrasında durumum biraz nadir olduğu için Oktar hocanın yapılan araştırmalara dayanarak verdiği bilgi, kendi deneyiminden bir saniye bile sıkılmadan yaptığı anlatımlar durumumu çok iyi anlamamı ve kesin doğru adreste olduğuma emin olmamı sağladı.

Kurduğu iletişim ve ilişkideki sahicilik, tam güvenerek tüm süreci bir saniye bile soru işareti olmadan yaşamamı sağladı. Sonuç olarak süper başarılı bir operasyon geçirdim. Ameliyattan çıktığımın ertesi günü ayaklandım, üç gün sonra taburcu oldum, bir hafta sonra istediğimi yiyip içebilmeye başladım, bir ay sonra hayatım normal seyrine döndü.

Tüm bu süre boyunca bilgeliği, sahiden benim için sevinmesi gerçekten hayret uyandırıcı. Her sorum cevaplandı, her aşamada bilgilendirildim, şakalaştık, sohbet ettik, sarılarak karşılandım ve uğurlandım. O kadar yoğun olmasına rağmen sanki tek hastası benmişim gibi özel ilgi görmemden dolayı, bir insan olarak hayran kaldım.

Son olarak da bütün gün çalışmış olmasına rağmen akşamın bir vakti temiz çıkan patoloji sonucunu vermek için kişisel olarak aradığında benimle birlikte mutlu olması, kutlaması eşsizdi.

İyi ki senin gibi bir insan tanıdım, iyi ki böyle bir iş yapıyorsun, iyi ki bu şekilde yapıyorsun.

Seyfettin Koçarer - 01.05.2017

Babamın bağırsağında çıkan kitle vesile oldu Oktar hocayla tanışmamıza. Kolonoskopi sonucunu yorumlayan doktor hiç bir açıklama yapmadan genel cerraha gitmemiz gerektiğini söyledi. Hiç vakit kaybetmeden doktor araştırmaya başladık, eşim işi vesilesi ile Oktar hocaya ulaştı, yarın hızlıca gelin dedi. Ertesi gün kafamızda cevapsız sorular, tedirginlik ve korku ile çaldık hocamızın kapısını... Hızlıca muayene etti, vakit kaybetmeden Pet çekimine gönderdi, sonuçları aldık, beklemeye gerek yok yarın ameliyat edelim kurtulalım dedi. O kadar hızlı gelişmişti ki süreç idrak edememiştik ne olduğunu, şimdi bile dönüp baktığımda rüya görmüşüm gibi hissediyorum. Korkmuştum, babasına düşkün bir kadın olarak çok korkmuştum, ama o öyle bir davrandı ki, o kadar samimi yaklaştı ki, zaten o anda kazanmıştı beni, bizi ve sevgimizi. Eskiler her şer ’de bir hayır vardır derler ya burada ki hayır da Oktar hocaydı aslında. Karşımızdaki profesördü ama  “insan”’dı önce. Sıfır egoyla yaklaştı bize ve babama. O muayenehanede beklerken, ne kadar içten olduğunu gördüm; hasta ve hasta yakınının yasadığı psikolojiyi ne kadar iyi anladığını, nasıl davrandığını gördüm. Hastanın temiz çıkan sonucuna hasta kadar sevindiğine şahit oldum. Adı bile kulağa çok kötü gelen bu hastalığı; yaklaşımıyla, bize verdiği güven, moral ve güç ile hızlıca def etti hayatımızdan. Oktar hocaya ve değerli ekibine (Zuhal hanım ve Burak hoca) sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Muhteşem bir ekipsiniz, siz çok yaşayın...

Refik Bekdemir - 15.04.2017

Şanslıydık.. !

Oktar hocamızi tanıdık, güvendik. Korktuğumuz Rektum Kanseri ameliyatında bizi cesaratlendirdi. BABAMI Oktar Hocanin SIHIRLI ellerine teslim ettik ve BABAMIZI kurtradik ! Ameliyat öncesi ve sonrası da ilgisini hiç esirgemedi. Sağol iyilik timsali, size saygı duyuyorum, ailece gönlümüzde yer ettiniz.

Ender Bekdemir

Fatima Amirova - 09.02.2019

Merhabalar. Yaklaşık 3 sene önce anneme mide kanseri tanısı koyuldu. İlk baştan çok endişe ve korku var idi. Ama Allahımıza çok Şükürler olsun Oktar hocanın yaptığı ameliyyat çok başarılı geçti. Çok iyi bir sonuc aldık. Oktar Hocam işine çok hakim ve hastalarıyla olağanüstü bir şekilde ilgileniyor. Ameliyattan sonraki süreçte de tedavimizle yakından ilgilendi ve hala ilgileniyor. Allah ondan razı olsun. İyi ki varsınız hocam. Kendisine çok teşekkür ediyorum ve bundan sonraki hayatında da üstün başarılarının devamını diliyorum.

Adnan Balcıoğlu - 03.06.2019

68 yaşında olsam da yerinde duramayan ve sürekli spor yapan bir beden eğitimi öğretmeni emeklisi olarak izmirdeki doktorlar tarafından konulan rektum kanseri teşhisi ve tedavi olarak da ömür boyu torbaya mahkum olacağinin söylendiği zaman başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü.

Yaşam enerjimi emen bu karar sonrası ameliyat olacakken internetten Oktar hocamızı bulduğumuzda bir şansımızı deneyelim diyerek muayeneye gelmeye karar verdik ve iyiki gelmişiz diyoruz. Oktar hocamızın sevecen yaklaşımı ve kendinden emin bir şekilde merak etme hocam sizi torbadan kurtaracağım diyince çok sevinsem bile başlarda inanamadım.

Ancak 1 ay içersinde olduğum iki başarılı ameliyat sonucunda hem torbadan hem de rektum kanserinden kurtuldum. Oktar hocamın usta elleri ve sınırsız bilgi birikimi dışında sevgi dolu yüreği ve sürekli gülen yüzü ile gönlümüzde taht kurdu. Sevgili Oktar hocamıza, yardımcısı Burak beye ve güler yüzlü ekibine sonsuz teşekkürler iyi ki varsınız.

Adnan Balcıoğlu - İzmirden hastanız

Social Links

Metrika

Yandex.Metrica